Tag: Enis Batur

Olsam Olamam Sonesi

Çiçek gibi değil, size çiçek kadar koktuğunuzusöylerdim ben olsam-ben olamam: Bendimiyıkıp taşmak için biliyorum ilk cümlemden korktuğunuzu,gürültümde susturmaya alışmışım ben kendimi. Olsaydım, ince şebboy kulağınızın arkasından,krizantem ensenizden, birkaç demet fulsırtınızdan belinize inesiye, bacakaranızdansiyah lâle toplar, hâreniz efendim, ben kul, fısıldardım: Şimdi kokunuza karışır kokum,kalenizin içinde artık tutuşmuş bir okum,ağzımda kan köpüğü bir denizden kalma tad, …

Devamını oku

Pençe Defteri’nden

1iki hafif şiir yazdım sabah boşlukta iki ağır küpe 2 Masamdan, garsonun tak diye bıraktığı fincanı terk edip yükseliyor kahvenin kokusu 3 Şarabın rengi Hayyam. Kılıcın rengi kan. Bir söğüt görmüştüm, Rengi koynuna girdiğim kadın. 4 Sigaranın dumanı Benden uzar gider o eski, Unutulmuş Kızılderili türküsü 5 Tenim başıboş Bakışım kömür, Sırtımdan yokuş aşağı Poyraz. …

Devamını oku

Yankı

Her kelimenin iki anlamı olduğunubilmiş, baştan beri üçüncüyü aramıştı.Ama bu bir şey değildi asıl aradığınınyanında : Başka bir düzen olsun istemiştiseslerin arasında, harflerle renklerinbirbirlerini itmedikleri bir dengeydiısrarla kovaladığı. Yıldan yıla dileyüklediği zalim işi dizmişti kafasında,ışığa ve karanlığa, sessizliğe ve uğultuyaverdiği değerleri elden geçirmişti tek tek.Heceden heceye dörtnala ilerlemişti bakışı,cümleden cümleye tekinsiz bir başdönmesiylegeçmişti: Bir an …

Devamını oku

Ulak

Yıldan yıla geçerkenhikâyeler topladım evlerde,çıkından çıkına doldum taşırdımhiçbir yere sığmayanölüm dirim haberlerini,çıkamadığım yokuşlarıbağışlıyorum giremediğimçıkmazları : Doydumgezdiğim caddelerdekovandan kovana delik deşikgötürdüğüm uğultulara.Bir kül ki boşuna : Benunutsam, kimse hatırlamaz. Belki de yenilenmeli ağaçlar.Boyalar devşirilmelimevsimin yapraklarından,haşarı erguvandan.Yepyeni fırçalar alınmalı çarşıdan,insan eliyle germeli bezi tahtaya :Herkes kendine görülmemişbir düş aramalı. Sen, penceredeki suskun kadın :Hayatımda ol, kal, öl, …

Devamını oku

Requiem

I Sokağa çıkacağız,sorumsuz güz çırpınırkenbir kepenkte. Büyüsek deyeni olduğunu savunacağızevrimin.Uzadığını düşleyeceğiz, sokağın,çoğaldığını, dar, bir geçenekgelişimi içinde karıştığınısarmaşığa. Sıçradığını çamurla,bulaştığını kararsız bir adıma,girdiğini içeri,ürkütücü, yıpratarak, içeri. Sokağa çıkacağız,tamlâmbaların yandığı an: Susacağız,susarsak. II Gece bir dolama gibi düşecek,ilkyaz sıyrılırken maviden. Toprağa çıkacağız,sürgün.Yırtılan güllerin arasında,çoğu kez,tutamayacağız kendimizi,yürüyeceğiz.Boynueğik yivlerine alışacağızsağanağın. Çoşkuhafif tüyünden işleyecek içimize. III Güneşe gideceğiz. “Sev bizi” …

Devamını oku

Fol

Hangi kapıdan girsekbir üçgen kuruyoruz seninleikimiz sığamıyoruz bu odaya,bir fol düşlemek gerekiyorkesintisiz ötekine. Uzaktakibir dost, yakındaki bir eşya,içimdeki kangren yaklaştırıyorkafandaki duvarı kafamdakiduvara: Ne yapsak toplanıyor,benden çıkartıyoruz bağrımızdakiseni. Le Rouge et le Noir: Aradaki romansfarkı bu. Üşenmesek yakmaya sobayı,bir çay demleyebilsek uzun kıvrakgeceye, huysuz uykusuz sevinebilsekikimizde azalan kırbaçsı yalnızlığa… Şimdi kar yağsa, üşüyorum desem,eldivenim atkım olur …

Devamını oku

Fugue

Fugue IV Ben daha yokum “Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim” demişti adam. “Kendi sokaklarıma, çıkmazlarıma, durmadan taşındığım, hiçbirini unutmadığım evlere”. Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere gelince: Onları belki unutmamıştı, ama bir daha uğramadığı nasıl da belliydi. “Ben yokum” demek istemişti birden, “ben daha yokum”. “Bu …

Devamını oku

Karabasan

Yoruldum, çok yaşlandım artık: Geçen ay 83 yaşıma bastım, gövdem beni daha ne kadar taşır kestiremiyorum; zihnim, yıllardır direniyor olup-bitenlerin yıpratıcı yanına, o da dinlenmek istiyor galiba. 40 yaşlarındayken, uzun yaşamak, yapmak istediklerime, yazmak istediklerime olabildiğince geniş ufuklar, olanaklar kazanmak arzusu egemendi içimde, anımsıyorum. Zoraki göçmen olacağım, kendi ülkeme dönme şansım olmaksızın bir şehirden ötekine …

Devamını oku

Yokuş

Attar’ın öldüğü yaşa geldimyorgun, öfkeli; içimde belli belirsizbir hızla sönen mum: Fitil bittibitecek, yağ sürüyorum boşuna:Belki de yarın olmayacak, diyorum. Bu kehribar ağızlık, tütüne dadandığımyıllardan: Figen bulup seçmişti, gümüşün,minenin arasından; sayısız armağanaldım ondan yaşarken, ama bir tanesibeslerdi tümünü: Sevdim sevildimbu çirkin dünyada. Attar’ın yaşına geldimse, bilinmedik birgiz yok elimde: Öyle çok zaman yitirdimyaşantı kalmamış gerimde: …

Devamını oku

Ortak Bir Işık

Bekledik, gelmediler. Açtık pencereleri, kulak kesildik seslere gündüz ve gece, taradık tek tek istasyona inen yorgun yüzleri, ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü: Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini anladıktan sonra bile. Görkemli geçmedi günler burada: Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı sıradan, sade, kekre anları: Yoktu büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki nedensiz hüzünler, çocukların …

Devamını oku