Kendini kandırma zehrini bir kez tadan insanlar, bir daha kendilerini asla kurtaramazlar.
Doğmamış olmaktansa, doğmuş olmanın iyi olup olmadığını anlayamadığımız bir devirdeyiz.
İnsan ölüm kalım yol ayrımına geldiğinde, ölümüyle birlikte bağının kalmayacağı uzayı ve yaşamını, dolayısıyla bağını sürdüreceği uzayı yan yana halde, hemen burnunun dibinde görüverir. Sonra da, ölü olarak varlığının sona ereceği uzayı, üzerindeki giysileri çıkarıp atarmış gibi arkasında bırakıp yaşamaya devam edeceği uzaya girer.
Korku duygusunu yenebilmek için, kaynağını net olarak sınırlaman ve o korku duygusunu yalıtman gerekir.
Her şey bir oyundu; ama oyuncuların hepsinin yalan repliklerinden başka bir şey dile getirmedikleri bir oyun.
Deneyimlerim bana, insanla ilişkili olduğu sürece tamamen yalnız bir sıkıntının olamayacağını söylüyor.
Karımın doğum yapmasıyla birlikte kafese kapanmış olacağımı (zaten evlendiğim anda kafesin içine girmiştim, ama kafesin henüz açık olan kapısını doğacak olan çocuk sımsıkı kapatacak), artık Afrika’ya tek başıma gitmemin mümkün olmayacağını anladım.
Sonra, gerçeklerden kaçmaya çalışan parçasına bir süre direndikten sonra, demir yürekli bir adammış gibi, hiçbir şey olmamışçasına, “‘Annesi iyi mi?’dedi, öyle bir sesin, aynı sözleri edişine binlerce kez şahit olduğu hissine kapılarak.
Çevremde tanımadığım insanlardan başka kimsenin olmayacağı, ucuz otellerden birinde mi kalsam acaba?
Kişisel sorunlar arasında, tek başına o sorunun mağarasında ilerledikçe, sonunda insanların tümünü ilgilendiren, geniş bir çıkışa ulaşıldığı da olur.
*
Üst üste gelen kötü eller sonrası bir kağıt oyununa ara verir gibi, bir süreliğine dünyaya ara verebilmeyi…
Kenzaburo Oe/Kişisel Bir Sorun