Tag: İlhan Berk

Dün Dağlarda Dolaştım Evde Yoktum

OKTAY RİFAT Bir “Misafir olmayan deniz”li. * Herkes gibi bir çocuk. Çöl manzaralarını, balıkları (balıkların gözlerini kırpmadan uyuduklarını daha o zamandan biliyordur), otları, dağ keçilerini, bisikletli kızları sevdi. Koca yazlarda evlerinin önünde oynadı. Kelebekler, midye­ler, bilyalar topladı . Sakallı bir çocukken çığrından çıkmış ne kadar kuş varsa bir solukta hepsine öykünürdü. Bir Simyacı. Eli bir …

Devamını oku

Bu Şiir Kömür Kokar

öyle insanlar gördüm ki ölüm peşlerine düşmeye korkardı kılları uzamış hayvanların yanı sıra ya kuyulara iniyorlar ya kuyulardan çıkıyorlardı kazmaları kürekleri lambalarıyla ya insanlar gibi toprağın üstünde ya köstebekler gibi toprağın altındaydılar bir düdük sesinde bütün şehir ayaktaydı dağlara tepelere doğru bir ayaklanmadır başlıyorduikinci düdüğe kadar bütün şehirde tıs yoktu uyudum uyandım hep aynı seslerdi …

Devamını oku

Akşama Doğru

Ey güzel harf güzel kağıt güzel kalem. sana nehirlerden rüzgarlardan söz ediyorum benim için nehirleri eğit, su yolları aç. ben ki daha ağzı lekeli bir çocukken yürürken gördüm bir gün nehirleri nehirlerin rüzgarların sözü yaşar ben ağzının yaprağıyım, bir yere yaz bunu. ey güzel el yazısı güzel mürekkep güzel uç. beni küçük su birikintileri büyüttü. …

Devamını oku

İlhan Berk ve İklimler

Saçları serin rüzgârlarla esmeye başlayan ağaçların, her seferinde nedense vaktinden evvel göç eden kuşların, solgun renkleriyle hayata meydan okuyan tabiatın, sarımsı, tozlu sokaklarda telaşla bir yerlere yetişmeye çalışan insanların ‘hırçın’ mevsimine yaklaşırken niyetim ‘İklimler’i’ anlatmaktı. Andre Maurois’nın romanı olan İklimler’i… Levent, hayatımda okuduğum en sakin, en insani ve aynı zamanda en çarpıcı kapak yazılarından birini …

Devamını oku

Bir Yabanînane

Iğdır’da büyümeyi bırakmış Kardeş bir yabanînane düşünüyordu. Aynı arz dairesinde New-York, San Fransisco, Çin ve Japonya vardı. Hepsi de gayet yakınlarındaymış gibi Iğdır’dakini görüyorlardı. Çin’de birtakım yabanînaneler vardı ki Iğdır’dakini düşünerek büyüyorlardı. Sonra nehirler vardı dünyada steplere doğru akmak isterlerdi Dünya son derece büyüktü, nerde başlar, nerde biter, bilinmezdi Ama bu mühim değildi, Öyle topraklar …

Devamını oku

Bir Kıyı Kahvesinde

Gün ağmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu.Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgarayakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştuöyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.Bir sürü kırlangıç dışarda camlara vuruyordu.Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları,-Deniz çekildi, dedi. Hepimize tutupdenizde gezdirdiği gözlerini. Büyükbir boşluk bırakıp sonra da arkasındaKalktı. Biz işte o zaman gördük onuve çekilen denizi. O …

Devamını oku

Yavaş Yavaş Geçtim Kalabalıkların Arasından

Yavaş yavaş geçtim kalabalıkların arasındanbir deniz çarpması gibi çoğalta çoğalta geçengeçtiği yeriyavaş yavaş çıktım içimden.Dokundumyavaş yavaş acıya, kuvarsa, şiireyavaş yavaş tarttım suyu,anladım nedir ağırlıkkokularcoğrafya.Eğildim sonra gövdeyi tanıdım ve düzeninigördüm sessizliğin dümdüzlüğünügördüm yinelemedi gördüğüm hiçbir şeyböyle yavaş yavaş geçtim insandan insanainsanlaştırdım yavaş yavaş dışımıböyle karıştım kalabalıklarakalabalıklaştım böylece.. İlhan Berk

Eğreltiotu

Hoşça kal, dedi, eğreltiotu, hoşça kal! İlhan Berk

Bahçe

Bilmem bu yalnızlığı nasıl atar üstündenBu kış bu bahçe. İlhan Berk

Sonnet

Eskiden niceleri Bourgueil bahçelerinde,Adlarını kazdılar ağaçlara sevdiklerininNiceleri, yaldızında, yüce tavanlı Louvre’un,Burunları havada gülüp eğlendiler delice. N’oldu peki? Şimdi kim biliyor onları, kimse;Hepsi göçüp gittiler ardısıra birbirinin.Adlarını bilen yok bakın bugün hiç birininBunlar da yaşadı bir zaman demiyor hiç kimse. Her şey bu hesap. Marie, Cassandre, siz HelenaEriyip giderdi o canım tenleriniz toprakta,— Bir günlüktür saltanatı …

Devamını oku