biri yaprak, diğeri yılan olaniki yüzüğümüışığın gölgesinde bıraktımbeni uyutmaları için. bu gece ay doğarsaiçi dolacak yüzüklerimin. içimin yatağınaçekilirse gözlerim,toz meleğim geliruyku meleğim.kanadını silkelerdönerve dua ederuykuyla doluncaya kadaryüzüklerim. dokunup kendimetenim yumuşamışdedirten gecegövdemde yokluğunrengi beyazbilmiyor kimse. bu gece uyursamuykumgecenin acı göğünden süzülürgövdeme yerleşirse bir sesçiçeğine konarsaçocukluk defterimintoz meleğim geliruyku meleğimkanadını silkelerdönerve dua ederuykuyla doluncaya kadaryüzüklerim. melek soraranne …
Tag: Bejan Matur
Şub 23
Her Taş Bir Kelime
Şiirlerimin hiçbir eskizini yok etmiyorum. İlk defter halinden son dosyalanmış haline kadar, arada defalarca yeniden yazılan şiirleri tutuyorum. Şiirin hikâyesini bütün bu yazılanlardan daha iyi o arşiv anlatır çünkü! Bir şiirin hikayesini yazmak, şiirin gelişini yazmaktır. Gelir çünkü. Bir sestir başlangıçta. Çağırır… Çağırmakla kalmaz, ruhu ele geçirir. Gelen sesin ne söylediği size de açıklanmış değildir. …
Şub 23
Minyatür Sessizliği
Unut o kadınınSiyah gözlü maviliğiniMinyatürlerdeki sessizliğini unut O kadının Suyu öperkenKurduğu düşlerinÇölü hatırlattığı zamanı unut Beklemiş her şey adına Dinle.Çatırdayan dalKırılan kalp Ve sırrı neyse rengin Pencereden göründüğü kadarmış hayat. BağırsanKarşılık verirKoruda incelen ağaç Merhametsiz bakışlıO beyazlıkÇürür Ortasında gecenin. Artık hiçbir şey kalbe dokunmazNe fanusunda büyüyen kumNe beklenen uzun kervanGelecek hiçbirşeyOnu avutmaz. Unut O kadınıDüşüGölgeyi …
Şub 23
Rüzgâr Dolu Konaklar
DoğduğumuzdaBizim için yaptırdığı sandıklaraGümüş aynalarLacivert taşlarVe Halep’ten kaçak gelen kumaşlarDolduran annemizBir zaman sonraBizi koyup o sandıklaraYolRüzgârVe konakları fısıldayacaktı kulağımıza.Yalnız kalmayalım diye karanlıktaÇocukluğumuzu ekleyecekAvunmamızı isteyecektiO çocuklukla.Sırtımızdan jiletle akıtılan kanınKarıştığı uzun ırmağaBırakıldığımızdaAnnemiz bu kadarını istemezdiBu yüzdenO uyurkenUzaklaştıkDiyorduk sulara. Gidişin kendisinden artakalanHer şey, herkes burada.Ben buradayımKardeşlerim yitikliğiyle buradaAnnem elbiseleriyleErkek kardeşim savaş korkusuylaBabam burada hiç uyanmış olmasa da Dünya …
Şub 23
Dünyada Olmak Acıdır Öğrendim
Yeryüzündeki tüm kızıl taşlaraTanrının kanı sürülmüştür.Bu yüzden kızıl taşlarÇocukluğumuzu öğretir.Tanrı, biz çocukken,Yanımızda dolaşır.Küpemize dokunurVe kolyemize.Pabuçlarımıza ve kurdelamızınKızçocuk olmak kıvrımına girerSaklanır. Kızıl bir elbise ve yatak almalıylım,Kızıl bir yüzük,Ve lamba.O zaman olmalı ki,Annenin zamanı başlar ve tükenir. Beklemeyi bilen kan,Taş olmayı da bilir.Dünyada olmak acıdır. Öğrendim. Kızıl karanlıkMavi karanlıkVe başlangıçBir anlamı olmalı ki bunların,Bırakmaz bizi annemiz …
Şub 23
Şimdi kim bağışlayacak beni
Şimdi kim bağışlayacak beni…Unuttum senle helak olmuş tüm kavimleri kişisel tarihimi pompeinde taşa dönen kalbimi..Şimdi kim bağışlayacak seni bir dokunuşla yumuşacık olan.kalbimdir seni bağışlayacak olanya beni kim bağışlayacak benisuda ayın şavkını bilirsin sevgili ‘yakamoz’bir yakomozdu sözlerinruhumda şavk eyleyen gecenin karanlığında.Şimdi kim bağışlayacak benicanım bunca acırken iyi kadrajlanmış gülümsememinyapaylığını sözlerin kadar yalan yaşantımıkim bağışlayacak kendime yaşattıklarımıyorganımın …
Şub 23
Aziz’in Kararan Gülleri
i. yıldızların yıldız olmak hakikatindenkurtulamadıkları o yerdebeklenen sabah değildir artıkbeklenen korkudur yüreklerdeayaklarını soy ve çık tepeleretepelerin acısını duyduy varlığınıneden yaratıldığını ve öylece kaldığını.ay tanrısı güneşe bakıyorve bir tanrı daha oluyorderken zaman yaşlanıpakmıyor.gece yol alan atalarından söz ediyor birigece için gittiği haccı bilmeyen atalarındanonlar hep gece yol aldılarbu yüzden insan oldular diyormiraçları mutlaktıkalpteydi. ii.bir taşın işlediği …
Şub 23
Sözcükler Acımızı Doldurmayacak.
Siyah örtüyle kapatılmış, ölme hazırlanan bir gelin gibi duranmasada, konuştum onlarla.Yanımızdan bir şair hırsız gibi geçti. Sözün uçurduğu gövdesiyle.Şairlere baktım. Hepsi bir gölgeyi dolaştırıyor.Bir köpeği dolaştırır gibi. Sözcükler acımızı doldurmayacak. Bejan Matur
Şub 23
İnci
Bir inci saflığıylaBekledim çukurumdaBeyaz bir taş olmalıydı uykum.Beklesem olurdu zamanla.Göğsümde gezinen ağır elKal dedi.Beklemek kaderidir incininOlmak kaderiKal çukurunda. Karanlık içimi kemirmedenÇıkmalıydınHoyrat olmayan bir tenin dokunuşuyla. Göğsümdeki ağır elinGölgesiyle uyandım.Porselen ceylanın bakışı,Memelilerin o çok titrek yol boyuncaMavi ayakları.Değişti yok aslında bir şeyin.Kalbim, uzun siyah giysili adamlarınBakışlarıyla dondu o taş köprünün ortasında.İnsan babasını hatırladığında ağlarsaOlur tarih.Kökleri kururBelki …
Şub 23
Her Kadın Kendi Ağacını Tanır
Sana geldiğimde Kanatlarını, Siyah taşlarla örülmüş O ıssız şehrin üzerinde açacak, Bulduğum bir ağacın dallarına tüneyecek Ve acıyla bağıracaktım. Her kadın kendi ağacını tanır. Uçtum o gece. Karanlığın girmeye korktuğu şehri geçtim. Gölge olmayınca ruh yalnızdı. Uludum. Bejan Matur