Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh yaz tüketmiş yaprak gibi dağıldım senden sonra
(hilal her zaman yalnız)
abdülhamit
yaz tüketmiş yaprak gibi dağıldım senden sonra.
piknik mendiline sürünürüm diye
henüz çürümedim.
hiç bir aşk çıraklık dönemini tamamlayamıyor nedense
aşkın kaderi bu olsa gerek.
teninden aşkın kadın haline evirdiğim anlamsız cümlelerimi çok özledi şairin
-keşkeler bitmeden gitme, demiştim .
-keşkeler hiç bitmez. demeni yeni yeni anlıyorum daha..
sahafa düşmüş tahrif bir kitap gibiyim. kime
konteynıra atılmış ekmek .
kimin açlığına
sahipsiz bir selam,kimden
şiirden anlayan bir karinin allah etmesini.
yurdunun Cem’i
Beatrice’nin Dante’si
kazma vuruldukça heybetlenen ayrılık dağlarının
ferhatı
gibiyim
sensiz bu sensizlikte
ününü yitirmiş ünlü bir harf gibiyim
sensiz
bu sessizlikte.
nerdeyim şimdi.
çayın altını unutuyormuyum .
sigara dumanı rimelimi akıtıyormu,
törpülerken tırnağımı kırıyormuyum mesela.
yeşil eteğim yakışıyormu hala.
hala düşünüyormuyum beni..
.ense kökünde bir efilti hissedince mesela
.mesela bir park akşamında
konser çıkışı dondurmacılarında
oltaya takılmış balıkların horonlarında
kahve fallarında
türbe bahçelerinde çaput bağlanan ağaçların dallarında
mı arasam yitirdiğim eczamı
kimselere açmasam
içimin kuyularına mı atsam hicranımı.
”Ey benim alfabemdeki kadîm Elif
Ne güzellik, ne de tat var baharsız ”
kurtların kemirdiği asa kaldım süleyman yurdunda süleymansız.
”pusatsız duldasız üryan kaldım”
sensiz bu sensizlikte
köksal özyürek