“Şiir, karada yaşayan ve havada uçmak isteyen bir deniz hayvanının günlüğüdür.”
“Şiiri tanımlamaya çalışmak, gökyüzüne merdiven kurmaya benzer.”
“Şiirin yüceliği, çok denenip varılamamasından değil, bir kaç şairin varmış olmasındandır.” Özdemir Asaf
“Suya göre ‘ağır su’ neyse, öteki yazın türlerine göre de şiir odur.”
“Şiir zamansızlıktır. Zamana meydan okumadır.”
“Güzel sanatların en üstünü ve en zor olanı şiir sanatıdır.”
Friedrich Hegel
“Başka kitaplarla hapsedilmek için yazmıyorum
ya da zambağın somutlaşmış çırakları için değil
gelip geçecekler için, gereksindikleri
ay, su, düzenin değişmez temelleri
ekmek, şarap, ve okullar, gitarlar ve el aletleri için.”
“Ben kendi payıma bir iki iyice şiir yazdımsa, bunların tümünün içeriğini önceden iyice pişirdim. Sonra en uygun biçimlerini, ne çeşit uyakla, ne çeşit ölçü ile yazılabileceğini, boyutunun aşağı yukarı ne olabileceğini, dilinin edasını, çeşnisini, peşinen kestirmeye çalıştım. Yani çok zahmetli bir çalışmadan sonra işe koyuldum.”
“Şiir, matematik gibi kolaydan başlanılıp öğrenilmez. Kolaylık, bir beğeni olarak yerleşiverir insanın kişiliğine, sonra da kolay kolay değiştirilemez.”
“Şiir, sözcüklerle güzel biçimler kurmak sanatıdır. Ama sözcük nedir? Bir anlamı, bir çağrışımı, bir gölgesi, hattâ bir rengi ve tadı olan nesnedir. Sözcük insanoğlundan haber verir. Sözcük boş bir kalıp değildir. Ozanın duyguları, düşünceleri, hayalleri, dünya görüşü, felsefesi, kişiliği, her şeyi şiirde belli olur. Sözcükleri tanımak, sevmek, okşamasını bilmek gerek. Hangi sözcük hangi sözcükle yan yana geldiğinde nasıl bir ışık ortaya çıkar? Bunu bilmek gerek.”
“Şiirin orta hallisi veya kötüsü için kurallar, ustalıklar bir ölçü olabilir; ama iyisi, yükseği, harikuladesi aklın kurallarını aşar. Onun güzelliğini tam olarak görenler, bir şimşeğin ihtişamına benzer bir pırıltı görmekle kalırar. Büyük şiir muhakememizi tatmin etmez, allak bullak eder.”
“Şiir üstüne bütün çözümlemeler, bütün kurallar hep ama hep ortalama şairler için. Zaten bir bakarsanız, şiir üstüne konuştuklarımızı, bütün sorunları, büyük, iyi şairlerin şiirleri değil mi getiren?”
“Şiirin düşmanları, bu meslektekiler ya da müşteriler arasında değil, şairin kendi içindeki uyum eksikliğindedir.”
“Şairin şiiri, onun kişiliğidir, bütün hayatıdır. Bu anlamda şiirsel yapının, neredeyse organik bir şey olduğunu düşünüyorum. Yaşayan, kımıldayan, soluk alıp veren canlı bir organizma…”
“Bütün şairler gibi, kimi zaman bir düşünceden, kimi zaman bir duygulanmadan, bir kırgınlıktan, bir öfkeden yola çıkarım şiirin başlarında. Bazen de düşündüğüm, kurduğum, tasarladığım şiirin dışına çıkarım. Bir ayrıntı, yakaladığım bir imge şiirin bütününe egemen olur. Kimi şiirlerimi aylarca çalışarak bitiririm, kimini de bir oturuşta. Bitirdiğim bütün şiirleri ezberlemiş olurum. Biçimciliğe karşıyım, ama biçime çok önem veririm. Ayakkabı gibi, ne bol gelmeli biçim ne de dar. Tam oturmalı şiirin ‘muhtevasına’.”
“Şairler söz sultanlarıdır; hekimler saltanatlarını vücut üzerinde kurarlar; şairlerin dil güzelliği ruha zevk verir; hekimlerin öz verileri hastaları iyileştirir.”
“Gül ıtrıyla selâmlar sabahı, şair yaratır. Pınar hangi susuzlukları giderdiğinin farkında mı? Güneş sarayları da aydınlatır, kulübeleri de. Öyle seveceksin ki kelimeleri, yalnız senin için raksedecekler. Kelimeler de bütün sevgiler gibi kıskanç. Senin olmalarını istiyorsan, onların olacaksın, yalnız onların.”
“…duygular, düşünceler sözcükleri değil; sözcükler duygularımı, düşüncelerimi yönetiyor. Ressam Degas’ın: “Çok güzel duygularım var, ama şiirde başarıya eremiyorum. Neden?” diye sorması üzerine, Mallerme, çok ünlüdür, “Dostum” demiş, “Şiir sözcüklerle yazılır. Herkesin duyguları, düşünceleri var, yetseydi herkes şair olurdu.” Anlaşılmayan budur. İçinden geldiği için mimar ya da mühendis olmaya kalkanı görmüyoruz. Demek sanatların en kolayı şiir ki, duygulara, düşüncelere dayanarak şair olunabileceğine inanılıyor.”
“Gizli şiir sayısı, gizli işsiz sayısından aşağı değildir. Birçok şiirler, varlıklarını duyuramaz, kendilerine bir elin uzanmayışına sessizce katlanırlar”
“Ne masayı anlatacağım diye masa sözcüğünü kullanacaksınız, ne kuşu anlatacağım diye kuş sözcüğünü; ne de aşkı anlatacağım diye aşk sözcüğünü.”
