Tag: Cahit Zarifoğlu

Aylak Göz

Erkenden aşındırır aşkını Odaların köşelerine zamansız oturur Duyarsa bir çocuğun Oyundan çağrıldığını Başının her seferinde döndüğü kumarı Gönlünü bir tarzla kurularken kazanır Anlarsa yenilen bir kadının Darda kaldığını Kendi kendine ardaşak kaçağı Arada bir bakınır ne yaptığına Süresiz kapılır tablolara yangelir Ve oturdu mu bir masaya Hakkını verir çay içmenin Bu adam kitapların uçlarına Çizilmiş …

Devamını oku

Şehriyar

1. Rahmete açılan bir gökyüzüydüÜstümüze yıldızlar serpenŞefkatli bir anne gibiydiSeni bağrına basan toprakMümin mütevekkil bir güzel adam içinÖlümün müthiş ve gizemli sorularınaAğrılarımı iyileştirenSakin cevaplar bulabilirdimCesur olmayı dener“Yaşamak” bu diyebilirdimİçimde bulutlar hep böyle kabarmazUysal gözlerle bakardım sanaHafta sonlan parkları sevebilirAnılarımı bir tablo gibi asardım duvaraSöylenecek sözlerim olmasaydı hayata 2. Oysa yine çocuklar var hayatımızın ortasındaGüzel yüzleri …

Devamını oku

Cahit Zarifoğlu’nun eşi Berat Hanım’a yazdığı bir mektup

Berat’e Bana soruyorsun şu resimdekiler kim, diye. Emin ol kim olduklarını çıkaramadım. Görünüşe bakılırsa mutlular. Fakat insanlara tavsiyem şudur ki, nasıl “zenginin parası, parasızın çenesini yorarsa”, başkalarının mutlu görünümü, insanı kendi mutlu olma imkanını, kabiliyetini görmekten alıkoymamalı. Filmler, resimler birer hayaldir. Başka insanların dış görünümleri de bizi aldatmasın. İnsan kendi mutlu olma imkanını görebilmeli. Mutluluksa …

Devamını oku

Çocuğan

bu bir geç kalıştır.akşam duruşlarındaalna vuran ürpertinindireklere benzeyen düzenligizlenik adamında bir kadınbir geç kalıştır taş kapıdan ürkek bir güvercinaşağı sokaklara uçuşan saçlarıylailk akşam vuruşuna kadarardında gizlenir bütün seslerin bu koşu büyür elbetgeçmiş bilinen çehreler sırasındanaçıkça saçları belirirbir gözleri bakardudakları gizlenir ağzına burada yoğun bir savaştaninmek gerekiyorTaşlarla koşuyuen yakın sonunaörtmeligüçleri buğudan atlarıkırbaçlarlakavga gider yol uzayıncabitirir şarkıyı …

Devamını oku

Toprak

Babam hemen hakanolurkervan yüklü geceyi taşıyan ormandabar bar bağırır develerini Durmaz babamÖncü seher yıldızındanapaydın olan başınısavaş uçlarındaölçer soylu oyunlarıyladüşmanın güzel borazan seslerini Savaşa gerilir babamelinde bir karanfille bekleratılır kentlere Sular direnirÇünkü padişah hala güneşe bakarAkşam geç yürür denizesonsuz savaşlar kaçan atlaryük bilek sayısız güçleaçılan bir saray kapısınıkapatır ve padişahlar sorarlar ava koşan avdan dönenkanter avda …

Devamını oku

Su

Taşlanan kadınlar yankırgirdap duvarda ve sırları çözük aynalarbir aynanın civarda hayvan otlağındaki benzeriyüzler kuyuya inen gözü terkedersıcaktır orfe yaklaşırkavalsız ve çılgınca döner kaderine bir kez daha bakaraçlığa üşümeye kartalın alnında duran yıldızabir  kere daha daha yalnızlığakati ve aşk geçerliliğini ortaya koyarakulusal ve benci iki  çingene arasındabir kere daha yalnızlığaatılarak Yerin içinde yüzlerle hücumbütün özentili yekinmelere …

Devamını oku

Ilık Kocaman Bakışlar

Yorgun ve bozuktum bir çağdaVerimsiz bezginGeçti günlerUçtu çekip karnından kopardığım tüyler Şen miyim martıları koluma takarakBir güç denemesiyle pazularımKahverengi-kendi kendine canlı-kabararak Birara bütün kuvvetlerim elimdeÖyle ki dalgalar gibiyimBir okyanus kalbindeÇevirdim hem üç kere numaranıBirileri bir cumartesiMüthiş morarıp genişlediğini bildirdilerŞaka mı bu hayır şırrak bir şokÜzülmüyorum korkmuyorum ağlamıyorumSadece“Melenkoliniz uğradı” diyor pansiyoncu kadın“Haber vereyim dedim yoktunuz dünden …

Devamını oku

Vakit Sarı Tunç Kara Demir

İnsanın delikanlılığı üzerine konuşalım Parmağıyla bir zincir sallayarak geçiyor önümüzden  Bu bir müzik  De ki balyozlanan kaburgalar İşkence odaları hayır diyorum ki  Kulağımızı dayadık mı kumluklarına  Kadırga kırıkları deniz dibi fısıltıları Elbette bu suçları  Bu suçları  Bakın nasıl utanıyorlar  İnsanlık bizde kalsın fakat Allah  Onları sorguya çekecek  Bir zebani düşünemeyiz daha  Dünyaya ait beş duyumuzla  …

Devamını oku

Biz Olmadan

Bir sabahUyandık kiHer taraf kar karUyuyorduk hepimizAhNasıl yağarHiçbirimiz olmadan Cahit Zarifoğlu

Yaşamak / Cahit Zarifoğlu

İSTANBUL 1968. Neden diye sormayın hemen. -Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz.Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer bellidir. Bakınırız ve onun işaretlerini tanımakta güçlük çekmeyiz. Az sonra karşımızdadır o, merhamet bile olsa. Hemen fiyatını sorar bazılarımız, ama bazılarımızca da hayat pazarlık etmeye değmez. Söylenen ücreti her …

Devamını oku