an gelir; taşıyamaz karın yükünü dağkurt uluması, kuş pırlaması bahanedirdüşer çığ dağ mı yenilmiştir, çığ mı… bilinmez kurt şaşkın, kapılıp gömülür büyüyen topakuş, ödü paramparça uçar en yakın vadiyebuzun ve karın felaketine uğramıştır zaman…dağ yerinde kalır an gelir; taşıyamaz bal meyvenin yükünü koca dalgüneşin okşaması, rüzgârın esnemesi bahanedirkopar bağ salkım mı yenilmiştir, çiy mi… bilinmez …
Tag: Hilmi Haşal
Şub 23
Ders Sonu
- By Şiir Antolojim in Şiir, Türk Şiiri
Ben en çok kendimde öldüm, kendimeNecatigil’in öğrettiği mahcubiyetle kendime gömüldüm, hep güz, hep gazel ben en çok diyemediğim ukdeyle; kim’e sır kilimine bastım dünyamı, acı iklime bir baykuşun çığlığıyla, ders eksiği geceye asıp korkumu, aşıp aşıp kimliğimden taştım, sırılsıklam ter arkı tutsun diye atlasımdaki hayal izi, yar izi sözcüklerin aşkıyla, “ben” yükümü -değil bildik yalanların …
Şub 23
Şiir Yazamama Notları – Şiirin Kor Kıyısı
- By Şiir Antolojim in Şiir, Şiir Sanatı, Türk Şiiri
1.Şiir anlıktır. Umulmadık anda, umulmadık yerde gösterir kendini. Bir biçimde varlığını belli eder. Bir dehlizden sızan ışıktır bazen. Bazen sessizliğe sonsuz megaton şiddetle düşen bir ses: bir öksürük, bir kapı çalınması, bir bebek ağlaması, bir fren sürtmesi, bir siren çığlığıdır. Daha pek çok an olayıdır. Karanlığa çarpan telefon sesidir. Beklenmedik sevgili kokusu, insanı sendeleten büyülü …