Tag: Arif Damar

1949

Ne zaman yüreğime eğilip baksameski aşkımdan kalan kırıntılarınparıldayıp söndüğünü görürüm Bir yaz gecesinin karanlığında gözlerimilerde yan yana duran iki gölge seçeristasyon binası köprü merdivenlerrumca söylenen bir şarkıyı dinlemek içinkulak kesilirsonra bir tren gürültüyle gelip geçer Ne zaman yüreğime eğilip baksam İstanbul, 1949 Arif Damar

Hissen Yok Bu Akşamda Senin

Hissen yok bu akşamda senin,sen öğleden beribu renk renkbu çeşit çeşit söylenen şarkınınartık haricindesin.Tankın gölgesi uzandı üstüne kadar,nerdeyse, habersiz gün batacak.Tamamen çekmiş göğsünden akan kanıbüyük ve mütehammil toprak.Her şeyin ne kadar şikâyetsiz,saatin hâlâ işliyor bileğinde,onu akşamdan akşama kurardın,tabii biraz sonra duracak.Bugün günlerden cumartesi,dün yazdığın mektup,ancak, dört gün sonra eline değecek karının.Senin orada eskisi gibi sesin …

Devamını oku

Suçluluk Duygusu

Böyle uzun yaşamak iyi deSık sıkBir suçluluk duygusu uyanıyor içimdeHalit Asım gibi hemen usuma gelenTürküsü yarıda kesilenGenç şairlerinYıllarınıYıllarını mı çaldımYoksa ben. Arif Damar

Sarmaşık

Arsız bir sarmaşık gibiyimTa çocukluğumdanBinbir düşeUmudaSıkı sarılanGüzde bütün yapraklarSarardıkları zaman-Hemen dökülecekler-Benimkiler güneş vurmuşKızıl bakırdan. Arif Damar

Şair

bir şair kendinden başkanereye gidebilir ki Arif Damar

Kiraz Dalı

Haziran’da kiraz dalıÇocuklar uzansın diyeYere doğruEğilir Arif Damar Şiir bana annemin çocukluğuma dair anlattığı bir anekdotu hatırlattı.  Annem bahçede babamla beraber kiraz deriyorlarmış. Bende o sırada 2-3 yaşlarındayım ve bahçede oynuyorum. Önümde mama önlüğü varmış ve onunda ön tarafında cebi bulunuyormuş. Bir süre sonra babamın yanına gelmiş ve kiraz ağacının alt dallarından topladığım henüz olgunlaşmamış …

Devamını oku