
Markut Fanzin’den Selma Şipleme, sigara hususunda bir soruşturma gerçekleştirdi. Fakirin payına da bunlar düştü.
1) Sigara içme serüveniniz nasıl başladı?
İstanbul 4. Levent’te Türkiye Futbol Federasyonu’na yakın bir park vardır. Orada bir arkadaşımla oturup futbol konuşuyorduk. Galatasaray’ın akıbeti canımı sıkmıştı. Çok efkârlanmıştım. Yaktım bir sigara ve Galatasaray o yıl şampiyon oldu. Evet.
2) Size sigara yaktıran şiir dizesi hangisidir?
Şiir sigara yaktırmaz, sigara şiir yazdırır. Necip Fazıl’a atfedilen bir söz vardır. Burada o sözü kullanmak tam yerinde olacak diye düşünüyorum: “Sigara düşünen adamın emziğidir.”
3) Sigaranın yararları nelerdir?
Modern insanın süratli yaşamında bir kırmızı ışıktır sigara. Durdurur, nefes aldırır, düşündürür. Atacağı bir sonraki adım için telaş yapmamasını telkin eder, geçmişten ders çıkarmasına imkân sağlar. Ayrıca nikotinin hafızayı geliştirdiğine dair çalışmalar da mevcut. Patlıcanda da bir miktar nikotin olduğu söylenir. Mesela benim dünyada en sevdiğim besinlerden biri olan patlıcanı bol tükettiğim günlerde sigara içme sayımda ciddi bir azalma oluyor. Sağlığa olan zararı muhakkak ki ortadadır sigaranın ama fakirin yeme-içme alışkanlığı biraz da şöyle: Beni mutlu eden bana zarar vermez.
4) Sigara içmenin raconu nedir?
Ben fabrikasyon sigara içmiyorum. Yani gidip bakkala, markete sigara falan almıyorum. Sokak aralarında sabit bir tütüncüm vardır, oradan gider tütün alırım. Bu genelde Adıyaman tütünü olur. Bir tütün doldurma makinesi, sigara için makaron ve saklamak için tabaka. Her gün 18 adet sigara içerim ve sabah iş yerinde bu sigaraları sarar, hazırlar, tabakama koyarım. Cebimde taşıdığım tabaka bana hızlı yaşama attığım bir tokat gibi gelir. Araba kullanmam mesela. Durup bakmayı severim. Bakarken görmeyi keşfetmek isterim. Sigara öyle veya böyle bu keşfimde yol arkadaşımdır. Yola çıkmak haklı çıkmaktır.
5) Hiç sigara bırakma hattı Alo 171’i aradınız mı?
Ben aramam, onlar beni arasın. Şayet ararlarsa onlara Neşet Ertaş’ın şu sözlerini ileteceğim: “Zengin misin fukara mısın? Zengin isen bırak sen cugarayı, fukara cugara içmezse ne yapacak? Hanım tuz diyor erkeğin yüreği cız diyor. Alektriğin parası verilmemiş, suyun parası verilmemiş, ekmeği zeytini gelmemiş, çocuklar hiç haldan habarden anlamıyor. E canı burnunda. Ne yapacak, cugara da yasak olursa? Esas şu havamızı zehirleyen, atmosferimizi delen şu sokaklarda sel gibi zehir akıtan arabalarımızın egzozlarına bir çare bulun. Fukara cugara içecek ki avradı dövmeyecek.”
Yağız Gönüler