Erkenden aşındırır aşkını Odaların köşelerine zamansız oturur Duyarsa bir çocuğun Oyundan çağrıldığını Başının her seferinde döndüğü kumarı Gönlünü bir tarzla kurularken kazanır Anlarsa yenilen bir kadının Darda kaldığını Kendi kendine ardaşak kaçağı Arada bir bakınır ne yaptığına Süresiz kapılır tablolara yangelir Ve oturdu mu bir masaya Hakkını verir çay içmenin Bu adam kitapların uçlarına Çizilmiş …
Tag: Cahit Zarifoğlu
Şub 23
Şehriyar
1. Rahmete açılan bir gökyüzüydüÜstümüze yıldızlar serpenŞefkatli bir anne gibiydiSeni bağrına basan toprakMümin mütevekkil bir güzel adam içinÖlümün müthiş ve gizemli sorularınaAğrılarımı iyileştirenSakin cevaplar bulabilirdimCesur olmayı dener“Yaşamak” bu diyebilirdimİçimde bulutlar hep böyle kabarmazUysal gözlerle bakardım sanaHafta sonlan parkları sevebilirAnılarımı bir tablo gibi asardım duvaraSöylenecek sözlerim olmasaydı hayata 2. Oysa yine çocuklar var hayatımızın ortasındaGüzel yüzleri …
Şub 23
Cahit Zarifoğlu’nun eşi Berat Hanım’a yazdığı bir mektup
Berat’e Bana soruyorsun şu resimdekiler kim, diye. Emin ol kim olduklarını çıkaramadım. Görünüşe bakılırsa mutlular. Fakat insanlara tavsiyem şudur ki, nasıl “zenginin parası, parasızın çenesini yorarsa”, başkalarının mutlu görünümü, insanı kendi mutlu olma imkanını, kabiliyetini görmekten alıkoymamalı. Filmler, resimler birer hayaldir. Başka insanların dış görünümleri de bizi aldatmasın. İnsan kendi mutlu olma imkanını görebilmeli. Mutluluksa …
Şub 23
Çocuğan
bu bir geç kalıştır.akşam duruşlarındaalna vuran ürpertinindireklere benzeyen düzenligizlenik adamında bir kadınbir geç kalıştır taş kapıdan ürkek bir güvercinaşağı sokaklara uçuşan saçlarıylailk akşam vuruşuna kadarardında gizlenir bütün seslerin bu koşu büyür elbetgeçmiş bilinen çehreler sırasındanaçıkça saçları belirirbir gözleri bakardudakları gizlenir ağzına burada yoğun bir savaştaninmek gerekiyorTaşlarla koşuyuen yakın sonunaörtmeligüçleri buğudan atlarıkırbaçlarlakavga gider yol uzayıncabitirir şarkıyı …
Şub 23
Toprak
Babam hemen hakanolurkervan yüklü geceyi taşıyan ormandabar bar bağırır develerini Durmaz babamÖncü seher yıldızındanapaydın olan başınısavaş uçlarındaölçer soylu oyunlarıyladüşmanın güzel borazan seslerini Savaşa gerilir babamelinde bir karanfille bekleratılır kentlere Sular direnirÇünkü padişah hala güneşe bakarAkşam geç yürür denizesonsuz savaşlar kaçan atlaryük bilek sayısız güçleaçılan bir saray kapısınıkapatır ve padişahlar sorarlar ava koşan avdan dönenkanter avda …
Şub 23
Su
Taşlanan kadınlar yankırgirdap duvarda ve sırları çözük aynalarbir aynanın civarda hayvan otlağındaki benzeriyüzler kuyuya inen gözü terkedersıcaktır orfe yaklaşırkavalsız ve çılgınca döner kaderine bir kez daha bakaraçlığa üşümeye kartalın alnında duran yıldızabir kere daha daha yalnızlığakati ve aşk geçerliliğini ortaya koyarakulusal ve benci iki çingene arasındabir kere daha yalnızlığaatılarak Yerin içinde yüzlerle hücumbütün özentili yekinmelere …
Şub 23
Ilık Kocaman Bakışlar
Yorgun ve bozuktum bir çağdaVerimsiz bezginGeçti günlerUçtu çekip karnından kopardığım tüyler Şen miyim martıları koluma takarakBir güç denemesiyle pazularımKahverengi-kendi kendine canlı-kabararak Birara bütün kuvvetlerim elimdeÖyle ki dalgalar gibiyimBir okyanus kalbindeÇevirdim hem üç kere numaranıBirileri bir cumartesiMüthiş morarıp genişlediğini bildirdilerŞaka mı bu hayır şırrak bir şokÜzülmüyorum korkmuyorum ağlamıyorumSadece“Melenkoliniz uğradı” diyor pansiyoncu kadın“Haber vereyim dedim yoktunuz dünden …
Şub 23
Vakit Sarı Tunç Kara Demir
İnsanın delikanlılığı üzerine konuşalım Parmağıyla bir zincir sallayarak geçiyor önümüzden Bu bir müzik De ki balyozlanan kaburgalar İşkence odaları hayır diyorum ki Kulağımızı dayadık mı kumluklarına Kadırga kırıkları deniz dibi fısıltıları Elbette bu suçları Bu suçları Bakın nasıl utanıyorlar İnsanlık bizde kalsın fakat Allah Onları sorguya çekecek Bir zebani düşünemeyiz daha Dünyaya ait beş duyumuzla …
Şub 23
Biz Olmadan
Bir sabahUyandık kiHer taraf kar karUyuyorduk hepimizAhNasıl yağarHiçbirimiz olmadan Cahit Zarifoğlu
Şub 23
Yaşamak / Cahit Zarifoğlu
İSTANBUL 1968. Neden diye sormayın hemen. -Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz.Kişinin ihtiyaç duyunca aramasının binlerce çeşidi olmalı. Aradığımızın ne olduğunu biliyorsak, arayacağımız yer bellidir. Bakınırız ve onun işaretlerini tanımakta güçlük çekmeyiz. Az sonra karşımızdadır o, merhamet bile olsa. Hemen fiyatını sorar bazılarımız, ama bazılarımızca da hayat pazarlık etmeye değmez. Söylenen ücreti her …