ruhum bir kapı, orasıyla burası arasında
içinden sana bakan bir su akar.
bir ormana gireriz sanki usulca
bir gölge oradan suya dalar,
ağaç onu almak için eğilir
kıyıya çekilen beden artık o değildir.
toprağa çevirdim yüzümü, ellerinin
sırından dökülen kırlara doğru
yüzünü aradığım aynalarda beliren soru,
uzandım boşluğuna tepelerin
dağıldım bir kuş kanadı gibi
senin aşkınla dolunca vadi.
rüzgar ayaklı İris, içtim o testiden ben de
kendi yalanına dalan sözlerle örüldü ağzım
dokuz yıl, dokuz nehir
bir ayet gibi örtüldü üzerine gecenin
Tanrım, beni unutma
unuturum nasılsa ben
geçerken
sularından Lethe’nin.
Tuğrul Tanyol
