Tag: Küçük İskender

alkolü bırak beni bırakma

Deniz kenarında durup karşı kıyılara bakarakyeni bir kıta keşfeden kaşif tanımıyorum aslında!O yüzden terk etme beni!O yüzden gözleri yerde yürüyen çocuk olma!Kırmızı ışıkta geçme aklımdan geceleri!Bana ölümden söz etme mektuplarındaBir sırrı tutar gibi tut ellerimiBir sırrı ağzından kaçırır gibi söyle beni sevdiğini…!O yüzden terk etme beni!Hayat denilen ameliyata alınırkenDudaklarından ağzıma ver soluğun narkozu!Baygın düşelim koşan …

Devamını oku

on iki mısralık savunma

Kuruyup düşen yaprağını düşünür mü ağaç hiçgözyaşı kanallarında gondolla dolaşırken aşkbir isim tamlamasına dönüşmek isterken iki sevgili.. Tek derdi, kendi derinliğine çekilmektir acının;suyu suyla kirletmek kadar masumbir gözü öteki göze düşman etmek kadar tehlikeli.. Birbirlerine çarpa çarpa batan gemilerağlaşan mürettebat, ağlaşan halatlar, ağlaşan kaosağlamayı savaşmak sanan zavallı cahil melankoli.. Bilinmezin içinde pusuya yatmışken bilimhayatın dağlarına …

Devamını oku

tereddüt

radyo oyunlarına benzer insan hayatıhep arkası yarın! arkası yarın! arkası yarın! sanki hep arkalarda kalmışçasına yarın! sanki hep arkalarda kalması gerekirmişçesine yarın bölük pörçük yaşanırken aşklar, acılar, nefretler başka insanların dillerinde, başka oyuncuların yeteneğinde radyo oyunlarına benzer insan hayatı efektler kimin elinden, seslendirenler kim, konu ne bir dinleyici gibi oturursunuz kendi hayatınızın önüne meraklanırsanız, heyecanlanırsınız, …

Devamını oku

Gelecek Yıl İlkbahar Yokmuş

Yüzünü bir kedi tırmalayacak ona deli deme sakınSonra trenin önüne bir oğlan atlayacakZayıf, uzun bacaklı, çetrefil, kendine kahramanRaylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasınaBu gece yağmur yağacak ona dur deme sakınSu yaramazdır, toprağın yorgunluğundan ne anlayacak İçini sürüklediğin bu korkunç mermi yuvasındaEn büyük dansa kalkmaya hazır ağır dallarınlaNinnilerle değil, vedalarla uyut kendiniDışarıdaki cemre sana düşmez uyma hayataBu …

Devamını oku

Ecel Temennisi

Yarın kırkım okunur, ona göre giyinyani şık ol dudakların seni tamamlasın, akşama doğru istanbul’un bütün şamdanları yanar sarhoşların mektupları kırkım gibi okunur amin deme bana, bu söylediğin bana çok dokunur saçma sapan bir laf gibi ortada kalırım gecenin bir yarısı kalkar gider, amsterdam’a bir bilet alırım çok canım çeker seni inan çok canım var seni …

Devamını oku

Senden Hala Haber Yok

Bir nesnenin neresinde akşam olurSivri bacaklı delikanlılar gülüşerek bara inerlerYazın bittiği rivayet edilir kasabadaYani artık tamamen bitmiştir yazTüketilmiştir ya da yok sayılmıştırÇığlık çığlığa koşarak bir iki at yürür denizeRakının yayları kopar bir iki adam ağlarBir iki kadın güzel kokular içinde geçer uzaydanSenden hâlâ haber yokturBir nesnenin neresinde akşam olur. Sessizlik ne berbat bir yolculuktur.Yağmur, kopan …

Devamını oku

beni sevmene asla izin vermeyeceğim

“beni sevmene asla izin vermeyeceğim”diye yazmıştın kapımdaki not defterime.kendi kapımı çalmak zorunda kalmıştım,içerde olmadığımı bile bile.sevgilim, sevdanın sevdaya ettiğini etmez et, kemiğe… gövde’nin tarihi’nde yan yana dururdu yalnızlıklarımız,plastik ve acımasız, zehirli ve karmaşık.kısaca, birbirlerine sevgiyi öğretmeye çalışırken,birbirlerine kan içirdiklerini anlayan iki serseri aşık.. Işıktan ışığa geçen o tenha yolda,o karanlık nefes alışta ve o darmadağın …

Devamını oku

Çin Lokantası

‘beni sevmene asla izin vermeyeceğim’diye yazmıştın kapımdaki not defterimekendi kapımı çalmak zorunda kalmıştımiçerde olmadığımı bile bile gövdeni hatırlıyorum ansızın bu kış ormanında işteuzun, büyük, parlaksiyah ve vahşi!parçalayacak kadar siyahve onarabilecek kadar vahşi!sankiaşka hayattan daha fazla özen gösteren, çocuksuama hep parçalanmış, hırpalandıkça palazlanmış bir ziyaretçi! gövde’nin tarihi’nde yan yana dururdu yalnızlıklarımızplastik ve acımasız, zehirli ve karmaşıkkısaca, …

Devamını oku

Ben Seni Seviyorum Bunda Bir Kasıt Yok

acınası tesadüflerle ayrılıyorsun molekülden,hüzün hastası bir hayvansın şiddetli baş ağrılarıyla çalkalanan çok kurak iklimlerde, büyük sinir krizlerinde ağır işkence görmüş şehirlerde saadetin zarif, adaletin ince. bir miktar alkol ve ürperti alıyorsun kelimelerin karardığı peşin hükümlerde. şahsi sevişiyorsun şiddetin bütün bitki örtüsüyle. gözlerin ucuz, tutkun ucuz, direncin ucuz tehlikeli bir yalan gibi duruyorsun ruh yoksulluğunun harikulade …

Devamını oku

Kanlı masal

aklım, haklıyım, et firarını! ovdun ve okşadın beni çıktı içimdeki cin;ondan ölümümü diledin. mayıstı. seni o yüzden bağışladım! ben en çok mayısta su içerimderinim balık kaynar derinim kanımı kaynarben en çok mayısta öne eğerim başımıiçimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar. avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı mayısta öğrenmiştim;ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdıve kim bilirmayıs …

Devamını oku