Son Saat

Bir koku kalmıştı odasında, belki yalnız
anılardan, belki de ilkyaz akşamına
yarıaçık bırakılmış pencerelerden. Götüreceği neyi varsa
toparladı. Büyük aynanın üzerine bir çarşaf örttü.
Parmaklarında hala o biçimli gövdelerin duygusu
ve kaleminin duygusu, tek başına – karşıtlık yoktu:
şiirin son birleşimiydi bu. Kimseyi aldatmak
istememişti. Son yakındı. Bir daha sordu:
“Acaba minnet duygusu mu, yoksa minnet duyulması isteği mi?”
Karyolanın altına itilmişti eskimiş terlikleri,
onları örtmeye kalkmadı – (Nasıl olsa başka bir gün).
Yalnız, anahtarı yeleğinin cebine yerleştirdiğinde,
yapayalnız, odanın tam ortasında duran sandığın
üstüne oturdu ve suçsuzluğunun bilincine
ilk kez böylesine kesinlikle vararak ağlamaya başladı.

Yannis Ritsos

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.