Acı,ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,öfke,kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,keder,yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,duracaksın,durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğinebakacaksın,sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyanalaycı kargaların sesinidinleyeceksin,çiçeklerini koklayıp derin bir solukalacaksın. Ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatıdüşüneceksin.Acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksınbir zaman, ?dinlenin biraz? diyeceksin. Bir inci avcısı gibi, ta …
Tag: Ahmet Altan
Şub 23
Sevdiğiniz Kaybolduğunda…
Bazen, sevdiğiniz insan kendi içine girip gözden kaybolur. Kapısız bir katedralin önünde duran biçare bir dindar gibi, içeri girenin yeniden dışarı çıkacağı bir geçit bulabilmek için sevdiğiniz insanın etrafında dolaşmaya başlarsınız. Durumunuz korkunçtur. Sevdiğiniz karşınızdadır, işte onun saçları, onun dudakları, onun gözleri, onun sesi, onun gülümseyişi, onun bakışı, onun duruşu ama bütün bunlar onu, sizin …
Şub 23
İlk Düğme
Bir kadının, daha önce hiç beraber olmadığı bir erkeğin karşısında bluzunun ilk düğmesini çözdüğü bir an vardır; iki insanın arasındaki ilişkinin biçim değiştirdiği, kısa ya da uzun sürecek bir serüvenin başladığı, arkasında ne tür hazların saklandığının bilinmediği, mahremiyetin kanatlarının açıldığı o an genellikle en hızlı geçilen, tadı en az çıkarılan duraktır. Birikmiş …
Şub 23
Kelimeler Maskelerini Çıkarırken
Kelimeler, kapılara kanallara açılan görkemli konaklarda verilen eski Venedik balolarına gözalıcı giysileriyle uçuşarak katılan yüzleri maskeleri aristokrat genç hanımlar gibi varlıklarını gördüğümüz,ama kimliklerini bilemediğimiz sesler olarak gezinir hayatımızın içinde; yaşamak, sanırım, o kelimelerin taşıdıkları anlamları öğrenmek, en acıklısının bile söylenişinde bir hoppalık bulunan dizilerinin ardında saklanan gerçek duyguları tanımaktır. Ölüm kelimesi siyah bir maskeyle, acı …
Şub 23
Bir hayattan bir hayata geçmek
Kutsal kitapların anlattığı cennet ve cehennem gibi hayatın da, her birinde ayrı bahçeler, ayrı yangınlar, ayrı ateşler, ayrı ıstıraplar, ayrı sevinçler, ayrı çiçekler bulunan çeşitli katlara ayrıldığına, Babil’in asma bahçeleri gibi teras teras yükselen hayatın hangi katında duruyorsanız, yaşayacaklarınızın da durduğunuz yere göre belirleneceğine inanırım ben.Eğer bir erkek, sevgisinin peşine düşen Dante’nin cenneti ve cehennemi …
Şub 23
Venüs’le Buluşma
Bazen düşünürüm de, kader bana tuhaf huylu bir arabacı gibi gözükür; sanki sizi hangi şehre götüreceğini seyahatin başından belirlemiştir de, şehre vardıktan sonra bazı dönemeçlerde dönüp adresi size sorar.Hangi semtte, hangi sokakta, hangi evde yaşayacağınızı kendiniz belirlersiniz.O dönemeçlere geldiğinizde kararınız ya da kararsızlığınız çizer yolu.Kararsız kalırsanız eğer, arabacı o dönemeci geçip devam eder yoluna.Acaba hayatımızın …
Şub 23
Bir kadınla yapılan üç şey
Bazı yazarları özler insan, onların anlattıklarını, anlatma biçimlerini, kullandıkları dili, yalnızca onlara ait olan sözcük evliliklerini, onların yarattığı ve okurken bir parçası haline geldiğiniz dünyayı, o dünyanın kokularını, seslerini, renklerini özler; ben arada bir Lawrence Durrell’i özlerim.Yazıyı, hattâ zaman zaman fazlaca, şiire çok yaklaştıran üslubu, bu üslubun içinde insanları bütün kırılganlıkları ve sertlikleriyle anlatabilmesi, limon …
Şub 23
Kristal Denizaltı
Kristal denizaltıBenim de o kristal denizaltıya binmişliğim var.Süt buğusu gibi solgun maviliğin yayıldığı ıssız bir sabah vakti, dönüp dönmeyeceğini bilmediğin bir yolculuğa çıkmak için ürpertilerle binip kapaklarını kapatırsın.Eğer dönersen başka biri olarak döneceksindir yolculuğundan.O denizaltı bir yere gitmez.Giden sensindir.O denizaltının içinde tuhaf bir yolculuğa çıkarsın, o yolculukta gördüklerini, duyduklarını, hissettiklerini hiç kimseye anlatamazsın, senin anlattığını …
Şub 23
Kuş Rab Hayat
Ben zamanla akarım.Bir kum gibi akarım, bir su gibi ve ben zamanla birlikte, zaman gibi bir boşluğa akarım.Zamanın eli, abanoz renkli bir oymacının eli gibi küçük keskisiyle dolaşır üstümde, bir çocuk yapar, bir delikanlı yapar, bir ihtiyar yapar; her seferinde biraz daha azalarak şekilden sekile girerim ve vahşi ve kaprisli bir eldeki bir dal parçası …
Şub 23
Son Oyun
“…sana dün çarşıda dolaşırken aldığım o atkıyı kaybetmemeye çalış… belki ilerde bu olanların gerçek olduğunu hatırlamana yardım eder… ben bana aldığın yüzüğü kaybetmemeye çalışacağım… bunların yaşandığını hatırlamak için… sanırım ben hayatım boyunca hep olanaksızları istedim… onları benimle isteyecek bir kimsenin varlığına ise inanmadım… şimdi zaman zaman senin varlığına inanmadığım gibi… bazen inanıyorum var …