Yanağından öpüyordum tam, dudağı
sürçtü, ağır ağır gıcırdıyordu
bocurgat Kaf’ımızı çizdik
renk aralarına, tebessümü çocuklaştı
göğsümdeki lotusu ısırdığında…
Mekân karıştı ve deniz bulandı.
Dili ağzımda, ufukta yangın,
anılar çatışıyorlardı birbirleriyle,
uzun, çok uzun bir günde
hizaya girdi yanan bakışlar.
Şimdi ufuk kadar ulaşılmaz…
… ışıklar saçıyor bir jukebox!
Derken ayrıntılardan usanıldı, gerçeğe döndük ter içinde.
Seyhan Erözçelik