Bize gönderdiğin o yeni yıl kartı
“İki çocuk, kumsalda…” diye başlanabilirdi elbet!
İkinizin de gözlerinizden, yanaklarınızdan öpüp, kaçırılmış görüşme fırsatlarının hesabını şimdilik bir kenara bırakıp
sağlıklı, mutlu, başarılı bir yıl
diye başlıyordu.
Yumuşak renklerle silinmiş, boşaltılmış bir dünyada; neredeyse
tozanlarına karışmış bir kumsalda oynayan iki çocuk çizilmişti ön yüzüne. Çocuklar çok belirgin, sanki onları birbirlerine gösterdikleri dikkat belirginleştirmiş – bu seyrek dokuda. Bir de yaptıkları kale.
Kumsalda iki çocuk birlikte yaptıkları bir kum kalesiyle kendilerini kuşatıyorlardı.
Açık deniz duruyordu başuçlarında
Avuçlarından dökülen kumun seyrek dokusu
elenmiş manzara
Ufuk çizgisinde üzümkarası renginde bulutlar belli belirsiz;
Kartın gökyüzüne karıştığı üst kenarında yaklaşan
Şimdilik uzakta üzümkarası ince bir çerçeve
Belli kumsala inecek
Zaman’la buluşacaklar yerde
Kartını aldığımız günlerde fırtınadaydık
Kumun ufku, engin sığ, hayvan acısı
Kartını aldığımız günler
Ölüme açık duran deniz kapısı
Kartını aldıktan nice sonraydı ki, bir gece yarısı telefon etmiştim sana. Sesimdeki bozgun birbirinden nice uzakta bulunduğumuz iki kenti derin bir sessizlikle bağlamıştı birbirine.
“Biz artık kumsalda iki çocuk değiliz,” demiştim.
Her şeyi söylemişti bu cümle.
Beraberliğimizdi, insanlara bize böyle kartlar gönderilmesini düşündüren. Bizden başkalarını da ısıtan, ışıtan bir kaleydi kumsaldaki. Açık denizin başucunda bir kum şatosunda nice fırtınada yırtılmış bayrak, çırpınıp duruyordu şimdi ahizenin parazitlerinde, resmin üzerinde ince bir çizgi olarak başlayan bulutlar bizden erken görmüş, geliyorlardı üzerimize.
Fırtına dindi. Ya da öyle sandık.
O kart yeniden asıldı duvardaki yerine
Kum akmaya başladı yeniden
Duvardaki iki çocuğun avuçlarından günlerimize
Hâlâ büyümemeye yeminli iki çocuğuz
ama artık ayrı kumsallarda
Aynı izlere basarak kaybettik birbirimizi
Sana cevap yazamamıştım o zaman, kusura bakma
üzerinden çok zaman geçti
Senin kartındaki bulutlar şimdi bu şiire indi.
Murathan Mungan
Ocak 1993
– Aşkın Cep Defteri-