ne yana dönsen sırtını “umut” bu gece!
hüzün linç ediliyor bütün paragraflarda haince
oysa ben uçurumları giyinmekten geliyorum
hayra yorulmayan düşlerden
düşerken tutulmayan seherden
ve ben’i öldürmekten geliyorum
şarabın o kötürüm kekreliğinden
bütün kadınlarımdan soyundum sinsice
üstelik merhametten ve edepten.
sessizce sokuldu dilim bakir küfürlerin göğsüne
ki kızılcık şerbeti sol göğsüm. hani gizinde büyüdüğüm
ellerimden gece damlıyor kimsesizliğime bak
gecedense kör bir düğüm.
şimdi yangında ilk unutulacak söz’üm
izimizi sürüyorlar nicholaus. sesimizin izini
seviştiğimiz bütün gölgelere soruyorlar bizi
sırrımızı saklıyor mürekkep ve divit ve akrep
içime dökülüyor nefti bir sessizlik ve kasvet
belki de itiraf diriltecek o son bakireyi. kim bilir.
dile gel ey parmak izim. ki bu ifşa helâldir;
işte ilk cinayetim. ilk katilliğim. ve ilk keşmekeş
aslında cinayetin ta kendisiyim
sesimi çölün eleğinde çarmıha gerdim
kör bir bıçakla sevişti gecenin bakracında gözlerim
af dilemekte şimdi tenimde kök salan zambaklar bile
bense isyânın ayyuka çıktığı kertedeyim
affetme beni ey rabbim
ekim ikibinon zeugma
Arzu Eşbah