Tag: Konstantinos Kavafis

Merdivenlerde

Ben o onursuz basamakları inerken sen kapıdan giriyordun; ilk kez yüzünü gördüm bir an, sen de beni. Saklandım hemen görmeyesin diye, aceleyle geçtin yüzünü gizleyerek O bayağı eve girdin süzülürcesine ama bulmamış olmalısın hedonizmi sen de benim gibi. Sana verebilirdim oysa aradığın aşkı; bunu yorgun ve kuşkulu gözlerin söylüyordu, aradığım aşkı verebilirdin bana. Hissetti ve …

Devamını oku

ithaka

ithaka’ya doğru yola çıktığın zaman,dile ki uzun sürsün yolculuğun, serüven dolu, bilgi dolu olsun. ne lestrigonlardan kork, ne kikloplardan, ne de öfkeli poseidon’dan. bunlardan hiçbiri çıkmaz karşına, düşlerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu ince bir heyecan sarmışsa eğer. ne lestrigonlara rastlarsın, ne kikloplara, ne azgın poseidon’a, onları sen kendi ruhunda taşımadıkça, kendi ruhun onları dikmedikçe karşına. …

Devamını oku

Büsbütün yitirdi onu

Büsbütün yitirdi onu. Şimdi arıyorher yeni sevgilinin dudaklarındasevdiğinin dudaklarını, kucaklarkenbir başkasını aldansın istiyoraynı çocuğa kendini hep ona veriyor sansın. Büsbütün yitirdi onu, sanki hiç olmamış gibiçünkü kurtulmak-öyle demişti o- kurtulmak istiyorduhasta tensel eğlencelerin lekesindenlekesinden tendeki utancınvakit var daha diyordu- vakit var kurtulmaya. Büsbütün yitirdi onu, sanki hiç olmamış gibi.düşlerinde, sanrılarındabaşkalarını dudaklarında hep onun dudaklarıyanıyor, yeniden …

Devamını oku

Yeminler Ediyor

Yemin ediyor daha temiz bir yaşam kuracağına.Ama gelince gece kendi öğütleriyle,uzlaşmalarıyla, sözleşmeleriyle;gövdenin diriliğini de getirince gecetitreyerek arzudan gerisin geri dönüyorbitkin ve yeni aynı ölümcül eğlencelere. KavafisÇeviri: Barış Pirhasan

Gittim

Dizginleyemedim kendimi.Aldım başımı gittim,Gittim ışıltılı geceye;O yarı gerçek ve kafamdaYarı belirlenmiş zevklere.Ve baş döndürücü şaraplar içtimŞehvetle kucaklaşmaktanKorkmayanların içtiği Konstantinos KavafisÇeviri: Cevat Çapan

Kommageneli Ozan Iason Kleander’in Üzüntüsü

Bedenimin ve yüzümün yaşlanması korkunç bir hançerin yarasıdayanılır gibi değil.Sana dönüyorum, ey Şiir Sanatı,merhemlerden az çok anlayan,düşlerle,sözcüklerle avutmasını bilen.Korkunç bir hançerin yarası.Getir merhemlerini, ey Şiir Sanatı,hiç değilse bir süre sızıları dindiren.  Konstantinos Kavafis

İkindi Güneşi

Bu oda – ne kadar iyi bildiğim bir yer burası.Şimdi bu da, bitişik oda da işyeri olarakkiralanmış. Acentelerin, tüccarların,şirketlerin yazıhanesi olmuş bütün ev. Ah, ne kadar bildik bir yer bu oda. Bir divan vardı kapının yanında,onun önünde bir Türk seccadesi;hemen yanında, üzerinde iki sarı vazo duran raf.Sağda, hayır, karşıda, aynalı bir dolap.Ortada yazı yazdığı masave …

Devamını oku

Yaşlı Bir Adam

Gürültülü kahvenin içerlek odasındayaşlı bir adam, masada iki büklüm;önünde bir gazete, yapayalnız. Sefil yaşlılığın ezikliği içindedüşünüyor, ne kadar az çıkardı hayatın tadınıgüçlü olduğu yıllar, yakışıklı, Biliyor, nasıl yaşlandı; farkında, görüyor her şeyi,ama gençlik yılları daha dün gibigeliyor ona. Hayat ne kadar kısa, ne kadar! Düşünüyor; Bilgelik denen şey nasıl da aldattı onu;nasıl hep güvendi- ne …

Devamını oku