sandaldır ilgi, yanıltırsürüklenir koroda dilsizyarasalar imrenir körlüğüneiz bırakmaz okurken parmak uçları karşıdan arşıya geçmek ne güzelbir çocuk usulca elini tutargösterir gözüyle kavisler çizipbuzlu dallarından yemişler sarkantren penceresiyle yarışan ağaçları saydam sobada yanan üzüm salkımlarınınkışlarla yüzleşen yeşil ferindenfırlar sarmaşıklar buzları yarıpkarnavalda kaybolur gümüş saatlereskimo evleri erir aniden adres defterlerinden uğultular yükselirisimleri çizilmiş ölülerin matemifotoğrafın flaşı ruhunu …
Tag: A. Ali Ural
Şub 23
Fresk
Itual yaşlanır, müze sır verir, düşerdi çiviellerimi ezdim boyalarla, su kattımkireç söndü, duvar yandı, sen geldinkimse çalmasın diyetavana yaptım resmini ıslak sıva üstünde sevişti renklervals uzadı, fırça şaştı, ben şaştımkurumadan göl bitseydi kayıkdaha yıllarca uzatacaktım sevindi mabedin soğuk kubbesiheyecandan terledi, nemlendi sıvaummadığı bir anda alınca kollarınaMikelanj’ın diliyle fresk denen tazeyi güldü tavan ressama elinden aldım …
Şub 23
Fener Taşıyan Kör
Bir kapı açıldığında kapanmıyorsa bir kapı, açılan kapıdan kovulmuş olarak girer insan. Susmaya talip olan akıl anahtarıyla kilitlemiyorsa dilini, düşünce penceresinde ışık ne arar! Yolcu atını bağlasın o halde, alınacak çok mesafe var. Dinlenen bir atın yol almadığını kim söylemiş! Kim söylemiş elinde fenerle bir gece vakti yürüyen körün hikâyesini? Değerli bir malı alacak kadar …
Şub 23
Artık Bu Oyunun Tadı Kaçtı
Her oyunun bir eşref saati vardır akrep ve yelkovanın kaskatı kesildiği, aklın gizli düğmesine dokunup, film bitmeden salonun ışıklarını yakan. Teşrifatçıların kaçışan kirpilere göz kovuklarınızı gösterdiği, rüyaya devam etmeyesiniz diye gözbebeklerinizi incittiği, perdenin hayallerinizin hamaklığından vazgeçip beyaz bir gulyabaniye dönüştüğü an Oyunda olduğunuzu fark ettiğiniz ürpertici bir kesittir bu. Filmin içinde sıcak şekerler gibi eriyip …
Şub 23
Sevgili Dost
Sevgili Dost, Zarfın üstüne ismini yazıp postanedeki memura uzatıyorum. Memurda zarfı geri uzatıyor bana. Bunun üzerine yaşadığın şehrin ismini yazıyorum. Memur başını iki yana sallayıp, geri veriyor zarfı. Bu defa oturduğun semtin ismini ekliyorum. Hayret, zarf yine karşımda.. Cadde ismi de yetmeyince, sokağın adını yazıyorum. Fakat, memur ısrarla kaşlarını havaya kaldırmaya devam ediyor. Bu sefer …
Şub 23
Çamur
sıkıntı basıyor yolcularıyanaşamıyor gemikıyı az ötedeyanaşamıyor azapların en elimikıyı yanındayken yanaşamamakkaptan çabuk tut elinikaptan elini gemi dokununca iskeleyekanatları dökülecek kuşlarıniskeleye dokununca gemi birer birer düşecekler denize yanaşamıyor gemi, gemi yanaşamıyornefessiz kalıyor yaşlı bir kuğuah çamur!toprakla suyun çocuğu A. Ali Ural / Körün Parmak Uçları
Şub 23
Islak Bez
ıslak bezde kalır alnın sıcaklığıcam arkasında kıpırdar buğuümmîdir okuyamaz dudaklarınınasıl bir alfabe bu anahtar söz verir anahtarlığakapıda uyur geceler boyuşiir küser koştuğu dağanasıl bir alfabe bu ah bu müflis tüccarı ayıplamayınbir vitrinden seçtim ben onufiyatını bilmiyordumetiketi yoktu A. Ali Ural
Şub 23
Hükümdar
hükümdar, hükmü geçmeyince dardar kapılardan geçmeli başı eğikyalanla murassa tacınıçember gibi çevirmeli yollardahükümdar hükmü bir masal bilipne tuhaf mührün leke kokması ağacın sudan korkması ne tuhafne tuhaf yüzde kum fırtınasıbir hükümdarın ağlaması ne tuhafuçar kokusu haşebî tespihlerin vezirlerin elinde zergerdan, mercanşahmaksut, kehribar, akik, kantaşısırtında otuzüç kere şaklayantane, durak, imâme, kamçı tombak ibriklerden soğuk su akarcariyeler …
Ağu 10
İmam Şafiî Şiirleri ya da Kitabın kitapçı rafındaki kaderi
Korku ve ümit; kal ikisi arasında. * Affın daha büyüktü * İntikam alsan da benden, ümitsiz olmam * Günah icinde yüzüyorsan bir buz parçası gibi Korkutuyorsa seni dönüş gunünün tehdidi Bil ki Muheymin’in affı sana ulaşır * “Elestu Birabbikum” kadim ahdiyle Ey meçhulken, bilinen isimleriyle! Tattır bize ünsiyet şarabından * Aklımı karıştıran bir şey olmasın …
- 1
- 2