Tag: Behçet Aysan

Ayna

kırılınca bir büyük aynaşarkılar da yarım kaldıbüyü bozuldu, durdu saatlersuda suretimiz asılı kaldı. yoktu, şehirler gezdim ülkelerdüşlerim sahipsiz kaldıve şimdi kim bilir nerdelergül güle değdi solmuş kaldı. anıları öğütür değirmenlerbir aşk söyleyin ki banadaha başlarken öl demeler. kırılınca bir büyük aynaaşk bitti şarkılar yarım. Behçet Aysan

Unutulmayan

durmadan taşırdım yanımda üç şeyiiri çakıl tanelerini, çatlamış bir narı bir öpüşün bıraktığı harlı lekeyi ipekten çalınmış umutlarla taşırdım ah sevgilim derdim, ölüm ne kadar çoktu yaşadığımızda. bize hep beyaz mendil sallayan ölüm ki, iki kapısında haki bir yalnızlık dikilirdi ve hatırlatırdı bize, güz kuşlarının uçup gittiği denizleri. bense, yulaf kokan dağlı ellerinde dolaşmak gibi …

Devamını oku

keder atlası

nilüferler niçin suya eğilirve niçinkavruk otlar gibitutuşuro ilk sevdalarsöyleyin banaey kitaplar. bana söyleyinkim var aramızdabiraz ölmedenbir türkü tutturmuş giden. ya kırmızı şapkalıgelincik, senin içingöz açıp kapayıncaya yiter şu baharhemenölüm geliryükselince sular. söyleyin banaey kitaplar var mıkederin atlasındatarçın kokulu bir şehirinmemiş olsun damlarınagözyaşındanyıldızböceklerive tarçınkokulubir aşkhiç ölmeyen. Behçet Aysan

Dışarda Kar

kar yağıyor dışarda sokak lambasına düşüyorve serçeler üşüyorkenarları hafifçe yanmışsayfalarına kan sıçramış bir kitaptanâzım hikmet okuyorum.dışarda kar yağıyorve dağ lokantasınagidiyor zengin kasabalılar.kar yağıyor dışardamektubun yeni gelmişistanbul kokuyor.dışarda kar yağıyor seni seviyorum. Behçet Aysan

Kara Sevda

ak bir yaban güvercinigibiydin aşk vişnelere bulaştın kirlendi beyazın. takılamayan telli duvak verilemeyen mendil düşlerde kaldın. al üstüne mor giymiş körkuyularda körkuyularda sevdadan delirmiş. ah yüzüne bütün kapılar kapanmış senin ıtır ve yasemin kokulu günah. çıkılamayan yıldız gidilemeyen iklim kimbilir hangi limanda hangi gemiye yüklenmiş. al üstüne mor giymiş körkuyularda körkuyularda sevdadan delirmiş. düşlerde kaldın. …

Devamını oku

Aşkın da Köle Çağı Vardır

yükledim mor sümbüller gibi gemilerimehüzünlerimieskittim yıldızları çolpan aramaktan.-günahtanbordaları kuzguni siyahtançekilmiş çileden yelkenin ilmeğiibrişim ibrişimgümüş zülfü örülügemilerim.- dolaştım tam yedi iklimbeş denizüç zaman peşim sırabir imparatorluk kalabalığı yalnızlıklademirleyipsığındımsa da boşunakurtulmak için acıdanbüyük aşkların koruganına.-kilitledim kapılarıçözdüm palamarlarıve bir gün o limanda.- gördüm bir sıcak öpüşünkiliminden dokunanıutandımbağrımda eskidençini mürekkepli dövmelerimdenküreledim sevda tavında alazlaşanıyoksulluğun kavında yananbir hallacın yere düşen …

Devamını oku

dokuz köyden kovulanın şiiri

ve sular kararınca vurdum sahipsiz bir kıyıyayağmurlar susmuştu ben susmuştum, kimliksizateş kuşlarıydı dönenen orda, ölüm kuşlarıhangi çağdı, hangi batık, hangi tarih bırak bunlarıkovulduk mu, sonunda yine biz dönelim anılara. bir sürgün ezgisi olmuş duyuyorsun ”leylim ley”varsın söylensin uzak coğrafyalar, sisli limanlardakimimiz evindedir ama dolaşır işte bukağıylakoşsam kanatır parçalanmış yürek zamanlarıkovulduk mu, sonunda yine biz, dönelim …

Devamını oku

onu bana bağışla

saat kulesinin ışığı vagonun camlarınavuruyordu camlarda buzdan orkide ve menekşeler silince buğusunusenin yüzün çıkıyordu. bir gece yarısıyabancı bir şehirde, bir gece yarısı treninde senin yüzün. ilerde petrokimyanın bacalarındanyepyeni bir telaş yükseliyordu gökyüzüne doğrualevlere karışan denizdetomruklar yüzüyordu bir sokak fenerihiç görmediğim bir gezgin bulut mavikayan bir yıldız yolculuk hazırlığında uçuşan rüzgar damlaları sekip üstünden suların bir …

Devamını oku

kanlı zambak

onu vurdular, gözümle gördüm onuak bir zambağa binmiş                           gidiyordu zambak dur, sana da bulaştı kan. bir damla gözyaşından doğurmuştu anası onu, bir avuç sevinçle büyüttü. bir avuç hüzünle nice zorluklar nice ayrılıklar ve saçlarına beyazlar               …

Devamını oku

örüp ince bir tığla

duvarda, solgun ışıklarla oynaşmada bir örümcek ve düşüncelerim ince bir tığla örüyor ağını, sessizce günbatıyor. kara battaniyelibir ölü yürüyor sonra kireç döküntüleri ne kadar da                               benziyor ona, öldürülmüş bir arkadaşınınfenerinitutuyor, içli bir madenci                …

Devamını oku