Tag: Cahit Zarifoğlu

Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım

Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım. Cahit Zarifoğlu

kalbiyle söyleşen

dağ köyünde körbağırsak sancısakonur karnın ağrıyan yanınaalev gibi tuğlalar/ Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız.Bir şehir kadar kalabalıktır bazılarıBir dehliz kadar karanlıktır bazılarıKonuşurlarİsterlerSusarlarDinlememişseniz nice yıl kalbiniziEv meslek iş para geçim diyerekDüşünün şimdi bir deŞehirlerde kasaba ve köylerdeBaşını eğmiş kalbiyle söyleşen bir kişi olduğunuzu Cahit Zarifoğlu

Küçükken babam bana masallar anlatırdı. Birgün bana masalın sonunun nasıl olmasını istediğimi sordu

Neslihan Özer: Cahit Zarifoğlu ile geçen zaman? Berat Zarifoğlu: Cahit Bey ile on bir yıl evli kaldık. Zorluklarla geçen yıllardı bunlar. On bir yıla dört çocuk ve daha birçok şey sığdırdık. Özer: Bu zorluklardan biraz bahseder misiniz? Berat Zarifoğlu: Evlendiğimizde ben on dokuz yaşındaydım. Cahit Bey ise otuz altı yaşındaydı. Herhalde ilk sebebi bu olacak …

Devamını oku

Zeynep ve Uzaktan Fırat Üzerine İkili Anlatım

İşte size söylüyorumToprağın yorulacağınıFıratın ordusuyla kah cenge vardığını (kâh uykuya                                                                       varmıştır)Zeynebin fakir göğsü cılız bacağıFırat cenge vardıkca kabarmışUykuya vardıkça kırılmıştır – …

Devamını oku

ZARİF BİR ŞAİR PORTRESİ

BİR ŞAİRİN BÜYÜK KİMSESİZLİĞİYA DA BÜYÜK ŞAİRLERİN ARASINA GÖLGESİ SIZMIŞZARİF BİR ŞAİR PORTRESİ Cahit Zarifoğlu’nun fotoğrafına bakıyorum; yüzü: Açılışına sadece kuşlar davetli bir sergi. Gözleri; nasıl: İnsanın içine kadar bakıyor. Bakışları; bir duvar bulsa gizlenecek, bir ağaç arkası bulsa saklanacak, olsa bir portakalı siper edecek kendine. Cahit Zarifoğlu’nun fotoğrafına bakıyorum; „ve alnı geniş“ Fotoğrafına bakıyorum; …

Devamını oku

Cahit Zarifoğlu Şiirleri Bercestem

açık açık çağırır aşkınıburda mı daha mı uzaktabütün bir geceyedayar alnını * Anılar defterinde gül yaprağıGibi unutuldum kurudum * Eyvah hüzün buEyvah hüzün yine * Şunu da yaz bedeli olsun Sabırla titreyerek öyle yalın Ve kimsesiz olmadan oturacağız Kıyısında ayrılığın  * Bir miktar da elbette ağlamak istersin Saçın kararmış yakından neşeli insanlar geçmiştir Haydi toprağa çök de ağla …

Devamını oku

Taş Gemi

Ibiraz yukardantaş etot mu yoksataşetotalır şaşmadangündüzden geceye geceden gündüzeve bütün geleceklereçağırır şimdiden ve el koyarne varsane dökülse küreden güneşi çıkarırken toprakbir de süsler koşturur insanoğlununbir günlük atınısıcak el üfler güneşi karnında köpükleriylebir göl huzurundan tutşupbaşlar yanmayave seslenir yüce dağserintoplar kartalı yılanıyla atlasın omuzlarından gencecik kayalareğildiler bir mermerin önüne koşunuz ak saçlı bulutlardenize yakınbir çakılın kızgın …

Devamını oku

Ateşli Hastalıklar

 I   Bir ateşli hastalık  Orak ucu gibi geçmiş karnına   Bilinmez rahmet saatı  Birden çıtçıt – çıtçıt – çıt  İsyan davulunu o  Asmış boynuna   Baktı ki bu ölümün ayak sesleri  Daraldı mekan  Can çekiliyor ayak uçlarından  Tırnaklar soğuyor hücreler sahipsiz kalıyor  Ve ömründe ilk kez  Başlıyor duaya   Bilinmez ne zaman birden açılır …

Devamını oku

Büyük Hayat

 I   Kuru dalı ağacın  Artık çok yaşlı, beli solgun  Ve yok tomurcuklanmak umudu   Böyle bakıyor çocuksuz  geleceğine  Taş dolu ve güneşle kavrulu kuyuya  Dikmiş gözlerini yıllardır  Bakmakta gibi bir çöllü   Oysa o seçilmişlerdendir  Bir peygamberdir o  Adı ibrahimdir  Gür bir ağızdır o  Bid şelale başıdır  O kupkuru ve iklimsiz görünen  Bir hayat …

Devamını oku

Onun İçin

   Dün kalabalıkta        .Sevmekten yorulmaktayım.Yalpalyan bir sarhoş varŞimşek vuruyor onu bir çırpıdaSeçip vuruyorFırtına çevreği de buluyor emiyorYılışık nemli bir şehvetle arzulanıyorBahar ayartıyor onuKöprüde insanlardan yükselen buharCamların çiğneyip salonlara kustuğu sıcaklıkSevmek yapışkan insan teriİnsan kılı memesi kokarakKollarını eklemlerini yalıyor seni ve şimdi aşkın evindeiki yabancı insanmisina tutmaktan tuzlu sudan birbirini duyamaz olmuş iki …

Devamını oku