Tag: Hüsrev Hatemi

Geceler ve Hayalin

Gündüz sende dinlenen hayalinYol ve gece korkusu bilmeden,Bana gelir, geceleyinBu öyle sürecek senden habersiz,Günlerin sona erdiği geceHayalin beni bulamayacak;Gece yolcusu bütün hayallerinİstanbul sorumlusu Yahya EfendiyiÇarşamba semtinde arayarak,Gözlerime ne olduğunu soracak.Hayalin hafifçe gülümser gider;Ne yağmurda ıslandığı görülmüş,Ne de beyazda karla örtülüdürDolmabahçemi, Unkapanı mı,Güzergah belirtilmeden,Bana tek söz etmedenSadece gülümser, döner ve gider;Hayalin her olağanüstü güzel,Seni ilk tanıdığım …

Devamını oku

Münacat (Koro)

Sonumuzu unutmağa değil miydi?Sonlu çizgilere o kadar bağlandığımız,Bir güzel söz, gülünce çukurlaşan yanakVe bir ses şimdi süzülen anılardanSonumuzu unutmağa değil miydi?Hep seni anmağa değil miydi?Pişmanlık kanatlarını kuşandığımız?Suçlar gururumuzu kırar, eksiltirdiSonra pişmanlık gelir, sana yükseltirdi…Nedâmet zevkine alıştıksa,Hep seni anmağa değil miydi?Ama günahla kuşanılan, bu kanatlar,Senden uzaklaştırırmış, düşünmedik.Bilemedik fakat ne değişirdi bilsek?Sonumuz yine iterdi, bu çıkmaza biziVe …

Devamını oku

Tapu Sicil Muhafızı

“Benim şiirim tüfeğidir kavgamın”Diye kükreyerek,Zehir zemberekBir şiire başlamanın özlemiyle öleceğim;Ama neyleyim ki ellerim,Yedek subay eğitimi dışındaGörmedi tüfek.Benim şiirim ne tüfektir…Ne kelebek.Ne de hâyal ülkesinin nârin bir kızıdır;O, gözlüklü ve siyah kollukluBir tapu sicil muhafızıdır ki,Eski günler ve anılarınTapularını saklar.Şimdi gel ey Muhafız Bey, lütfenCenuptan karanlık çocukluk,Şimalden ilkokul başlangıcı,Şarkından Feriköy mezarlığı,Garbından İkinci Dünya Savaşıİle muhat arsanın,Tapusunu …

Devamını oku

Non Dolet 2

Günlerin gözeneklerinden süzüldü,Bir masal, öte yana geçtiMasalın bile inanılmazıydı,Masal da değil belki ’Hiç’ti…Demek bu kadar sürecekmiş ‘Büyü’Ey ‘Acı’ çekil köşene ve uyuGeçmişler olsun ’Yürek Kadırgası’Fırtına dindi ve göründü Kıyı. Hüsrev Hatemi

Gökdelenler ve Melekler

Eskidik çok eskidik bilir misiniz, ben“Amerika’da gökdelenler varmış” denildiğinde“Gök delmek kimin haddine” diyenGünah olmasın diye çekinenNinelerin torunuyum.Neredesin anneanne neredesin?Kör zurnacı âlem yapıyor mu dersinKubbeli Hamamda hâlâSanmam onlar da hayâl zerreleri olup dağıldılar uzaya. Baba dağa gidemedik bir türlüBir ayı bulup eve getirecektik..Hayatımın ilk beş yılı“Bir gün dağa gideriz”Avuntusuyla geçtiBüyüdük dağ sözü etmedik hiçYıllar geçti, ben …

Devamını oku

Sadece Dekorlar Kaldı Geride

Aragon, her okuyuşta ben etkileyen bir şiirinde “De tant d’atroces trahisons İl n’est resté” que les décors”  diyor: “Bunca acımasız ihanetten,  sadece dekorlar kaldı geriye”.  Her yaşanan ihanetin geçtiği mekân (dekorlar) ayrıdır. Bir meslek arkadaşınızdan beklenmedik bir ihanet görmüşsünüzdür, dekorlar Beyazıt, Üniversite binası ve onun mermer sütunları olabilir. Başka bir acı olayın dekorları, Çemberlitaş, Divanyolu …

Devamını oku

Postnişin

Füsun ki, gözlerinin postnişini o idi,Kederdir yüregimin degişmez postnişiniKırmızı mavi deniz karardıgında akşamYüregim zaten soğuk, çek yalnızlık! EliniBirazdan görünecek o çatık kaşlı adam,Ve serbest bırakacak anıların selini….Karda soğuk kokardı paltosu Peder Bey’inSoğuğun da kokusu mu olurmuş? DemeyinBabalar paltolardır, siyah, gri, lacivertHer pederin pederi kendi yüreğine dert,Her anne yüreginde kendi annesi anı,Bilinç okyanusunun köpek balıklarıysa,Parçalar anılara …

Devamını oku