Unut o kadının
Siyah gözlü maviliğini
Minyatürlerdeki sessizliğini unut
O kadının
Suyu öperken
Kurduğu düşlerin
Çölü hatırlattığı zamanı unut
Beklemiş her şey adına
Dinle.
Çatırdayan dal
Kırılan kalp
Ve sırrı neyse rengin
Pencereden göründüğü kadarmış hayat.
Bağırsan
Karşılık verir
Koruda incelen ağaç
Merhametsiz bakışlı
O beyazlık
Çürür
Ortasında gecenin.
Artık hiçbir şey kalbe dokunmaz
Ne fanusunda büyüyen kum
Ne beklenen uzun kervan
Gelecek hiçbirşey
Onu avutmaz.
Unut
O kadını
Düşü
Gölgeyi
Teni unut.
Bejan Matur
(Rüzgâr Dolu Konaklar – s.105)