Mevlânâ Celâleddîn

Şair

25 Şiir Yayınlandı
Biyografi / Hayatı
HAYATI VE BİYOGRAFİSİ --------------------- Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında 'Bilginlerin Sultanı' ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'ten ayrıldı. Sultânü'l-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmıştır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü'l-Ulemâ Nişâbur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldi. Karaman'da Subaşı Emir Musa'nın yaptırdıkları medreseye yerleşti. 1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'l-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldı. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun' u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Alim Çelebi adlı iki oğlu ve Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi. Bu yıllarda Anadolu'nun büyük bir kısmı Selçuklu Devletinin egemenliği altında idi. Konya ise bu devletin başşehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve devletin hükümdarı Alâeddin Keykubad idi. Alâeddin Keykubad, Sultânü'l-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled, sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldi. Sultan Alâeddin onu muhteşem bir törenle karşıladı ve ona ikametgâh olarak Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni tahsis etti. Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak Selçuklu Sarayı'nın Gül Bahçesi seçildi. Günümüzde müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'na bugünkü yerine defnedildi. Sultânü'l-Ulemâ ölünce talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Medrese kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'te 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar. Yaşamını 'Hamdım, piştim, yandım' sözleri ile özetleyen Mevlâna 17 Aralık 1273 pazar günü Hakk'ın rahmetine kavuştu. Mevlâna'nın cenaze namazını vasiyeti üzerine Sadrettin Konevi kıldıracaktı. Ancak Sadreddin Konevi çok sevdiği Mevlâna'yı kaybetmeye dayanamayıp cenazede bayıldı. Bunun üzerine Mevlâna'nın cenaze namazını Kadı Siraceddin kıldırdı. Mevlâna ölüm gününü yeniden doğuş günü olarak kabul ediyordu. O öldüğü zaman sevdiğine, yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen 'Şeb-i Arûs' diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu. BAŞLICA ESERLERİ ----------------- - Mesnevî - Büyük Divan "Divan-ı Kebir" - Fihi Ma-Fih "Ne varsa İçindedir" - Mecalis-i Seb'a "Mevlana'nın 7 vaazı" - Mektubat "Mektuplar"

