Tag: Cevat Çapan

Walter Benjamin (1892-1940)

Hayatta çok geç öğrendim yolumu kaybetmeyi ormanda; bu yüzden büyülenmiş gibi aşkla, dolaştım durdum sevdiğim şehirlerin sokaklarında Düşlerim karanlık dehlizlerde kaldı, çocukluk defterlerimin yapraklarında. Nelerden, nerelerden geçtim kaybolan zaman ardında. Kaçmadım,kovalandım,kıstırıldım bir sınırda. Belki de bir kurtuluştu çıktığım son yolculuk Tarih’in klavuzluğunda. Cevat Çapan

Burç

Belki çıkar yollardan biri de bu: gözlerine bakmak sessizce, bir kıyıda uzaktan yaklaşan bir gemiyi bekler gibi, elinden tutmak o sıcaklığı ve yürümek, yürümek zamanı düşünmeden bastığın çakıl taşlarının hışırtısında. Hep söylerdin eskiden, biraz zaman tanısak belleğe, güzel bir unutuluşa dönüşür, derdin bütün o top sesleri, toz duman, akşam bataryada geçirdiğin karanlık nöbet saatleri. Sana …

Devamını oku

Dilek-Şart

Bir gün sana gene yollarda rastlasam,birlikte kır kahvelerine gitsek,konuşmasak. Cevat Çapan

Haiku Gibi

Sana ne söylemek isteyebilirimgözlerinden uzaklara bakarken Cevat Çapan

Mutlu Bir Hayat

Bereketli hasatların olduğu yıllara rastladı yaşlılığı.Ne depremler vardı, ne kuraklık, ne de sel baskınları.Sanki bir düzene girmişti mevsimlerin değişmesi,Yıldızlar daha parlak, güneş daha güçlüydü.En uzak illerde bile savaşlar sürmüyordu artık.Birbirleriyle dost geçinen kuşaklar yetişmişti.Alay konusu olmaktan çıkmıştı insanın akılcı yanı. Acı geliyordu ona böyle yenilenmiş bir dünyaya veda etmek.Utanç ve kıskançlık duyuyordu kuşkusundan,Yaralı belleği de …

Devamını oku

Açığa Demirli Bir Gemiden

Dağın eteklerinde orman –çam, sedir, ulu çınarlar…Birbirini seyrediyor aynasında denizin.Çamlar pürleriyle suskun,sedirlerin gözleri uzakta,“Ölünceye kadar seninim,” diyor denizekendi gölgesinde yanan bir çınar. Cevat Çapan

Mevsimlerden Yaz

Dün gece kendimi gördüm düşümdecebimde ipek mendil, güvey tıraşı oluyorum Berber İdris’te, kulağımda karanfil. İçme şu mereti, diyor İdris Tiryaki Tevfik Dayıma, dayım hiç aralı değil, sanki hala Yemen’de. Bakkal dükkânını batırdı geçen kış, çardaklı kahveyi açtı bu yaz Balıkçı İlyas’ın bitişiğinde. Bir Rumeli havası tutturmuş davul zurna, kazanda pilav zerde. Şu düşten hiç uyanmasam …

Devamını oku

Ey Zaman Kuşu

Hangi yöne uçsan kırık kanatlarınla,bil ki ardındayız biz de o yaralı geyikle.Birkaç kişi, yaprakları sararmışeski kitapların içinden.Her şey ezberimizdelanetlilerin lanetlediği ölümsüz metinlerden.Sızan ışığın alacaaydınlığında,unutulmuş hücrelerin yosunlu duvarlarınahem düşlerimin haziran güneşi yansıyor,hem de dışarda savrulan kar. Cevat Çapan

İsmene

…Sanırım taşınmayacak kadarağır bir yüktür insanları yönetmek ve komut vermekSonunda da,herkes yönettiği neyse onunla yönetilir-herkese ve her şeye duyduğu o sınırsız kuşku dışında;sessiz madenden bir hançerdir bir kuşun gölgesininrastgele bir odaya girişibir akşam saatinde.Bu yüzden günbegün daha dazorbalaşır zorbalar.İnsanlar sizden korkmaya,size gereksinme duymayabaşladıklarında,hiç bilemezsiniz size neler hazırlarlar.Onun için ne yönetmeli insan,ne de yönetilmeli(bilmem bu nasıl …

Devamını oku

Pencere

(Deniz kıyısında bir odanın penceresi önünde iki adam oturmaktadır. Görünüşlerinden uzun zamandır birbirlerini görmemiş iki arkadaş oldukları anlaşılır. Biri denizciye benzemektedir. Öbürü,susanı ise, denizciye benzemez. Yavaş yavaş gece inmektedir, Sessiz, menekşe ve kızıllık içinde bir bahar akşamı. Dingin denizin üzerinde gemilerin bordaları, halatları,direkleri ve evler çizgi çizgi yansımaktadır. Başlangıçta sıradan ve biraz yorgun bir ses:)Burada pencerenin …

Devamını oku