Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım. Cahit Zarifoğlu
Tag: Cahit Zarifoğlu
Şub 23
kalbiyle söyleşen
dağ köyünde körbağırsak sancısakonur karnın ağrıyan yanınaalev gibi tuğlalar/ Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarıBir dehliz kadar karanlıktır bazılarıKonuşurlarİsterlerSusarlarDinlememişseniz nice yıl kalbiniziEv meslek iş para geçim diyerekDüşünün şimdi bir deŞehirlerde kasaba ve köylerdeBaşını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu Cahit Zarifoğlu
Şub 23
Küçükken babam bana masallar anlatırdı. Birgün bana masalın sonunun nasıl olmasını istediğimi sordu
Neslihan Özer: Cahit Zarifoğlu ile geçen zaman? Berat Zarifoğlu: Cahit Bey ile on bir yıl evli kaldık. Zorluklarla geçen yıllardı bunlar. On bir yıla dört çocuk ve daha birçok şey sığdırdık. Özer: Bu zorluklardan biraz bahseder misiniz? Berat Zarifoğlu: Evlendiğimizde ben on dokuz yaşındaydım. Cahit Bey ise otuz altı yaşındaydı. Herhalde ilk sebebi bu olacak …
Şub 23
Zeynep ve Uzaktan Fırat Üzerine İkili Anlatım
İşte size söylüyorumToprağın yorulacağınıFıratın ordusuyla kah cenge vardığını (kâh uykuya varmıştır)Zeynebin fakir göğsü cılız bacağıFırat cenge vardıkca kabarmışUykuya vardıkça kırılmıştır – …
Şub 23
Cahit Zarifoğlu Şiirleri Bercestem
açık açık çağırır aşkınıburda mı daha mı uzaktabütün bir geceyedayar alnını * Anılar defterinde gül yaprağıGibi unutuldum kurudum * Eyvah hüzün buEyvah hüzün yine * Şunu da yaz bedeli olsun Sabırla titreyerek öyle yalın Ve kimsesiz olmadan oturacağız Kıyısında ayrılığın * Bir miktar da elbette ağlamak istersin Saçın kararmış yakından neşeli insanlar geçmiştir Haydi toprağa çök de ağla …
Şub 23
Taş Gemi
Ibiraz yukardantaş etot mu yoksataşetotalır şaşmadangündüzden geceye geceden gündüzeve bütün geleceklereçağırır şimdiden ve el koyarne varsane dökülse küreden güneşi çıkarırken toprakbir de süsler koşturur insanoğlununbir günlük atınısıcak el üfler güneşi karnında köpükleriylebir göl huzurundan tutşupbaşlar yanmayave seslenir yüce dağserintoplar kartalı yılanıyla atlasın omuzlarından gencecik kayalareğildiler bir mermerin önüne koşunuz ak saçlı bulutlardenize yakınbir çakılın kızgın …
Şub 23
Ateşli Hastalıklar
I Bir ateşli hastalık Orak ucu gibi geçmiş karnına Bilinmez rahmet saatı Birden çıtçıt – çıtçıt – çıt İsyan davulunu o Asmış boynuna Baktı ki bu ölümün ayak sesleri Daraldı mekan Can çekiliyor ayak uçlarından Tırnaklar soğuyor hücreler sahipsiz kalıyor Ve ömründe ilk kez Başlıyor duaya Bilinmez ne zaman birden açılır …
Şub 23
Büyük Hayat
I Kuru dalı ağacın Artık çok yaşlı, beli solgun Ve yok tomurcuklanmak umudu Böyle bakıyor çocuksuz geleceğine Taş dolu ve güneşle kavrulu kuyuya Dikmiş gözlerini yıllardır Bakmakta gibi bir çöllü Oysa o seçilmişlerdendir Bir peygamberdir o Adı ibrahimdir Gür bir ağızdır o Bid şelale başıdır O kupkuru ve iklimsiz görünen Bir hayat …
Şub 23
Onun İçin
Dün kalabalıkta .Sevmekten yorulmaktayım.Yalpalyan bir sarhoş varŞimşek vuruyor onu bir çırpıdaSeçip vuruyorFırtına çevreği de buluyor emiyorYılışık nemli bir şehvetle arzulanıyorBahar ayartıyor onuKöprüde insanlardan yükselen buharCamların çiğneyip salonlara kustuğu sıcaklıkSevmek yapışkan insan teriİnsan kılı memesi kokarakKollarını eklemlerini yalıyor seni ve şimdi aşkın evindeiki yabancı insanmisina tutmaktan tuzlu sudan birbirini duyamaz olmuş iki …