Tag: Haydar Ergülen

Eskiden Terzi

beni eskit, bir terzi çıkarfazlalıklarımdan, prova yokmuşmeğer! acıyan ve acıtan ten varoldukça gövde dikiş tutmuyor eskiden terziydim, dar vakittedükkanım vardı, ilk gömleğimtez uçtuydu tenimden, o hevesiartık gönlüm seçmiyor teninden bir yağmur biç bana daaramızın açıldığı yerden, o makashatırayı paslı bıraktı! düğmeninyeraltında ten yokmuş tenhadan başka şimdi heves bol geliyor Haydar Ergülen

Vefa bazen unutmaktır

   Vefalı olmak, unutmamak değildir. Nedense hep karıştırırız, belki de unutmaya eğilimli olduğumuzdan, her şeyi unuttuğumuzdandır bu yanılgı. Oysa bazen tam tersine, vefamızı göstermek, vefalı olduğumuzu anlatmak için unutmak, unutmak, unutmak gerekir. Unutmak, her zaman alçaklık değildir çünkü, bazen de bağışlamaktır. Aslında hiç unutamadığımız bir şeyi, bir tür bilgelik bilgisiyle, maskesiyle de diyebiliriz, hiç hatırlamıyormuş …

Devamını oku

Trenler de ahşaptır…

1.Eski ahşap evinizi satmayınsessizliği sokağa atmayınhastalar penceredir, ölüler çatızordur kurmak yapısını bozmayın Ahşabın mırıldandığı iyilikeski alışkanlığıdır hayatınsatmayın, kelime yapın ondankelimeden kiracıcümleden komşuçocuklara verirsiniz:varımız yoğumuz bu 2.Eski ahşap yazınızı saklayınherkesin gölgesini alıp gittiğiaşklardan geriye yaz kalırgövde: o kimsenin gezmediği kasabagecesinin ıssızlığına öyle katlanır Nasıl da uzardı kelimelerin gölgesiyazların aşklardan uzun sürdüğüeski ahşap mevsimlerden üstümüzeve kim gitse, …

Devamını oku

Yağmurlu göz şiire bakıyor

1Yağmuru mırıldanıyorsun, eskiyorbardakta unutulmuş su gibi yarımve söylenmeden kalan sözlerin tadı,yeni sözlerinse bir yağmurluk ömrü varne yağdım onlarla ne de ıslandım Susacak kadar büyütürüz ya çok şeyiben en çok yoksulluğumuzdan korkarımnasıl da yoksuluz sessizliğin karşısındakorkuyoruz kelimelerin de bunca yükselmesindenya düşerlerse aramıza! Harflerden kumuüfleyince çöl görünür mü bilinmez, fakatsözler kaybolunca görünen ufukta, hayatherkesi ıssız adasına indiren …

Devamını oku

Tuzu Özleyenler İçin

Birbirimizin kıyılarına çıkar gibibirbirimizden kıyıya çıkar gibiseviştik o gün iki kazazedebelki de tuzlarımız sevişti birbiriylebiz sanki iki deniz eskisiydik o günve bir daha karayı göstermemek üzereistersen iki denizkızı gibi seviştik de bunaistersen ölü bir balıkçı ve gözütuzlu sirenve su yerine tuzunda boğulur gibi tenlerimizinbazen de tuzunda yeniden doğulur bir sevişmeninruhumuz bile tuz içinde kaldıtuz yalnızca …

Devamını oku

Gören Kâlp Mağazası

Ziya Mısırlı’ya “Haklı olarak benzetmişler insanlardenizi kadınabir anda değişebilen bu iki ummanınbilmem ki neden doyulmuyor tadına?”(Ziya Mısırlı)* Gören Kâlp Mağazası vaktiylebir şiir telgrafhanesi gibi çalışmış belliZiya Bey’in gönül gözüyle yazıpelleriyle d / okuduğu şu dizelerle“Gurbetin sayfalarında resim gibiyim”“Gecemde güneş doğuyor, gündüzümde yıldızlar”“Cesaret vermeli hatıralar insana” Açık bir mektup gibi ne pulne zarf istiyor Ziya Bey’in …

Devamını oku

Behçet

İşte ‘yağmur dindi’; iki yaz arasınayokluğu bıraktılar, senin o ağustossesini gölgeye değil, külünü aramıza…‘Yağmur dindi’, unutulmaya hazırlanan nevarsa temmuz gibi tutuşuyor aklımda;yarısı o güneşli sesinin tozuyla halaürpertili bir yaz hışırtısına takılmışalymışsekizlik plakta, yarısı kül aklımda!Ah, kül razı değil de kul razı, sesinindolaylarından alınma bu yanık havaya,bir bulut kaynıyor temmuz göğündengözümüzde ‘yağmur dindi’, yangınsa daha…‘Yağmur dindi’ …

Devamını oku

Avlular Gazeli

ev ne, duvar! Avlu bir gülümsemegöz kırparsan taşın bile kalbi var! ev ne, zaman! Avlu haziran gibi iyisudan işlek, gökyüzünden çalışkan ev ne, karanlık! Avlu fenerli denizzeytin ağacından ada, gölgesinde yunuslar ev ne, vatan! Avluda atlas açıkovaları sevindir, hisli dağlara da çık! ev ne, büyük! Avlu gezgin lunaparkgıcırdasın ahşap sesli dönme dolap ev ne, cümle! …

Devamını oku

Yalnızız Cemal Abi

Bu rakıyı diyorum Cemal abibu rakıyı içmek seninleKars’a gitmek gibiydi Senin şiirinde diyorum Cemal abirakı uzun içilirdiKars’a uzun gidilirdi Senden sonra diyorum Cemal abiKars’a şiir gitmiyorKars kısa, rakı tatsızsenden sonra şiirdeher şey dibe çöküyoranla, öyle yalnızız Haydar Ergülen

Yayın Arası

“nicedir açık sular aradım sessizce boğulmayasoldum ve sarardım ve kanayarak yanıldımsularla örtülmüyor düşlerin yırtılan güzelliğiyağmur da yağmıyor artık yüzümü yıkamıyoryüreğimde binlerce yüze dağılmanın kederikimlikler uydurdum yüzüme tutulan aynalardanyitirdikçe öğrendim acının ve aşkın ikliminisoğudum yoruldum şenlik bitti artıkkimsesiz bir ölümle değişirim kendimi” Haydar Ergülen