Özür

ne kötü; o kadar da kalabalığız
cürümler, kabahatler arasında, yılgın
duruyoruz kupkuru dal gibi
ağlamaksızın

ne tuhaf; habire yanılmadayız
isyan alışkanlığı lüzumsuz bir durumda
sonu yok düşüşün gitgide beyazlaşan
o dipsiz uçurumda

ne güzel; döne döne hızlanan
hızlana hızlana dönen tennureler arasından
örttün üzerimize bembeyaz özrümüzü
rahmetine sığınırken gazabından

ne iyi; duaya yatkın eller yaratmışsın
katına açmaya biraz derman ver
ses avuntu, gözler sımsıkı kapalı
ardına kadar açık kapılar, pencereler.

İdris Mahfi Erenler

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.