Kal

Gün soldu, vakit geç, gitme bırak, kal,
Omuzlarında şal, başında örtü,
Odamda hülyalı bir akşam üstü,
Gölgeler içinde renk ve dudak kal.

Gidersen sana da kırılacak, kal,
– Gönlüm ki, böyle her gidene küstü –
Ve deme “buradan bir akşam üstü
Giderken ardımda hıçkırarak, kal!

Madem, günlerimiz, sevgilim, kısa,
Madem, dudakların yandığı lâhza
İçin ruhumuzda bir özleyişvar,

Kal, çizsin hülyamız mat ufkumuza
Gümüşlü sabahlar, altın akşamlar,
Soluk bir gül ıtrı gibiyken bahar…

Hamit Macit Selekler

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.