Şiddeti ölçülemeyen alevler kuşatmıştı her yanımı
Her yanım tren istasyonları
Ömrüm ve sesim tarih kitaplarındaydı,
Firavunlar, krallar, hükümdarlar, padişahlar
Zihnimin içindeydi
I
Günlerdir şaşırarak bakıyorum ellerime
Acımı çoğaltan ellerime
Ellerim alıp götürüyor beni bir yerlere
Sensizliklere, parklara, bulvarlara
İnsanlar görüyorum ansızın
Seni çoğaltan imgesiz ellerimde
Ellerime bakarak yürüyorum caddelerde
Gözlerim anlamsız beynim tabula-rasa
Dinmeyecek bu acı, biliyorum
Anlatamam
Ellerim bağlı gözlerimde
Sokaklar tutulmuş
Kimlik soruyor üniformalılar
Kalbimi soyuyorlar
Ellerimi gösteriyorum çaresiz
Acımı büyütüyorum
Kan sızıyor gözlerimden
Ellerim “alo” diyor bir telefon konuşmasına
Sonra senin ürkek sesinle
Anlamsız geometrik şekiller çiziyorum gözlerime
“Gözlerim sığmıyor yüreğime”
Yüreğinde sevgi
Ellerinde ölüm birikmiş
Bir gezgin dolaşıyor sokağınızda her akşam sonra her akşam
Senin çocuk yüreğinde
Duygusal bir Spartaküs dolaşıyor
(Bırakıp kentin sorularını ve acılarını bana çekip
gittin sonrasız bir hazirana)
Sen gittin gideli
Ay ışığı vurmuyor ellerime
Gözlerimde anlamsız bir sancı
Denizlerin ve dağlann tekilliği
Kaybolmuş tüm anlamlar
Yeni bir hayat için
Yalnız başına
Gelecek bir yolcuyu bekliyor ellerim
Ellerim bir tren istasyonu şimdi
Eller bedenim
II
Bu şiire başladığımdan beri
Bir yağmur bekliyorum nedense
Gecikmiş damlalar vuruyor pencereme
Ellerimi uzattığımda
Senin ıslak saçlarınla boğuluyorum aniden
Sonra o ürkek sesin çoğaltıyor ölümü
Öldürdüm bütün nesneleri
Yeniden var ettim
Yitirdim kendimi
Seni varettim
Düşün
Herşeyin anlamı
Dört sayfalık bir mektupta gizli
Senden bana kalan son gerçek
Bir giz
Ellerim uzanıyor gize sonra kayboluyor herşey kan örtüyor gözlerimi
Bir el düşünüyorum uzakta acıyı bitirecek
Bir göz düşünüyorum yakında
Korkuyu yitirecek
Olmuyor
Sonra
Bir intihar tasarlıyorum
Yeniden yazılıyor
Yeniden anlam kazanıyor herşey
III
İntihar sonrası girilen hayat
Yeni bir doğumdur bedenimde
Masam, beynim gibi darmadağınık gecede
Bıçak, kalem, kibrit kutusu, çay bardağı
Anahtar, kitap ve dünya haritası
Doğduğum yeri arıyorum haritadan
Bulamıyorum hiçbir yerde
Birden sen düşüyorsun ellerime bir çığ gibi
Yaşamı ertelemeyi hızlandırıyorsun
Tren istasyonlarına götürüyor bedenim seni
Katilimi arıyorsun ateşler içinde
Göğü ve yeri delen oluyorsun o an
Sonra tirajı yüksek bir gazetede
Görüyorsun intiharın gizini
Haylaz çocuklar ve benzersiz ütopyalar
Ateş ırmağa karışıp
Bir ip boşluğa salınırken
Ellerimi tutuyorsun bir istasyonda
Alıp götürüyor bizi bir tren
Denizlere ve göklere
Sen beniz kızı Eftalya oluyorsun
Ben yanrıyı öldüren Krilov
Yeni yollar arıyoruz kendimize
Şeytana anlam veriyoruz
Cehenneme çıkıyor yolumuz
Korkma
Cehennemin,çocuktandır şairler
IV
Şiddeti ölçülemeyen alevler kuşatmıştı her yanımı
Her yanım tren istasyonları
Ömrüm ve sesim tarih kitaplarındaydı,
Firavunlar, krallar, hükümdarlar, padişahlar
Zihnimin içindeydi
Silip attım hepsini putlar bahçesine
İntihar edenlerin mezarlığına gömdüm kendimi
Ellerim kaldı geriye
Tut ellerimi
Aynalara bak
Bir intihar göreceksin
Her dokunuşta yüzüne
Ben değilim o
Tarihin lanetlediği yaşam
Bir çocuğun evreninde kaldı herşey
V
Çocuklar eskidikçe günlerin umudu düşler
Eksildikçe yaşamın durakları artıyor
Vazgeçemiyorum tren istasyonlarından üzgünüm
Nüfusu azalacak bu kentin
ve yağmur yağmayacak bir daha
(kimliğimi bırakıyorum düşlerinize)
Kendi dünyamda mezhepsiz bir deliydim şimdi
Senin mezhebinde dünyasız bir deliyim..
…../…../…../…../
Yaşam bitti
Gerçekten bitti
Uykuya dalabilirsin artık…
Kemal Taştekin