Suda yorgun, muzî tecellilerEdiyor bir takarrübü ifşâ: Kuğular, leyl içinde, sîne-küşâGeliyor, gözlerinde mestîler;Sanki mahmul-ihande keştîlerKi olunmuş nücûmdan inşâ… Ahmet Hâşim KUĞULAR Suda yorgun, ışıklı görünüşlerBir yaklaşmayı açığa vuruyor: Kuğular, gece içinde, göğüs bağır açıkGeliyor, gözlerinde sarhoşluklar;Yıldızlardan yapılmışGülümseme yüklü gemiler gibi… Ahmet Hâşim(Çeviren: Asım Bezirci)
Tag: Ahmet Hâşim
Şub 23
Sürûd-ı Emel
-Yine gülerken Güldün; şeb-i şi’rimde bütün şi’r ü emellerPür-hande, pür-aheng ü pür-âvâz döküldü;Mehtâb ü ziyâ, fecr ü şafak, nûr döküldüReyyân-ı emel, mest-i hafâ… şûh u münevver… …
Şub 23
Ey Nisviyyet… Şiir Nedir?…
Bu bir hayâl idi evvelce, fikr-i hâtiimin,Firâz-ı ufk-ı serabında dâimâ uçuşur:O handedir, o tebessüm, o nağmedir ki şiir,Uçar bahâr-ı ezelden… nüvîdidir ebedin. Bütün o aşk ü melâlimle ben semâlardan,Ararken, âh ararken o nazra-i ebedi;Bugün figaan ile hep anladım, hatâlarımı,Huzûr-ı ânına geldim, sûal için senden: -Şiir nedir?…O güzellik değil midir ki, bütünSafâyihinde uçar, hep bedialar, meh-tâb;Meâl-i …
Şub 23
Şimdi
Boğdum, sükûn-ı kahr ile, aşk-ı muhâliminVahdet-güzîn-i kalbim olan yâr-ı lâlini;Açmış o yerde kîn-i beşer şâh-bâliniBekler tulû-i nahsını şems-i mezâlimin. Kırdım meh ü nucûmunu ufk-ı leyâlimin;Gördüm semâlarımda cünûn hilâlini;Sildim zekâ-yı hâr u alîlîn suâliniNakşı-ı girift-i sîm ü zerinden hayâlimin. Uzlet-serâ-yı samt ü gurûrumda münferid,Yalnız sadâ-yı kalbime münkaad u mu’tekid,Zulmetlerin kudûmunu ben şimdi isterim! Ezvâk-ı gayz ü …
Şub 23
Yasemin Ay
Daha pek yavru, pek küçükken ben,Büyük annem tutardı alnımdan,“-Bana bak, böyle güzelim!” derdi.Sonra yeni parlayan aya bakar,Tasalı dudağı bir ağlama saklar,Göğün seslenişini dinlerdi.Ey hayatımda her doğan derdiBir duygusal ışığa dönüştüren,Bu duasıydı eski bir ruhunSis ve karanlıkta gizli geleceğe.Görünmeyeni saklayan gece, geleceğin sırrı,Temiz gözünde hasta bir çocuğunGizli tanın ışıklarından dilek,Bir sevecen avutma alacak,O karanlık ve suskun …
Şub 23
Tahattur
Bir Acem bahçesi, bir seccâde,Dolduran havzı ateşten bâde…Ne kadar gamlı bu akşam vakti…Bakışın benzemiyor mu’tade. Gök yeşil, yer sarı, mercân dallar,Dalmış üstündeki kuşlar yâda;Bize bir zevk-i tahattur kaldıBu sönen, gölgelenen dünyâda! Ahmet Haşim
Şub 23
Kadın Nedir, Çiçek Nedir?
Kadın nedir?… O münevver menekşedir ki uçar,Samîm-i hüsn-ı bahârında hande-i âfâk,Çiçek nedir?… O da bir aşk-ı mütebessimdir kiŞemîm-i rûh-ı behîminde bir kadınlık var!.. Çiçek meâl-i ebedden terekküb etmiş ise,Kadın hayâl-i ezelden temessül etmiştir.Bu mâh ü mihre mutâbık bir teşâbühtür;O, rûhu, rikkate âid, bu kalbe âid ise… Kadın, semâ; o da bir nuhbe-î tesellîdir,Kadın, çiçek, o …
Şub 23
Çıktığın Geceler
Ba’zan sarı bir çehre-i ru’yâ gibi hissiz.Tenhâ bir ufuktan görünürsün bize sessiz… Çehrenden akan hüzn-i ziyâ, hüzn-i müebbed.Her rûha döker giryeli bir hasret ü gurbet,Bir hasret ü gurbet ki bütün geçmişe âid: Günlerle ölen hâtıralar… her şeyi râkid.Her bir şeyi pür hande yapan mâzî-yi mes’ûd…Bir lâhza sevilmiş, unutulmuş, keder-âlûd,Ru’yâlı kadın gözleri… âsûde semâlar: Sislerde …
Şub 23
Kış
Yine kış,Yine şems-i mesâda, ah o bakış,Yine yollarda serseri dolaşanAşiyansız tuyûr-ı pür-nâliş… Tehi kalan ovalarSükût eder sanılır mevsimin gumûmuylaHarab olan sarı yollarda kalmamış ne gelen,Ne giden,Şimdi yalnız kavâfil-i evrâkMütemâdi sürüklenir bir uzakUfk-ı pür-ıztırâb u nevmide. Yine kış, yine kış,Bütün emelleri bir ağlayan duman sarmış… Ahmet Hâşim
Şub 23
O
Bir hasta kadın, Dicle’nin üstünde her akşamBir hasta çocuk gezdirerek, çöllere gül-fâmSisler uzanırken o senin doğmanı bekler. Yorgun gibi mühmel duran asude ufuklarTitrer, silinir… Dâmen-i şeb her şeyi saklar,İklim-i hayalâta bakan bir nazar-ı dûrHüzniyle doğar necm-i sema sâkit ü mahmur;Bir mâilik üstünde yanar gizli ziyalarLeylin bütün ezhârı semalarda açarlar,Leylin bütün ezhârı, bütün ruh-ı ziyası;Bir nefha-yı …