“Şiir, seçmek ve gizlemek sanatıdır.”
“Şiirin önce acemiliği geçilir, sonra ustalığına varılır sanılırsa da, bu doğru değildir: Ozan boyuna acemileşir, ustalaşmanın karşıtı değildir acemilik, özüdür. Ozanın olgunluğu, acemiliğin bilincidir olsa olsa. Bu bilinç acıdır, yaşlı ozanı kemirir; böylece şiirin yanına eleştiri yerleşmiş olur ve yaşlı ozan “ben” olmaktan çıkar. “Fenafillah” mertebesidir bu, ozanın yaşını yok eder.”
“Ustalık kazanılır; ama çocuk olmak yitirilirse, şiirin büyük damarlarından biri yok olur.”
“Şiir, ‘Anayasa aykırı’dır, doğanın ahlakı kovduğu yerdedir, yasadışıdır.”
“Şiirin en büyük özgürlüğü, özgün olma özgürlüğüdür.”
“Şiir, büyük zekâların rüyalarıdır.”
“İlimsiz şiir, harcı ve hesabı olmayan duvar gibidir.”
“Şiir öylesine ayrı, öylesine apayrı bir dildir ki başka herhangi bir dile çevrilemez hatta yazılmış olduğu kendi diline bile…”
“Bir şiir yalnız o şiire giren değil, bir de girmeyen sözcüklerden meydana gelir.”
“En az sözcükle yazmalı şiiri.”
“Güzel ve mükemmel bir şiiri tamamladıktan sonra, şairin on yıl dinlenmeğe hakkı olmalıdır.” Rainer Maria Rilke
“Şiir sıradan bir dil değildir. “Şiir” düzyazıya çevrilemeyen dildir.”
“Sözün ayrıca anlam taşımak zorunda olması, bazı şairleri rahatsız eder.”
“Şiirde anlam, bir çam ağacının kabuğuna sızmış bir çam sakızına benzer. O, ozanın yoğurduğu, bir yoğun damlacık haline getirdiği ve tatlandırdığı bir şeydir… Şiir alışılmışın bardağını taşıran son damladır; onun rolü bu taşırıcı niteliğindedir…”
“Kolayca okunabilen bir şiirin kolayca yazıldığını mı sanıyorsunuz?..”
“Şiir, nesirden bambaşka bir kimliktedir. Musikiden başka türlü bir musikidir. Şiirde “nefes” ve “ses” iki temel öğedir. Dizenin ayakları yerden kopmazsa ve uçmazsa ya da ister en hafif perdeden olsun, ister İsrafil’in sûru kadar gür olsun, kulağı bir ses gibi doldurmazsa halis şiir değildir.”
“Şiir üzerine, gerçekten yeni olan şiirle, yeni bir şeyler öğrenebiliriz ancak; Şiir üzerine yazılanlarla değil.”
“Akılsız şiir, kafasız kalmış Danton gibidir.”
“Şiirsel denklemle matematiksel denklem, çelişkili bir benzerlik gösterir. Matematikte, belli bir kuralla bütün denklemler aynı biçimde çözülür; oysa şiirde, her denklemin çözümü, kendine özgü yeni bir kuralı bulgulamayı gerektirir.”
“Şiir sanatı, kendi hareketlerini tabiatın hareketlerine uydurduğu zaman en yüksek derecesini bulur; o zaman, tabiata öyle yaklaşır ki, ikisini birbirinden ayırt edemeyiz.”
“Şiir sanatı, eksiklikleri güzelliklere çeviren bir simya bilimidir.”
“Şiir bir yaratmadır; evet, ama yüz bin yıllık araçlarla bir yaratma. Bir ozan her dizesine kendi yaptığı dilden, kendi yaptığı dilbilgisinden kata kata en sonunda hem büyük dilini, büyük dilbilgisini yaratır; hem okuyucusunu oralara ulaştırır.”
“Gerçek şiirin, asıl sanat eserinin kendi varlığından başka bir amacı yoktur. Kendisinde başlar, kendisinde biter. Bütün soyluluğu da buradan gelir.”
“Şiirin konuları hiç eksik olmayacaktır; çünkü dünya o kadar büyük, o kadar zengin, yaşam o kadar değişik manzaralı ki… Hiçbir gerçek konu yoktur ki şair onu gereği gibi işlemesini bildiği andan itibaren şiirden yoksun olsun.”
“Anlık kararların belirtecidir şiir; ihtilali körükler durur. Düş yolunna doludizgin giderken gerçeğin amansız savunucusudur şiir.”
“Şairin gücü sözcüklerle kurduğu ilişkide, onlara bakışındadır.”
“Şiir, gerçeklerin dilde yoğunlaşmış düşsel yansımasıdır.”
“Şiiri yöneten tek bir şair yoktur.”
“Çağın şiiri, bunalımlar geçiren bir çağın, insan gerçeğinin şiiridir. Köklü bir düşünüye yaslanır. Ozan, karmaşık bir düşünüyü ya da bilinçaltını bunaltan düşünüleri şiir çağrışımları kaynağına atarak, oradan duygusallıkla belenik bir görünümde dipdiri çıkarır. Kuşkusuz bu en güç sanat uğraşısında çok derin bir bilgi, çağı yorumlayan bir görüş, soluklu bir yaratı, bir başka ustalık ister.”
“Bir şiir üzerinde aylarca, bazen daha uzun süreler çalıştığım oluyor. Her seferinde, başlangıçtaki o duygu birikimini yakalamaya çalışıyorum.”