Adını ellerimle çizdim altın kumlara,
Küçülen gözlerimde kurudu son damla yaş;
Kumsal, deniz, sal, rüzgâr senden en son hatıra
Solan ruhumda sana bembeyaz bir soğuk taş!…
İşte, rüzgâr esiyor, dalgalar coştu yine,
Kumlara işlediğim hayalin de kayboldu,
Hicranınla yanarken ben derinden derine,
Karşında, solan yüzüm gibi, güneş de soldu…
Dalgalar, sürükleyin beni de enginlere,
Kumların arasında ben de bir parça taşım…
“Ayrılmayız beraber dalarız derinlere!”
Derken bıraktı gitti elimi arkadaşım…
Şükûfe Nihal Başar
2 yorum
Rahmetli annemin (Mediha Akil 1920 -2011) İstanbul-Cağaloğlu İstanbul Kız Lisesi’ndeki genç kızlığı-öğrenciliği döneminde Edebiyat Öğretmeninin sayın Şükûfe Nihal hanımefendi olduğunu, anılar evde anlatılırken, çocukluğumuzda dinlerdik. Hatta Hasan Ali YÜCEL bey de Edebiyat Öğretmeni olmuş annemin. Ama, hatırladığım; Şükûfe Nihal hanımefendinin çok ciddi ve disiplinli bir öğretmen olduğu anlatılırdı. Hatta İKL’sini Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün ziyeretini de dinlerdik; Annem; “Gözlerine bakamadık, Masmavi ve çok etkileyiciydi…” dediğini hatırlıyorum. Yazı, çok bilgilendirici ve Şükûfe Nihal’in hüzünlü ve dramatik, yaşam öyküsü, yaşadığı talihsizliklerle birlikte okurken çok üzüldüm. Diğer taraftan, Yazar Halide Edip’in Mandacı bir yaklaşımla Sultanahmet’te konuşma yaparken, Şükûfe Nihal’in Fatih’te emperyalizme ne kadar cesaret ve yüreklilikle, bir vatansever olarak halka hitap etmesi ve haykırması beni bir o kadar daha duygulandırdı… “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nün üzerinden de çok geçmemesi nedeniyle de daha anlam ve duygu kattı. Yazara teşekkür ederiz.
(Sayın Editör; Bir önceki yazımda bazı eksiklikler gözlemledim, bu yazıyı eğer uygun görür de yayınlarsanız, tercihimdir. Teşekkür ederim.)
Şükûfe Nihal hanım hakkında dönemin ressam ve sanatçı-edebiyatçı/Şair ve kültür ortamı üzerine araştırma yapmak için sayfanızdan bilgilenirken bazı anılar canlandı gözümde; Rahmetli annemin (Mediha Akil 1920 -2011) İstanbul-Cağaloğlu İstanbul Kız Lisesi’ndeki genç kızlığı-öğrenciliği döneminde Edebiyat ve Coğrafya Öğretmeninin sayın Şükûfe Nihal Başar hanımefendi olduğu evde anlatılırken, dinlerdik. Hatta Hasan Ali YÜCEL bey de Edebiyat Öğretmeni olmuş annem ve sınıfının. Ama, hatırladığım; Şükûfe Nihal hanımefendinin çok ciddi ve disiplinli bir öğretmen olduğu anlatılırdı. Hatta İKL’sini 1933’de Cumhuriyet’in İlanının 10. Yılı nedeniyle Ulu Önder ve Cumhuriyetimizin kurucusu, Mustafa Kemal ATATÜRK ‘ün ziyaretini de dinlerdik; Annem; “Gözlerine bakamadık, Masmavi ve çok etkileyiciydi…Heyecandan öldük.” dediğini hatırlıyorum. Hatta, öğrencilere Kırmızı-Beyaz Kurdeleli, Sarı Metal/Prinç Madalyon dağıtıldığını , bir yüzünde ATATÜRK portresi, diğer yüzünde de 1933 Cumhuriyet’in 10.Yılı yazısı yer aldığını ve siyah önlüklerinin göğsüne taktıklarını dinlerdik. Bu gün Madalyonların birisi bende diğeri ağabeyimde… Yazı, çok bilgilendirici ve Şükûfe Nihal’in hüzünlü ve dramatik, yaşam öyküsü, yaşadığı talihsizlikleri okurken çok üzüldüm. Diğer taraftan, Yazar Halide Edip’in Mandacı bir yaklaşımla Sultanahmet’te konuşma yaparken, Şükûfe Nihal’in Fatih’te emperyalizme ne kadar cesaret ve yüreklilikle, bir vatansever olarak, halka hitap etmesi ve haykırması beni bir o kadar daha duygulandırdı… “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”nün üzerinden de çok geçmemesi nedeniyle de yazıyı okumam daha anlam ve duygu kattı. Metnin Yazarına, Osman Aydoğan’a çok yönlü bilgi aktarması ve akıcı dili nedeniyle teşekkür ederiz.