Söz mü? Ne sözü?
Bir aşk anını sonuna kadar yaşayabilmek içindi
fısıldanan her şey
ve daha önce başkasına verilmiş bir sözü bozmaktı
sevişirken sana verilen sözler.
Gitme!.. İnan bana…Bu defa söz!..
(Sa.23.58,Jazz Club_İstanpolis, 31.03.93)
Sen domuz ve rakılı Şavat-yemeğimsin benim.
Havranın güvenlik-kapısında (tam kaybettim derken)
yeniden ibraz etti’im kimlik, kayıt no.su,kippa
ve sebepsiz yere tekrarlayıp durduğum bar-mitza.Senn
ulusal parkta boğulduğum göl.
Üstü açık şiir-kahramanım,kırmızı gül,o büğülü kuğu
bir bayrak& Kitap kılığında –
Sennn egemenlik bayramını kutlayan marşl. Yrb.org.sesi.
Sadece senin devletine uyruk olmayı buyuruyorsun
aşka. Abeni ihanetle suçladığın (hiç ama hiç iplemeden)
çekip gitmek için yağmurluğ’nu giydiğin şu anda bile
hayatıma sahiplik ediyorsun sennn
aslında. Ölünceye kadar senin (vatan)haininim ne’d’olsa.
Sağol, daha fazla içmeyim yoksa gene sarhoş olurum sana.
Giderken kendi hesabını öde lütfen.
Jazz Club/31.3.1993