İstanbul’u Benim İçin Öp Anne!

Ben böyle Deniz görmedim Ay ışığı
sana söyledim aykırı izlenimlerimi
yosun ve tuz kokuları içinde
kendini sığınaklara çekiyordu sular
yüzünde bütün annelerin yansıması, kuğular
derin şarkılar söylüyordu ince seher içinde.

Ben böyle Aşk görmedim Sevgili
buharlı trenler, anıları alıp götüren
döndüğünde sonsuzluk kırlarından, kar ovalarından
sanki Ararat’ı da taşıyordu kente
bozuk bir çığlıkla süzülürken camlardan
bir kadını en güzel o çığlık söylerdi keder içinde.

Ben böyle Hüsran görmedim Anne
ay ışığının gözlerine bakamaz olmuştum, kestane
ağaçlarının buğusundan, anılardan enstantane:
bir yalnızlık, bir saksofonun üflediği dram
sonsuzluğun da annesiydin anne sen
menekşelenmiş bir ağıt gibi dururdun canımın içinde.

Ben böyle Hayat görmedim Ölüm
hep böyle bekledim bir şiirin gelmesini,
biraz daha hüzün bulaşığı olsun dört yanım
ölümdü mektuplar yollayan, tenimi çözen de
toprağa gül maskesiyle çizerken sesimi
aşk ve deniz, ay ışığı ve hüsran:

Ah! Her şey saklı o ânın içinde;
İstanbul’ u benim için öp sevgili-anne, heder içinde!

Yılmaz Arslan

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.