Kendine Sürgün Kadın

Çalıntı bir hikâyeyle girdim hayatına
Aslında ben yoktum
Ya da
Yasal değildim
Dokundum bedeli ödenmemiş hikâyene
İçim titredi
Sokuldum
Canım yandı
Çekiliyorum

Durduramadığım titremeler
Üşümekten değil dişlerimin heyecanı

Bir sarmaşığım
Hikâyesine dolanamayan
Ellerimdeki kızıl dua
Ağırlığı içimi yakan
Ne olur ‘’olma’’sınlarım,
Riya
Olsun diyemeyen dilime hüküm

Sus

İçinde kalan bir ahın dumanı son nefes
Kıvrılan
İnce ince zehir
Derince sızı
Tepeden tırnağa ihram
Tepeden tırnağa

Siyah

Aşk

Hep ertelenen düşler ülkesinde terkedilmiş yalnızlık
Zencefil kokulu sersemlik ayakuçlarıma düşen

Su, ışık ve aşk hangisi daha sır

Sır mıdır?
Sırra saklanan günah
Bahtıma düşen
Süveyda ah !
Neftî susuşlar bıraktı
Sol yanımdan yaktı

Söz

Çekiyorum hüzün kokulu sözcüklerimi
Gözlerine bayat imgeler saplı çocuk

Yokum ben hadi bul beni diyor yutkunuşlarım
Sığınaklarım yok
Saklayamadığım düşlerime sığıntı ol
Sen de çöreklen en diplerine

Gülüşlerimde dondu kaldı soluğum,
Eteklerimden döküldü kuş uçumu özlemler
Söyleyemediğim heyecanlarıma mı yansam
Gözlerimden kaçırdığım umuda mı korksam

İsmin, her sabah korkulara uyanan yanımdır terk edemediğim
Suça ortak susuşlarına kıymet, gönlüme söz yetiremediğim

Al işte
Hayatın ta kendisi
Bıçak gibi
Kesiyor gerçeği
Koyuyor önüne

Neresinden tutunacaksan orasından tutun şiire

Selma Özeşer

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.