Şirinevler Kitabevi

Şirinevler Kitabevi
(El-Mucib / Er-Rezzak c.c.)

Beş yıl aradan sonra aynı sokakta kitabevi açmanın nasip olması bir dejavu hissi oluşturdu. Kader’in tuhaf oyunları var; yıllar sonra aynı sokağa getirip bırakıyor; ‘Bir daha dene, göreyim’ der gibi.

El-Mucib: Kulların duasını kabul edip, cevap veren. Cenabı-Hak, canlı cansız akıl sahibi veya buna kabiliyeti olmayan mahlukatın istek ve ihtiyaçlarını onlardan daha iyi bilir ve görür. Kullarından her kim ister hal diliyle, ister konuşma diliyle istek ve ihtiyacını arz edip, istekte bulunsa, kulun duasını işitir ve istediği cevabı verir.

Er-Rezzak: Dilediğine bol bol rızık veren; rızka muhtaç olan bütün mahlukata rızkını veren. Yarattığı varlıkların hayatını devam ettirecek maddi manevi muhtaç oldukları her türlü rızkı verip son nefeslerine kadar yaşamalarını sağlayan.

On gün kadar önce Ömer Bey ile bir yayınevinde oturuyordum. Yeni çıkan kitaplara bakarken gözüme Arif Arslan Beyefendinin Esma Zikri takıldı. Kitabın sonunda her ismin ebcet değeri ve bu isme karşılık gelen Esma Zikrinin yer aldığı bir tablo vardı. Ahmet’in karşısında El-Mucib c.c., Ömer’in ise Er-Rezzak c.c. vardı. İsimlerimizin ebcet değeri ve buna karşılık gelen Rabbimizin sıfatını öğrendiğim andan beri iç alemimde esen fırtınalar halen de durulmuş değil. Zira her sıfatı insanı ayrı bir tesir altında bırakan Yaratıcı’da beni en çok düşündüren sıfatı el-Mucip ve ed-Darr olmuştur. El-Mucip c.c. sıfatlarını çokça anan ben ve yine bunlara karşılık yanımda er-Rezzak sıfatına karşılık gelen Ömer Bey. (Ömer Bey, Şirinevler Kitabevini açmam için maddi manevi destek olan kişi.) Buradaki ilahi ebceti, dengeyi, mütekabiliyeti anlamaktan, kavramaktan kendimi aciz hissediyorum.

Sanırım insan kazandıklarına aşırı derecede sevinmediği gibi kaybettiklerine de gereğinden fazla üzülmüyorsa yaşlandığını, olgunlaştığını anlayabilir. Aslında Bakara süresinin 216. ayetine iman insanı olgunlaştırıyor: “Savaş, hoşunuza giden bir iş olmadığı halde size farz kılındı. Bazan hoşunuza gitmeyen birşey hakkınızda hayırlı olabilir, buna karşılık hoşunuza giden birşey de hakkınızda kötü olabilir. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.

Rabbim O’na karşı mahcup olacağımız şeylerden bizi muhafaza etsin.

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.