Ölürken çocuklarımı unuttumKüçük deniz kirpikleriyle sabahDenedim bütün sabahları. Sana sürgünümün şarabını bıraktım alMumlarını güzelliğin ve hiçliğinBir de kaygumun soluk ellerini. Denedim bütün ölümleriAma görmedim büyülü ağaçEzilmiş sevdaların giysileri. Sana ayrılığın yayını bıraktım alBir de adını bilmediğim gökyüzünüLamalar gibi koşar bozkırda. Oysa ölümsüzlük şuracıkta,karGüneşi gibi doldurmuş odayı,basit,Anlamsız ve tek başına. Ayaklarım hayvan,üstüm başım bitkiDenedim bütün vakitleri …
Tag: Melih Cevdet Anday
Şub 23
Ölü
O şimdi yalnızdır.Anasız,babasız,Şapkasız,elbisesiz.Her şeyi arkada bıraktı.Ne konuşacak arkadaşı,Ne okuyacak kitabı var,YalnızYapayalnız. Melih Cevdet Anday
Şub 23
Yanyana Dalgınlık
gözlerine bakıyorumdenizden çıkarılmış bir tabaktaki kuş resmidağınık köy evleri gibi orda burdasepetteki sümbül soğanı gibi gölgeli yüreğimiz öylesine aşmış ki düşüncemiziyarışı başlatan tabanca sesi gibidudaklarımız koşuya çıktıktan sonraduyuyoruz söylediklerimizi Melih Cevdet Anday
Şub 23
Düzenli Dünya
Bayılırım şu düzenli dünyaya Kışı, yazı, baharı, güzü, gecesi gündüzü sırayla Ağaçların kökü içerde Dalların başı yukarda İnsanların aklı başında Beş parmak yerli yerinde Baş, işaret, orta, yüzük ve serçe Diyelimki kalksada serçe, orta parmağa doğru yürüse Ne haddine Yahut akasyanın biri başını toprağa daldırdığı gibi bir gezintiye çıksa Merhaba kestane merhaba çam Esselamunaleyküm ve …
Şub 23
Fotoğraf
Dört kişi parkta çektirmişiz,Ben, Orhan, Oktay, bir de Şinasi…Anlaşılan sonbaharKimimiz paltolu, kimimiz ceketliYapraksız arkamızdaki ağaçlar…Babası daha ölmemiş Oktay’ın,Ben bıyıksızım,Orhan, Süleyman efendiyi tanımamış. Ama ben hiç böyle mahzun olmadım;Ölümü hatırlatan ne var bu resimde?Oysa hayattayız hepimiz.Melih Cevdet Anday
Şub 23
Yeni Bir Dünya
Tam üç ay hasta yattım,kendimi bilmeden ve şehrin sokaklarını, tavlada dübeş kapısını unuttum. sevdiğim kızın yüzünü. şimdi ne güzel, yeni baştan yürümeye ve sevmeye başlamak! Melih Cevdet Anday
Şub 23
Bir Misafirliğe Gitsem
Şub 23
Ağulu Mantar
Yağmur bir adım ötemizdeKabarmış ağulu mantar Sessizliktir ateşin yanındaki kütükSuyun ışık değmiş kabuğu Sen tane tanesin sevgilimDenizim ben batık aşklarla dolu Melih Cevdet Anday
Şub 23
Teknenin Ölümü
Kara yakındı önce, hem çok yakın,Elimi uzatsam tutardı. Yıldızsız teknemdi inip çıkan gece, Kurumuş gece, kum, kömür, arduvaz… Kara yakındı önce, hem çok yakın, Denizleyin inip çıkan önümde Bir tanrının atardamarı. Açtım, yorgundum ama uykum yoktu. Günlerce yekesiz yelkensiz Ne de çok kuş takılmıştı ardımıza, Ne çok harman gördüm köpükten beyaz… Açtım, yorgundum ama uykum …
Şub 23
Troya Önünde Atlar
I. koşuKör bir ozan anlattı bunları, Atların da ruhu vardı Troya önünde, Ta Hades’ten duyulurdu kişnemeleri, Atsız bu bu kişneme ölüleri ürpertir, Köpeği deliye çevirirdi. Kimi de Troya önünde nal sesleri gezinirdi, Gömülmemiş bir atın erinçsiz ruhundan. O gün Akhalar başka biri için yarışsalardı İlk ödülü Akhileus götürürdü barakasına. Çünkü ölümsüz atları vardı, Onları Poseidon …