O Günler

Güneyin ve Kuzeyin sisleri
bir parça Batıya bıraktı beni
derken, geçip gitti o günler.
Her şey denizdeydi.

Gezgin efendi
unvanını kazandım elbet,
her türden şapka taktım,
açık saçık kadınlar tanıdım,
kum yedim, sardalye,
evlendim zaman zaman.

Yalnız, öne sürmeden
imparator ya da denizci olduğumu,
itiraf etmeliyim hatırladığımı
en dost fırtınaları,
itiraf edeyim ki ölüyorum kıskançlıktan
hatırlarken kaybettiklerimi:
nasıl zengin olduğumu, nasıl yoksul,
beni ayakta tutan açlığı,
asla kapıyı tekmelemeyen
o davetsiz kunduraları.

Büyüklüğü sevincin
katmerli özüdür onun.
Kimse yalnız yaşamaz bugün:
bir valizdir şimdiki zaman
içindeki kaçak saatiyle,
gelecektir kalbimiz,
hazlarımız çok eski.
Yön değiştirdim durdum
sıcakta, soğukta, telaşla,
görmediğim her şeyi
hatırlıyorum hâlâ,
yüzdüğüm bütün gölgeleri
beni içine alan her denizi:
dövüyorum bütün taşları
uzanıyorum dikenlerin arasına;
doğal onuru vardı bende
pek onuru olmayanların.

Bilmiyorum neden anlatıyorum bunları,
bu yerleri, bu anları,
şenlik ateşlerinin dumanlarını.
Kimse için önemli değil
yabancı depremlerle titremek
ve gerçekte, kimse merak etmiyor
komşusunun gençliğini.
Özür dilemiyorum bu yüzden.
Her zamanki yerimdeyim ben.
Binlerce yaprağı olan bir ağacım var,
ölümsüzüm demiyorsam da
sana ve Sonbahara gülebilirim.

Pablo Neruda

Çeviren:Erdal Alova

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.