Ömrüm Seni

bir kadınla bir adam arasında tutuşuyor deniz
mumlar büyülü sözler camdan toplar yetmiyor

ve bir kadınla bir adam arasında sıkışıyor hayat
ölü canlar kurumuş dallar ve vurulmuş atlar

yenileniyor,kan ve yürek de yenileniyor
bazilakası durgun sular akşamına gömülüyor

ne bir adam bir kadını gözlerinden yaralıyor
ne bir kadının dudakları kana rengini veriyor

insan döndüğü yollardan topluyor yaralarını
döndüğüm yollar ne çok acı veriyor
anılarımı sokak çocuklarına ve karda kalmış
kuşlara dağıtıyorum,köpek ulumaları korkutmuyor
ve ben artık çardakta donup kalmıyorum
elim boş dönmüyor gökten en çokta sihrin
doluşuyor gözlerime en çok nasırlı ellerin
hadi desem mahallenin bütün çocukları
yağmur suyu gibi akacaklar kırk odalı konaklardan
hadi desem ihtiyarlar haminneler
kendi tabutlarını taşıyacaklar öldükten sonra
el yazması bir kitap gibi dokunaklı kalaçağım
naftalin kokusuyla ahşap bir sandukada
sen seslendikçe ben akaçağım

ömrüm uzayacak
ve serpilecek çengilerin bin telaşlı etekleri
tek taş yüzük bağlamayacak sözlerimizi
bütün hesaplarımız yarım kalacak
bütün aşklarımız yarım

dört koldan da aksak karşılaşmayaçağız
başkasının ağzıyla konuştukça karşılaşmayaçağız
hadi yürü,üzerinden dökülen ölü bakışlara aldırma
savaşmak kadar zarifdir yaşamak
sevişmek kadar arzulu
seni yeniden tohumun çatlaması gibi yeniden
teyellenmiş bir elbise gibi yeniden
mushaf gibi yeniden

seni kalbimin ağrısı gözümün karası
bileğimin gücü seni

Kenan Çağan

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.