Kırılan Ümit

Bakışlarımda değişti artık eşyaların rengi
Anlıyorum ki, gençliğim geçmiş, geçmiş ömrümün yarısı

Gözlerimi çevirsem, hayatımın göklerine
Oradadır, genç hilalin yerine dolunayın ışığı

Hangi dert ile kalem oynatsam kağıt üzerinde
Uçmaz evvelki deli, saf, genç sevgi kıvılcımı

Ey mukaddes, kederli sazım, neden pek az çaldın?
Sen kırılıyorsun, ben sönüyorum, ayrılıyoruz sonunda!

Uçtu dünya kafesinden sıkılıp gönül kuşu
Mesut yaratsa da, yabancı yaratmış cihana Tanrı

Ne kadar hüzünlensem, konup milli ağaçlar üstüne
Hepsi kurumuş, bir tane bile yok canlısı, yapraklısı

Olmadan altın yarım, soğuk yarım sen de benim
Bir tebessümle hayat yolunu aydınlatıcım

Göz yaşın bile kurumadan ağlarken vefat eden anne
Cihan ailesine neden getirdin yabancı insanı

Öptüğünden beri anneciğim, en son defa sen beni
Her kapıdan kovdu oğlunu, muhabbet bekçisi

Bütün gönüllerden ılık, yumuşak, kabrinin taşı
Orada aksın göz yaşımın en acısı ve en tatlısı.

Abdullah Tukay

Üzilgen Ümit

Küz karaşımda hezir üzgerdi eşyalar tüsi
Sizile: Ütti yeş vakıtlar, citti gumrim yartısı

Küz tigip baksam eger de turmışımnıñ kügine
Yeş hilal urnında anda tulgan aynın yaktısı

Nindi dert birlen kalem sızsam da kegaz üstine
Uçmıy evvelgi yüler, saf, yeş mehebbet çatkısı

İy mukatdes, muñlı sazım! Uynadıñ sin nik bik az?
Sin sınasıñ, min sünemiñ, ayrılabız ahrısı!

Uçtı dünya çitliginnen tarsınıp küñlim kuşı
Şat yaratsa da, cihanga yat yaratkan Rabb’ısı

Küp mi muñlansam kunıp milli agaçlar üstine
Barsı kurgan, bir gine yuk canlısı, yafraklısı

Bulmadıñ altın yarım, salkın yarım sin de minim
Bir tebessim birle de turmış yulım yaktırtkıçı!

Küz yeşiñ de kipmiyçe yıglap vafat bulgan eni!
Gailesine cihannıñ nik kitirdiñ yat kişi?!

Üpkeniñnen birli, enkey, iñ ahırgı kerre sin
Her işitken sürdi uglıñnı mehebbet sakçısı

Bar küñillerden cılı, yumşak siniñ kabriñ taşı
Şunda tamsın küz yeşimniñ iñ açı hem tatlısı!

Abdullah Tukay

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.