İşte ben, Seni en çok o zaman..

En çok ,
baharda seviyorum seni..
Kiraz çiçekleri açtığında..
Dallar ,
körpe sürgünler verip,
Çatlayasıya attığında
tohumun nabzı,
Güneş,
kardan duvaklarını kaldırıp,
öper dağların yüzünü..
Duvağın yaşı
dağın yaşına karışır..
Karışır  aklı yağmurların..
Gece güne,
gün,
geceye karışır..
Ben, sana karışışırım o an..
Sesin seçilmez olur sesimden
Saçlarıma,
ak düşer saçlarından ..
Düşer uykumun orta yerine
ruhumu kamaştıran  yüzün..
Kiraz
Çiçeklerini  açar..
İşte ben,
Seni en çok  o zaman …
Mavinin yüzünde köprürür Şehir..
İğne atsan yere düşmez iskelelerde..
Gözleri bulutlu bir adam
iner vapurdan..
Bir kadın
O’ndan  geçip,
arkadaki celimsiz oğlana sarılır ..
Bulut yere düşer
Can kırılır
Havalanır bir martı..
Simitinin son lokmasını
martıyla bölüşür adam..
“Bahara” der,
Yüzünde,
inadına bir tebessüm..
“Şimdi olmasa da,
bir başka bahara..”
Kiraz
Çiçeklerini açar..
İşte ben
seni en çok o zaman..
Evlerde,
bir düğün telaşı başlar..
Halılar kalkar
Sobalar temizlenir..
Duvarların eskiyen yüzünde
yeni bir mevsimin rengi..
Anneler, hep yorgundur yine
Babalar hep argın..
Birden,
ardına kadar açık pencerelerden
beline kadar sarkar,
Aşk..
Mahellenin oğlanları,sarhoş
arz-ı endam ederler
kocaman sesleriyle..
Aşk,
saçları kavuran bir kız olur
on beşinde..
Tohumun nabzı,
düşer de,
en mahcup olanın bileğine ;
Nasıl yanar yürek..
Nasıl kızarır yüz..
Kiraz
Çiçeklerini  açar..
İşte  ben,
Seni en çok o zaman..

                                                                      Üryan-2011

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.