İndirin perdeleri, indirin perdeleri…
Sonbahar ağaçlarda ağlarken yaprak yaprak.
Hışıldayan bu altın yağmuruna dalarak,
Dinleyin içerimde serinleyen kederi.
Çekin, önüme çekin şu yerdeki minderi,
Sükûn, beyaz bir gömlek gibi ürpersin bırak.
Çın çın çınlarken uzak, çok uzak bir çıngırak,
Ah, indirin camlara bembeyaz perdeleri.
Sonbahar, ölen günle basamakta duruyor,
Saniyeler kafese bir el gibi vuruyor,
İsterse hemen yarın evim örtülsün karla.
Ferah veren bir rüzgâr olacak ıstırabım,
Şimdiden kilitlendi her fırtınaya kapım.
Senin belinde sarkan bir gümüş anahtarla…