Özet görüntüler kıtlığı içinde nasılyılgın ve onursuz bir yalnızlık, şekil;tüm tariflerde morg var dudaklarcan çekişirken fiil ve özne ikliminde;şehir, biraz yana çekil:önce oynasınlar sonra öldürülecek çocuklarkanlı zebralar göğe yükseldiğinde. Belki benbir penguen severim irkildiğimde:Eriyen buzulların unuttuklarıhep yasak, hep aykırı ergenliğinde.Rastlantıdır, bedenim çalınmıştır o günHafızam bir tanrının günlüğüdürya da sana gelirim birkaç şişe ucuz şaraplapamuğa dökersin …
Tag: Küçük İskender
Şub 23
Lilâ
içi hava dolu ağır vücutlar yükselirkenpatlayan elektriğin itimat ettiği mahluklarsuyun döndürdüğü nehrin vals kıyısındatığla örülmüş kızlar korosu önündeküçük çocuklar pişirecekler acıkmış cinlereve mevsime sözü geçen dolunaysavurarak rüzgâra ölümün ih(ti)mallerinicesedimi yeryüzüne peşin ödeyecek! eski caz cinayetinden beri suçsuz tutsağımkaç şüpheye ikram edilerek üzüldüm üzüldümmü ay erir de akardı dünyaya tutunup,karnı doyan cin artık çocuklara masal olurdukarnı …
Şub 23
Bir daha bana benzeme angel
yağmura çok teşekkür ederimbu gece yalnızca cesedime yağdı bana bir şey olursa diye korktumseni birkaç saniye düşünürsem;düşünürken üşürsem diye korktumoturup siyah portakallar yedimoturup korkunç kitaplar okudumiçimde bir sıkıntı gibi cinayetiçimde bir sığıntı gibi telaşiçimde felaket gibi bir merakhislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünümşimdi çocukluğumun uzağına da düştümdaha da düşersem diye korktumseni birkaç saniye düşünürsem;ay kıvrılırsa …
Şub 23
Alpha
Nehirlere karışan zehirli atıklar gibiağır ağır akarak kanıma karışmaktayokluğun! Hiç sormadım, neydi başka elbiseler içinde bulduğunaynı askıyla dolaba kaldırılan iki güzel yelektik bizgüveye benzer bir şey oldu suskunluğun!.. anladım ki: aşk naftalinlenmiyormuş meğer, eğer kanıtlanmıyorsa suçun! Küçük İskender
Şub 23
Hayat Bu mu
Bir oğlum ölmüş gecenin en kibar saatlerindeağlıyorsam bu bir geri sayımdır acımın şakaklarındakimselere emanet edemem ki artık asil cinnetimi Korkma! ağzına bırakacağım son nefesimi..!Ağzı tabanca.dudakları namlu, sözleri gece mermisi! yaralıydım yaralarım, yüzümün kızardığı aşklarda kaldıelleri çingene bir kız sevdim on dokuzumdakalbimde bir et beni gibi kanar hala gözleriAllah’ın en içten hatasıydım Senin suçun yok hayat!Ben …
Şub 23
korkmayın unutuluyor
suya hapsedilmiş bakterilerle güzelleşiyorölümün en lacivert masumiyet hadisesi;öğrencilerince taciz edilmiş berbat bir ömür lisesigibi artık üniversiteye hazırlanıyor imparator. katalizöre bir keşke edasıyla yaklaşan azılı vücutönemini yitirmiş plastik bir tabut -kiiçindekikalıba ve ilahi kalabalığabütün etlerin hükmettiği şehvetle yalvarmakta.uzun yol hevesiyle şahlanıyor süratsürat, kendi dışındaki süratle hayale varmakta. öyle bir hayal tasvir edin, hayatı ölümle suçluyorve eğildiği …
Şub 23
gri siyanür
Az önce ayrıldıkBir koy ilkokuluna çığ düşer gibi ansızın;Gırtlakları kesen kelimelerle veda ettin yasadığın bedenimene A Rh pozitif bir ‘kal’ bulabildimne de 0 grubu negatif bir ‘burukluk’, donakaldığım evin içinde! Kanım, orman basan cinlerin sabahın ilk ışıklarıylageri çekilmesine benzedi dudaklarından uzağa;Yasaklara kenetlenmiş sevişmelerle geçiştirilen hayatlarmasumiyeti zedeleyen o kiraz tatlısı, o siyah renkteki buruk şaraplekelenmiş fotoğraflardaki …
Şub 23
alp’in defteri
bir organ nakli gibi sevmiştim seniçürük gözlerine bağışlanan ellerim yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim darmadağın kadınların darmadağın ettiği erkekler gibi çok tehlikeli bir sırrı saklar gibi sevmiştim seni! çok eskimiş bir aşkın hatırlanması sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması aslında işin açıkçası rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi fırtınanın camı çerçeveyi indirmesi gibi hayatına yönelik bombalı bir …
Şub 23
kerrat cetveli
Benim suçum yok!Bir çocuktan bir çocuğa geçen su çiçeği gibi bulaştın bana! Kalbimi kucağıma aldım, kalbim, kapanmayan bir ahşap çekmece sanki yarısı içerde, yarısı dışarda boşlukta asılı kaldı dudaklarına! Bir marangoz ustasıydım adeta bir ayağı mutlaka kısa masa yapan! Bir elimde çekiç, bir elimde çivi kendimi bir resim gibi çakacağım insanı aradım yıllarca! Kim bilir, …
Şub 23
uzun
hüseyin alemdar’a uzun yazlardan sözeden kadınlardan korkacaksın hani bir de ağustos, köpek gibi sarhoşsa ayakbileklerinde; hani bir de masada rakı, aşkta endişe tükenmişse uzun yazlardan sözeden kadınlardan çok korkacaksın bir ağaç, gece vakti tırmanmaya kalkmışsa ölü rengeyiklerine! uzun yolculuklardan sözeden erkeklerden korkacaksın hani bir de taşlı …