Kurgusu değişince hayatın,Şirin görünür ölüm; bu kuraldır.Sanırım ki korkumuzdan,Öyle bir duruma düşmüşüz…Düşler bile düz, mâcerasız;Duygular nehri mecrâsız,Yürek vadisi nehirsiz,Zehirsiz ve panzehirsiz,Bir ömür.Sözde özgür…Coşkudan uzak ve yavanGök yerine bir basık tavan,Güneş yerine bir kandil.Bunun farkına varılıncaArkada tek geçit, bin menzilÖnümüzde yolun sonu görünür;Bu da kuraldır. Hüsrev Hatemi
Tag: Hüsrev Hatemi
Şub 23
Derviş ve Ölüm
Eser kalmasın esrikliğinden, Güz geçti vedalaş güzelliklerle Martifal mi okuyorlar martılar? Ben hiç martı görmemiştim Priştine’de… Sualler su altında kalsın abe çocuğum,Soğuracak sorunlarını ergeç Çelik duvarlı zindanı hiçliğin Eser kalmasın esrikliğinden Geçti bu tenin demi, yıprandı beden Soba söndü tükendi mum Hadi git yat abe çocuğum Abe abe abe çocuğum Abe ço..cu..ğum! … Hüsrev Hatemi …
Şub 23
Ave Praha
Can akımı küçük bir kediden geçer, Üç günlükken ölür kedi, daha nice… Daha nice iletkenden, Geçmeyi sürdürür akım; Bu gece Bilmem nedendir sustu şarkım. Batan günün kızıllığı yayılırken, Şarkı başlamıştı ve sesler… Sesler Vaslav bulvarından, Bir erganun âhengiyle doğup, Külâhlı kulelerine şehrin Topkapı Sarayı’ndaki kardeşlerinin Selâmlarını henüz sunmuştu ki; Bilmem nedendir, sustu şarkım. Bunca Bohemya …
Şub 23
Yalın Ölüm
“Beni hatırlayın dostlar” demedenHatırlanmayı bir küçük çocuğun,Bir insan ömrü kadar ancak yaşayacakBeynine bırakır ve ölür kanarya…Bizim ömrümüzün son buluşu, kalınBir cilt gibi…Oysa bir gül yaprağı gibi ince ve yalınOlmalısın Ey Ölüm. Hüsrev Hatemi
Şub 23
Grili Çocuk II
GidişiBir kış günü, sabah dönüşürken öğleye,Gittin, griler giyerek ötelere…Boz idi bulutlar ve bozdular,Güneşli görünümünü havanın.Giden sendin, gelenlerden bana ne?Eski gelmelerin çekildi gerilere,Bundan böyle, bürünmüş grilere,Kalacak gözümde gidiş ânın.Ah çocuk, gri giymeyi de nerden buldun,Gitmek mi sis rengi giydirdi sana?Yamaçları sıyırıp göğe ağar gibi,Akşam karanlığında savrulan kar gibi,Bu ellerde geç kalmağa korkar gibi,Gittin çocuk, sislere büründün …
Şub 23
Gül Olmak Külleşmeye Hazırlıktır
Firak çakmaktaşından doğan kıvılcım,Değdiğinde sevdanın kavına…Fesleğen yerine gül bitebilir,Gül yerine fesleğen de… Sevda okunun keskin ucu,Saplandığında yüreğe, yani avınaAteş renkli bir gül kesilirdi;Ateş en iyi kavuşturucudur… Halbuki, sükûn idi Onun yoldaşıItır, onu saran bir bulut…Deryâ ise derinliğinde berdevâm,Of çocuk neden uzaklaştın sen? Fakat, işte, şimdi hemen söyle neden?Füsun ve hüsün, onun çağrışımlarıydıGül olmak, külleşmeye hazırlıktırKülleşmek, …
Şub 23
Anı hoş tut garîbindir efendim işte biz gittik
Anı hoş tut garîbindir efendim işte biz gittikGönül derler ser-i kûyunda bir divânemiz kaldı Hayâlî Gidenlerden bir şairimiz de 16. yüzyıl şairlerinden Hayali’dir. Hayali sevdiğinden ayrılırken insanın içine işleyen bir beyitle vedalaşır: “Anı hoş tut garibindir Efendim, işte biz gittik / Gönül derler ser-i kûyunda bir dîvânemiz kaldı.” (İşte biz gidiyoruz adına gönül denen delimiz, …
Şub 23
Sürgünden Dönüş
-I-O kentin kapısı önünde ;Kuşkularla kuşatılmış ve dalgın,İç kentim mi bir dış kent miydi bu?Bilemem, bunu şimdi sormayın…Karanlık bastırıyorken girdim;El ayak çekilmiş dar sokaklardan,Bir ağaç altında oturmuştum, huzursuzÜşümüş ve türlü tehlikeye maruz,Karşı tepede bir konakBir iki penceresi ışıklı…Tepe eteğinde, güneşin yasını tutan,Karalar giymiş bir koruKoru değil “meşcere “ diyordum,Çünkü içim makbere gibiydi,Ortaçağda bir gece yaşıyordum..Bu …
Şub 23
Yaşlılar Korosu
Susturun ne olur şu olukları;Ne rahattı ama yağmur öncesi,Kesilsin hepsinin solukları,Biz miyiz onların eğlencesi?Biz de Arkadya’da yaşamıştık…Sanırdık, isterse iyi olur insan,Kalbimiz bu zırhı nasıl ne zamanKuşandı bilmiyoruz, vakit geç artık.Yavru kuşlara acımakla başlayıpKimseye acımamakla biter ömür,Duyguları kaybederiz bu kayıpBize bir kurtuluş gibi görünürBir yağmur yağmaya görsün, oluklar,Takma dişlerini takırdatırlarKelimelerle geçen ömrümüzü,Çekinmeden bize hatırlatırlar.Kurtlara yenilmemekti dileğimiz,Bizler …
Şub 23
Nihayet Faslı
Dünya ellerimden kayıyor sanırken,Kayan benmişim onun ellerinden;Anne, Baba, Arkadaşlar ve nicesiBuhar oldular ardarda Sıklıkla gözlerimde yağar yağmurları…Savaşlar, Ölümler, Dertler bir yana,Güzel besteydin ey Ömrüm!Bir fasıl heyeti loş bir salonda,Yorulmadan seni seslendirdi…Renk vermiyorlarsa da artık, hayli mahzun saz heyeti.Salon loştu zaten fakat işte lâkin,Sahne ışıkları da azalıyorAydınlandı koridorSahne arkasındaki ışıklar,Birden açıldı …