IEller, eller –eller uzanır gecedesenden. Bir sıcaklık yayılırtürkülerindebilinmeyenlerin.Unutabilirdim de. IIİlk karı bekliyorum gecedesenin sıcaklığından uzakPencereleri düşünüyorum,yağmurlu günlerimizi,seni. Başka rüzgârların insanıikimiz,başka dağlardan esmişizbir güne. IIISislerin ötesinde olmalısın,sisli gecelerin ötesinde.Bilmediğin bir İstanbul düşünde,bir türkü anlamadan dinlediğinsonra bir mavi yaz gecesimavisini yitirmeyen. Uykun gelmiş olmalı sevmekten,yavaşça yağmura dokunmalısın:bir şehir ki şimdi uzakta bizden,bir nehir, bir dostaynı gün sevip …
Tag: Cevat Çapan
Şub 23
Yarısını Dinlediğim Bir Masal
Haydi bir sayfa daha çevirelim denizden,üzerinde beyaz yeleli aslanların dolaştığı bir sayfa –Bu kez gerçek bir olayı anlatıyor eski masalcı,gözlerinde gene binbirgecenin ayartıcılığı,sesinde uzaklıklar, deli rüzgârlar,körkuyular, yolculuklar, kervansaraylar.Çiçekler çizen, onları renk renk boyayanbir ressamın son günleri anlattığı.Birbirine karışıyor sözlerle görüntüler:O uzun yürüyüş, okunaksız bir yazıyla yazılmışmektupları andıran kalabalıklar,hastaların yüzlerindeki acı.Her yolcu gibi, nereye gitse,sılasını yüreğinde …
Şub 23
Kuş Bakışı
O göçebe kuşları da merak ederdin sen,yılın hangi ayında geldiklerini,gelirken hangi enlemlerden geçtiklerini,yuvalarını nerelerde yaptıklarını…Turuncu, altın sarısı, siyah tüylü o kuşlar.Onları anlatırdım sana kış geceleri,aştıkları lacivert denizleri,adlarını uydurduğum kimsesiz adaları.Arslanlar kükretirdim geride kalan ormanlarda,filler dolaştırır, timsahlar dövüştürürdümçamurlu ırmaklarda.Derken kızıl kiremitler görünürdü bir kıyıköyünün dağınık damlarında.Ve bahar yağmurları yağdıran bulutlarınarasından süzülür bir gölün kıyısına konarlardı kuşlar.Dönüşlerini …
Şub 23
Sevda Yaratan
Bu şehrin adları durmadan değiştirilen,sokaklarında dolaşırken,eski bir şarkıyı çağrıştırır bazenaklına takılır olmadık adlar.Örneğin, Konstantin Nikoleyeviç BatyuşkovPuşkin’in bir çağdaşı –hani şu ölen Tasso’ya ağıtlar yazan –evet, senin Tasso’na,Kutsal Kudüs’ü özgürlüğe kavuşturan. Bu yaştan sonra, sınırsız bir çağrışımlarzinciridir hayat;başka kokular, başka görüntülerlesaldırır üstüne tekleyen belleğinleve birden başka adlarla uyanırsınbir dağ yamacında daldığın düşten.Bir İsveç filminde miydio küçük …
Şub 23
Yaz Kapılarında
Her şey bir güzel kız için yazılır, diyor.Kırkına yakın, yılgın biraz.İsteksizce yanıtlıyor derginin sorularını.Öğrenci derneğinde konuştuğu akşam uzaklarda gibi dinleyenlerden, güvenle konuşuyor –üst üste kazandığı yenilgilerin güvenliği içinde.Oyunlarından sahneler geçiyor gözlerimin önünden,değişik zamanlarda, değişik sahnelerde izlediğim:çürüyen bir şey, çocukluktan erginliğe geçerken,yarı kaçık soylular, saray artıkları, kırık bilgeler,şehvetle kutsallığın kucaklaştığı tenha köşeler…Sonra kurtulmak için boğuntusundan günlük …
Şub 23
Şeddelere Dikkat Molla
Bir sesler dünyasında yaşıyoruz son günlerde:Deniz Kızı Eftelya, hamiyet Yüceses;bazı geceler mehtap bizi sürüklüyor sularda.Nicedir uzaklara uğurladığımız dostlardanhaber almadan,sabahları sessizliğe açılan pencerelerdentoprak damlarda düşlere sinen gölgeleriyorumluyoruz. Seslere renkler karışıyor bazı geceler:nerdeyse unutmuşken o yaz geçen günleriyanan bir yalının alevlerini seyrediyoruzbir başka kıyıda.Bir adam ormanla konuştuğunu sanıyorağaçların adlarını fısıldayarak;bir kadın her akşam denize bakıyor durmadano saatlerde …
Şub 23
Coole’un Yaban Kuğuları
Ağaçlar güz güzellliğinde,Korunun yolları kuru,Ekim’in alacakaranlığındaDuru bir göğü yansıtıyor sular;Taşların üzerinden akan sulardaElli dokuz kuğu. Bu geçirdiğim on dokuzuncu güzHesabını tuttuğumdan bu yana;Daha saymayı bitirmeden, baktım,Birden havalanıyorlarVe döne döne dağılıyorlarGürültülü kanatlarıyla. Öyle baktım da o parlak yaratıklaraŞimdi yüreğim yaralı.Her şey değişmiş alacakaranlıktaDuyduğumdan beri, ilk kez bu kıyıda,Kösnüyle çırparken kanatlarını başımın üstünde,Daha yumuşaktı uçuşları. Hâlâ bıkmadan …
Şub 23
Ağıt
Bir orman düşünürdüm saçlarını koklarken. Bir ses bırakırdım bulman için kulağının dibine uyanırken daldığım düşlerden. “Beni ışık olan bir yere götürün!” diye fısıldayan bir ses zeytinliklerin içinden. Şimdi yerle bir edilmiş o kutsal kentin ayakta kalmış bir burcundan bakarken uzaktan ürperen denize ve rüzgarla titreyişine sararan otların, “Bütün bu yatakları kurumuş ırmakların kaynakları şu arkamızdaki …
Şub 23
Kış Bitti
“Vedalaşmaların ilmini yaptım ben,”Sürgünlerin uzmanlığını.Bir vapur nasıl kalkar bir limandan.Tren nasıl acı acı öter, öğrendim. Yıllarca mektuplarla yaşadım.Kaçak tütün, yasak yayınLarla beslendim.Unutmadım. Unutmadım. En çok yelkenleri özledimBozkırın buzlu yalnızlığında.Dağlar yoktu, dağlar yoktu,Rüzgârlara yaslandım. Çılgın mıydım, tutsak mıydım?Yüreğinde karanlığın?Kan kurudu –Ben gül oldum açıldım. Cevat Çapan
Şub 23
Sakın Geç Kalma Erken Gel
Usulca gir kapıdan zile basmaHiç telaşlanma ben daha dönmemişsemYoldayımdır nerdeyse yokuşun dibindeSuların kararmasını bekliyorumdurTuğla harmanlarından gelen yanık havanın Bahçedeki akşamsefalarına sinmesiniGüç bela dizginliyorumdur içimdeDörtnala sana koşan küheylanları Bütün gün kağıttan dağlar arasındaydımNabzım ileri giden saat gibi işledi durduDilekçeler kararlar tozlu makbuzlarHep adını okudum silinmiş satırlardaPencerede kuleler minareler kirli gökDurmadan kuşlar uçtu bir bacadanRüzgara karışan saçlarını …