Bekliyorum kaç zamandır;Uykusuzum, sabırsızım. Başımı acıtıyor Geceleri yastığım. Dilim kurumuş Bir su yatağı Katı sözcüklerle Dolu tozlu ağzım. Bakıyorum eski Fotoğraflara. Hafız Burhan dinliyorum Taş plaklardan. Bir pencere çarpıyor Viran yüreğimde Sıvalar dökülüyorPervazından. Dörtnal giden Ürkek bir attan Düşüyorum da sanki Takılı kalıyor Ayağım üzengiye. Sürükleniyorum Sırtüstü Çalılar, dikenler içinde. Mevsim kışa dönüyor Hızar sesleri …
Tag: Metin Altıok
Şub 23
Sone XX
İki türlü acı var, biri güncelden doğarAcıdır günbegün kararan gazete haberleri;İnsanı çözümsüzlüğün acziyle boğar.İçine kanatır sessizce umurlu yürekleri.Bu acı her zaman umut taşır yedeğinde.Tutunur var gücüyle zamanın akışına.İkincisi nakıştır duygunun gergefinde,Kök salmış özümüzün karmaşık kumaşına.İnsanın önüne geçilmez o kavrama isteği,Acıya dönüşür doğanın dipsiz giziyle.Hem odur hem de değil bir kuşun teleği,İşleviyle çakışan kusursuz biçimiyle. Hiçbir …
Şub 23
Sone XI
Anılar geliyor bazen ister istemez akla;Burnumdadır kokusu cumbalı evimizinTaş sektiriyorduk büyük bir mutluluklaÇalkantısız yüzünde dupduru bir denizin.Metal paralar sektiren biri vardı aramızda;Bir testere ağzı olurdu onu görünce sular.Yaylanıp parayı çalımla savurunca,Kanardı denizin sırtına açılan yaralar.Tadarak güzelliğini Türkçenin kana kana,Taşlarımız sözcükler oldu şimdi irili ufaklı.Söz sektiriyoruz artık kimimiz imgeden yana.Kimimiz kılavuz etmiş kendine aklı. Denizde para …
Şub 23
Sevda üzre
1. yıldızlı bir gece, ay da vardı;sen gülümseyince,yüreğimde bir balık oynadı. 2. dizinin üstünden sarkan elin,çözülüp akacaktı neredeysesu gibi uyarak eğimine yerin. 3.bu işin bir tek çözümü var;her şey yoluna girecek o zaman.kendimi de bilsem seni bildiğim kadar. 4. gel iki uysal kıyı olalım seninle.bir hırçın ırmak aksınaramızda köpüre köpüre. 5.önceleri bir kuru daldım ama;tuttum …
Şub 23
Ben Üzre
1.İçimde kaybolmuş bir çocuk korkusu,Bakıyorum pencereden dışarı;Uzakta kuru dağlar ve meşe korusu. 2.Baktım bavulumda filizlenmiş bir soğan;Nasıl girmişse girmiş,Boyvermiş çamaşırlarımın arasından. 3.Acıyı oralarda çok eskiden tanıdım.Varıp da neyleyim sılayı gayri;Hem çoktan unutulmuştur adım. 4.Gördüm yaşarken vadesiz ölümümü.Ördüm de ilmek ilmekSırtıma giyemedim ömrümü. 5.Kimi zaman büründüm derisine yılanın.Tüylendim kimi zaman üveyiklerle;Yine de kimseye yaranamadım. 6.Baktım annem …
Şub 23
Yüzün
Eskimiş bir konsolunÇatlak aynasında durmadan,Bir buluttur mehtabı inatla kovalayan.Bir hüznü yansıtan alnının ortasında,Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?Acının bu solgun haritasında,Kendime yeni duraklar bulduğum.Ulaştığım ıssız dağ doruklarındaYüzün müdür hep sorular sorduğum,Bakışının titrek aydınlığında? Aslında ne bulunur bir gezginin yanındaKendi yüzünden başka,Hüzünle bileyen direncini.Bir suyun ürpermiş aynasındaApansız gözgöze geldiğim.Ayakları ayaklarıma bitişikKımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.Bir bulup bir …
Şub 23
Muska
Üstümde bu ütüsüz gökyüzü,Altımdaki tarazlanmış yol benimHep yanımdaydı zaten,Kendimi bildim bileli.Zaman zaman katlayıp bazen açardım,Cebimde taşıdığım bir mendil gibi. Yani bilirdim bir kamyon şoförününGöğsündeki motor sesini,Uykuda bile dinlediğini.Yüzünde hasret belirtileri bulunan biri,Koynunda taşırdı bir aşk hikâyesiniKabuk bağlamış muska gibi. Ama yine de yaralıyor beni,Yüzümün gölgesinde kırılan bu dal sesi;Ürkütüyor bir şiirin içinden,Göçebe kuş sürüleriniVe ben …
Şub 23
Sis
Özenle boyadım ipliğini sevginin,Gidip de bulamamanın incinmiş rengine.Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim,Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.Ölümü tastamam ezberledim de geldim,Dilimde bu buruk türkü tadıylaBilmem ki buradan nereye giderim. Sonunda kendime bir top yangın edindim,Soluğumla besledim dudağımın ucunda.Ömrümün külüydü savrulan hep ardımda,Örterek yavaş yavaş bıraktığım izleriYanmış bir günün sürüklenen kanatlarıyla.Koştum, durmadan …
Şub 23
“Babamı çok mu sevdin anne?” “Sen olsaydın sen de severdin”
Eğer yaşadıklarımız kötü bir rüyaysa, rüyanın sonunu da söyleyeyim size. 2 Temmuz 1993 günü annemin gözünde yaş yerine kan vardı. Büyüdü gözündeki kan pıhtısı. Bir gün ayağa da kalkamaz oldu. Defalarca ameliyat masasına götürdüler annemi. O gideceği yeri bilerek ince bir çizgi gibi gülümsedi. Ölümünden bir gün önce saatlerce konuştuk. “Babamı çok mu sevdin anne?” …
Şub 23
Konyak, Kitap ve Kahve
Tenha bir eylül bahçesindeBir bardak konyak, kitap ve kahveOtururken dalmış kendi kendime,Güz rüzgârı geçiyor kitabımın içindenOt kokan nefesiyle. Hızla çevirerek sayfalarınıSavuruyor bütün harfleriGözlerimin önünde,Koparıp kimbilir hangi sözlerdenİrili ufaklı belki binlerce. Telâşla kapatıyorum kapağını kitabınBastırıp üstüne elimle.Bakıyorum herşey yerliyerinde;Tenha bir eylül bahçesindeBir bardak konyak, kitap ve kahve. Metin Altıok