Şairin Şiirleri

"Hüküm senindir."
• Dün gece sevgilinin eteğini tuttum da; "Ey kerem cevheri!" dedim. "'Gecen h...
• Onun güzel yüzü parladı, ateş gibi kızardı, öfkelendi. "Yeter, benden elini...
• Ona dedim ki: "Peygamber Efendimiz 'Bir şey isteyeceksen onu güzellerden, g...
  87 Hz. Mevlana'nın yukarıdaki beyte aldığı hadîsin aslı şöyle:...
Allah'ım Bu Vuslatı Hicran Etme
Allah’ım bu vuslatı hicran etme,
Aşkın sarhoşlarını nalan etme.
Sevgi bahçesini yemyeşil bırak,
Bu mestlere bahçelere kastetme....
Aşk ve Aşık
Her kimin yakası bir aşktan dolayı yırtılmışsa, o hırstan ve ayıptan tamamıyl...
Aşk vefakâr olduğu için vefakâr olanı satın alır. Vefasız adama bakmaz bile. ...
Âşıklık, gönül iniltisinden belli olur; gönül derdi gibi bir dert yoktur. Âşı...
Âşık, başını verince akıl kalır mı gayri? Her şey helâk bulur, yalnız O’nun h......
Ben Dostlarımı Ruhumla Severim
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.
Işığı gördüm, korktum.
Ağladım.
Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim....
Ben kafiye düşünüyorum...
Ben kafiye düşünüyorum oysa sevgilim bana
‘Vechimden başka bir şey düşünme’ diyor
Diyor ki ‘Ey benim kafiye düşünenim rahat ol
Benim yanımda en güzel kafiye sensin...
Ben Tıpatıp Sana Benzerim
Şu insanlardan hangisi ben'im?
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,
Ağzıma, sözüme kulak asma.
Hem sen beni elden çıktı bil....
Beş Vakit Namaz Eşliğinde Yaşam
SABAH NAMAZI
Vakit seher? Zamanın rahmine sabahın nutfesi düştü az önce. 
Gün doğuyor yine ve yeniden. 
Şimdi hatırla ki, sen de bir zamanlar yokluğun karanlığında yitiktin. ...
Bilemezsin
Bilemezsin
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı...
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var....
Bulandırma da su durulsun
Şimdiye kadar böyle hareket ettin durdun,
artık böyle harekette bulunma, suyu karattın, daha ziyade karartma!
Bulandırma da su durulsun, o suyun içinde ay ve yıldızları tavaf eder gör!
Çünkü insan, ırmak suyuna benzer, bulandı mı dibini göremezsin!...
Divan-ı Kebir
Hz. Mevlana’nın Divan-ı Kebir’inin 1001 – 1075 arası şiirleri.
1001. Zaten dünyada garipsin; seni candan seven kimsen yok!
• İşittim ki, sefere çıkmayı düşünüyormuşsun; bu düşünceden vazgeç! Bir başka...
• Zaten dünyada garipsin, yalnızsın; seni candan seven kimsen yok! Böyle oldu......
Duy Feryad Etmede Her An Bu Ney
Duy feryad etmede her an bu ney,
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.
Der ki feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir....
Ey âşık
ey âşık! Kendine bak da, insanların işine karışma;
şu şunu söylüyor, bu bunu söylüyor, deyip durma!
filan bana diken diyor,
filan yasemin diye çağırıyor, düşüncesine kapılma!...
Ey başı kesilmiş ney; dilsiz, dudaksız olarak sırlar söyle!
• Ey güzel sesli ney! Çıkardığın seslerle gönüller almadasın. Hoşsun, güzelsi...
• İçin bomboş, ne boğum var, ne başka bir şey! Sen dertlere düşmüş, perişan o...
78  Hz. Mevlana Dîvan-ı Kebîr'inin başka yerlerinde, ruba'îlerinde de ney hak...
"Andırır bir hasta kalbin ah ve istimdadını...
Güneşe Kulum Ben
Mademki ben güneşe kulum,
güneşten söz açmalıyım size.
Mademki gece değilim ben,
mademki karanlığa tapmıyorum,...
Hapisteler Ama
……………..Rov çeşm-i canrâ bengûşâ der bidilânendemiger
……………..Kovmî çü dil zîr u heber kovmi çü con bî pâ vu ser
Yürü, can gözünü aç,
şu âşıklara bir bak hele:...
Kötülük ekilen bir tohumdur. Allâh onu yeşertir, meydana çıkarır.
Sufînin biri, gündüz evine geldi. Evin bir kapısı vardı. Yâni savuşacak aşka ...
Kadın nefsinin hilelerine uymuş, bir kunduracıya kul köle kesilmişti. O bir g...
Kuşluk vakti sûfi gelip de hızlı hızlı kapıyı çalınca, ikisi de şaşırdı.
Çünkü ne, bir hileye baş vurmak imkanı, ne de kaçıp kurtulma yolu vardı....
Kötülükte bulundun mu kork
 
Kötülükte bulundun mu kork,
Emin olma çünkü yaptığın kötülük bir tohumdur.
Allah onu mutlaka bitirir!...
Ne Ben Benim, Ne Sen Sensin
ni men menem-ü ni tü tüi ni tü meni
hem men menem-ü hem tü hem tü meni.
men bat ü çunanem ey nigari huteni,
kender galatam ki men tü em ya tü meni...
Ne mutlu o güne ki, uçacağım o dosta
Geceleri sözüm bu, düşüncem bu günlerdedir;
Gönlümün cezbesinden gafil oldum nicedir.
Nereden gelmiştim ben ve gelişim ne diye?
Ülkemi göstermezsen bu gidişim nereye?...
Ne varsa harap bir kalpde var
Gönlün varsa gönül kabesini tavaf et. Anlam kabesi, gönüldür; ne
diye toprak sanıyorsun onu?
Tanrı, sılret Kabe'sini tavaf etmeyi, onun vasıtasiyle bir gönül ele
alasın diye buyurmuştur....
Onun mağlubuyum
Oyun tahtasında bu oyundan başkası yoktu.
Oyna dedi; ilave yapmayı ne bilirim?
Ben mevcut olan bir oyunu oynadım;
Kendimi belaya attım....
Öyle Bir Yere Gittin ki Bu Sefer
 
Buradan bir nice acıyla, özlemle gittin,
Sonra yalvardın yakardın amma
Eline düşmüştün bir kere kaderin,...
Sen Ben misin Bilmiyorum
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,
Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,
Bir öyle garip hale bugün geldim ki
Sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim....
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam...
Duy feryad etmede her an bu ney,
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.
Der ki feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir....
Yeni Şeyler
Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel 
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş! 
Dünle beraber gitti cancağzım, ...