OKTAY RİFAT Bir “Misafir olmayan deniz”li. * Herkes gibi bir çocuk. Çöl manzaralarını, balıkları (balıkların gözlerini kırpmadan uyuduklarını daha o zamandan biliyordur), otları, dağ keçilerini, bisikletli kızları sevdi. Koca yazlarda evlerinin önünde oynadı. Kelebekler, midyeler, bilyalar topladı . Sakallı bir çocukken çığrından çıkmış ne kadar kuş varsa bir solukta hepsine öykünürdü. Bir Simyacı. Eli bir …
Tag: İlhan Berk
Şub 23
Bu Şiir Kömür Kokar
öyle insanlar gördüm ki ölüm peşlerine düşmeye korkardı kılları uzamış hayvanların yanı sıra ya kuyulara iniyorlar ya kuyulardan çıkıyorlardı kazmaları kürekleri lambalarıyla ya insanlar gibi toprağın üstünde ya köstebekler gibi toprağın altındaydılar bir düdük sesinde bütün şehir ayaktaydı dağlara tepelere doğru bir ayaklanmadır başlıyorduikinci düdüğe kadar bütün şehirde tıs yoktu uyudum uyandım hep aynı seslerdi …
Şub 23
Akşama Doğru
Ey güzel harf güzel kağıt güzel kalem. sana nehirlerden rüzgarlardan söz ediyorum benim için nehirleri eğit, su yolları aç. ben ki daha ağzı lekeli bir çocukken yürürken gördüm bir gün nehirleri nehirlerin rüzgarların sözü yaşar ben ağzının yaprağıyım, bir yere yaz bunu. ey güzel el yazısı güzel mürekkep güzel uç. beni küçük su birikintileri büyüttü. …
Şub 23
İlhan Berk ve İklimler
Saçları serin rüzgârlarla esmeye başlayan ağaçların, her seferinde nedense vaktinden evvel göç eden kuşların, solgun renkleriyle hayata meydan okuyan tabiatın, sarımsı, tozlu sokaklarda telaşla bir yerlere yetişmeye çalışan insanların ‘hırçın’ mevsimine yaklaşırken niyetim ‘İklimler’i’ anlatmaktı. Andre Maurois’nın romanı olan İklimler’i… Levent, hayatımda okuduğum en sakin, en insani ve aynı zamanda en çarpıcı kapak yazılarından birini …
Şub 23
Bir Yabanînane
Iğdır’da büyümeyi bırakmış Kardeş bir yabanînane düşünüyordu. Aynı arz dairesinde New-York, San Fransisco, Çin ve Japonya vardı. Hepsi de gayet yakınlarındaymış gibi Iğdır’dakini görüyorlardı. Çin’de birtakım yabanînaneler vardı ki Iğdır’dakini düşünerek büyüyorlardı. Sonra nehirler vardı dünyada steplere doğru akmak isterlerdi Dünya son derece büyüktü, nerde başlar, nerde biter, bilinmezdi Ama bu mühim değildi, Öyle topraklar …
Şub 23
Bir Kıyı Kahvesinde
Gün ağmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgarayakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştuöyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu.Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,-Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutupdenizde gezdirdiği gözlerini. Büyükbir boşluk bırakıp sonra da arkasındaKalktı. Biz işte o zaman gördük onuve çekilen denizi. O …
Şub 23
Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından
Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasındanbir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçengeçtiği yeriyavaş yavaş çıktım içimden.Dokundumyavaş yavaş acıya, kuvarsa, şiireyavaş yavaş tarttım suyu,anladım nedir ağırlıkkokularcoğrafya.Eğildim sonra gövdeyi tanıdım ve düzeninigördüm sessizliğin dümdüzlüğünügördüm yinelemedi gördüğüm hiçbir şeyböyle yavaş yavaş geçtim insandan insanainsanlaştırdım yavaş yavaş dışımıböyle karıştım kalabalıklarakalabalıklaştım böylece.. İlhan Berk
Şub 23
Sonnet
Eskiden niceleri Bourgueil bahçelerinde,Adlarını kazdılar ağaçlara sevdiklerininNiceleri, yaldızında, yüce tavanlı Louvre’un,Burunları havada gülüp eğlendiler delice. N’oldu peki? Şimdi kim biliyor onları, kimse;Hepsi göçüp gittiler ardısıra birbirinin.Adlarını bilen yok bakın bugün hiç birininBunlar da yaşadı bir zaman demiyor hiç kimse. Her şey bu hesap. Marie, Cassandre, siz HelenaEriyip giderdi o canım tenleriniz toprakta,— Bir günlüktür saltanatı …