Nice aşk yitirdim ben. Kışkırtıcı bir bakışıyla çılgına döndüğüm, bir dudak büküşüyle ağulu acılar çektiğim, kahkahalarıyla şenlenip gözyaşlarıyla kederlendiğim, bir tanrıça katına çıkartıp tapındığım, kutsal mabetlerinin sunaklarına hayatımı bir adak gibi bırakmayı arzuladığım, memelerinde, kasıklarında, kalçalarında, bacaklannda, boyunlarında adanmış topraklarda dolaşan bir sofu gibi vecd içinde kendimden geçerek dolaştığım, ayaklarına kapandığım, göğüslerinde ağladığım, saçının bir …
Tag: Ahmet Altan
Şub 23
Nereye Gidersin Sevdiğim
Nereye gidersin sevdiğim…Hatırlamak için harcadığımızdan çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.Unutmak…Çaresizlerin, fırtınalar arasında, bir gün oraya ulaşmanın düşünü kurdukları o acıklı sığınak.Hayatımıza girenleri ya da girmek için kapılarımızı zorlayanları silmek aklımızdan, onlar yokmuş gibi davranıp onlar yokmuş gibi yaşamak.Geçmişi, o geçmişi yaşayan parçamızla birlikte çıkartıp atmak içimizden, atılan her parçayla birlikte içimizde bir …
Şub 23
Biraz Oyalanmak
Beni çevreleyen sükunet içimdeki sükunetle birleşti, ben sabahın solgun sessizliğine karıştım.Küçük bir sazan balığı, bir dağ yemişi, bir zakkum çiçeği gibi o sakin güzelliğin bir parçası oldum.Böyle bir sabah vakti inci grisi bir gölü, nefti dağları, sulara çizilmiş lacivert çizgiyi, kızılımsı zakkumları sevmek için buraların sahibi olmak gerekmiyordu, burası benim vatanım olmasa başkalarına ait bulunsa …
Şub 23
Meçhul Bir Kadına Mektup
Dağınık kaşlarınızın sınırlarını çizdiği o ışıltılı gözlerinizden bir pırıltı uçuverdiğini sanki görüyorum. Aşkı aşk yapan duygunun, bütün kadınların peşine düştüğü o suçortaklığının tadını tadıyorsunuz. Bu yazı size bir suç armağan ediyor. Sanırım Stefan Zweig’ı pek okumadınız, zaten şu sıralarda pek moda değil… Eğer, Zweig’ı okusaydınız, onun bu yazının başlığının tam tersi bir başlık taşıyan muhteşem …
Şub 23
Benim Güzel Allahım
Ey siz inananlar. Tanrınızın yarattıklarına düşmanlık mı besleyeceksiniz? Öldürecek misiniz onları? Yoksul mu bırakacaksınız? Acılarına sırtınızı mı döneceksiniz? Sadece kendi kavminiz için mi şefaat dileneceksiniz? Kendinizi ayıracak mısınız Rabbinizin yarattığı diğer kullardan? Dininizle, ırkınızla böbürlenecek misiniz? Ey siz, huzursuz ruhlar… Ey siz, binlerce yıldır kendi ihtirasının dikenleriyle kanayanlar… Ey siz, fıtrattan eksikli yaratılmış olanlar… Dinleyin. …
Şub 23
Cami Işıklarına Bakan Çocuk
Çocukluktan gençliğe geçmeye çalıştığım dönemlerde yazarlık hayalleriyle dolu olduğumu gören babam, ‘Yanağını cama yapıştırıp, evin çaprazındaki caminin şerefesinde iftar zamanını haber veren ışıkların yanmasını, ışıklar yanar yanmaz bunu bağırarak haber verdiğinde büyüklerin aferinini almak için heyecanla bekleyen bir çocuğu anlatabilir misin’ demişti. Yaklaşık kırk yıldan beri o çocuk aklımdadır. Hálá o sahneyi ve o çocuğu …
Şub 23
Ey Kavmim
Ey kavmim…Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin Dönüp de bakmazsın ölülerine.Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvın.Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın.Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıdını…Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsınçalınanlarına.Tanrıya yakarır ama firavunlara taparsın.Musa Kızıldeniz’i açsa önünde, sen …
Şub 23
İnsan Sevdiğini Görmeyince
Kıskançlıklarla, kuşkularla, hesaplaşmalarla süren sancılı bir aşkın orta yerindeki bir sevişmeden sonra adam seviştikleri odadan çıktığında başlayan bir hava bombardımanında ev isabet alıyor ve adamın biraz önce geçtiği bölüm çöküyor.Daha iki dakika önce koynunuzda olan birinin yok olduğunu görüyorsunuz.O korkunç anda kadın yaşadığı çaresizlik karşısında, aslında pek de inanmadığı Tanrı’ ya sığınıyor.Dizlerinin üstüne çöküp yalvarıyor.“İnandır …
Şub 23
Önce mimozalar gelir… Önce daima mimozalar gelir.
Önce mimozalar gelir… Önce daima mimozalar gelir. Ve her seferinde şaşırırsınız… Daha kışın ortasındayken baharın habercisi bu sarışın ağaçlar nereden çıktı diye… Minicik çiçekleri, ince dallarıyla saçlarını rüzgarda şöyle bir dağıtıp kokular içinde salınırlar. Ardından nergislerle menekşeler sökün eder. Menekşeler aşka düşmüş kederli prensesler gibi sırlarını ele vermeden, acı yeşil yapraklarının içinde saklı hüzünleriyle başları …
Şub 23
Benim Allahım
Marcel Proust’un çok yıllar önce keşfedip yazdığı gibi geçmişin anıları, kokular âleminin muhafızlığında saklanır ve her koku bir kapı açar o unutulmuş sandığınız zamanlara. Üstüne çörek otu serpilmiş pişkin pide kokusu, birçokları gibi beni de alır bir fırının kapısına götürüp bırakır. Vakit nedense sonbaharın son günleridir. Hava serincedir ve akşam inmeye hazırlanır. Kendine bir iş …