Bir tür hesap çıkarmaya çalışacağım. Ama bir bilanço olmayacak bu, sonuna çizgi çekemeyeceğim biliyorum. Bu hesap sonucu bir fatura çıkarmaya da niyetim yok. aslında istesem bütün maliyeti kendi haneme yazabilirdim ama zaten bedeli ödediğime (ve ödeyeceğime) göre buna da gerek yok.
Önemli olan kişinin duygularını tam olarak bilmesi (ki bu en son sınırda olanaksızdır) değil, onları denetim altında tutabilmesidir. Ama bunun için de onları tam olarak bilmesi gereklidir. İki yanlı olanaksızlık!
Belki temel hata, sevgiyi bir duygu işi olarak görmekte. Duygu yanı yok değil; ama bu, bilinçle dengelenmezse yalnızca duygusal kalırsa, kişinin özgürlüğü pahasına yürüyor.
Biliyor musun: güvercinler isterlerse (ve istediklerinde) kanatlarını dimdik tutup, havada hiç kıpırdamadan durabilirler. En azından bir süre için…
İki kişi ilişkilerini, onu olduracak kadar kuramazlar ama öldürecek kadar bozabilirler, yaptıklarıyla. Bir de kendi haline bırakırlarsa kurur gider ilişki, kendi kendine ölür.
Sevgi, iki insanın birbirlerinin yüzlerine bakmaları değil, birlikte aynı yöne bakmalarıdır.
”Aşk” önemsiz, giderek değersiz bir şeydir; kişinin başına nedensizce hatta nesnesizce gelir. Neden şu kişiye aşık olmuşsundur, kimdir aşık olduğun; belirsizdir. Çünkü yalnızca bir etkilenim, bir tutkudur işte, bir tutulmuşluktur.
Sevgi ise dünyanın en önemli, giderek de (enderliğinden mi acaba , herhalde…) en değerli şeyidir. Çünkü kişinin bilinçle ve tam da belirli bir kişiye yönelik, bulunabileceği en yoğun ve en yalın, anlamlı, amaçlı eylemidir.
Düşün : sevgi, eylemdir.
İnsanca özlemler dünyaya uymuyorsa, bozuk olan dünyadır; insanca özlemler değil…
Kişi, başka bir kişi ile birlikte yapacağı her bir şeyi iyi yapabileceği tek bir kişi bulamaz. Farklı farklı kişiler ile iyi yapabilir tek tek yapacaklarını.
Şu şeyini şu kişi ile birlikte iyi yaptığın için, onun ile yapacaksın; bu şeyini bu kişi ile, o şeyini o…
Yani bölük pörçük, eksik güdük, yamalı bohça gibi bir dizi ilişkiler sıralaması olacak yaşamın. Ama her bir parçası iyi yapılan!
Her an, hep yeniden kurmamız gereken bir bilinç temeli üzerinde yürüyebilir ilişkimiz ancak. Bu aynı zamanda özgür bir temel: çünkü kararımız, isteğimiz, inancımız hep bilinçli olarak ayakta tuttuğumuz şeyler olacağından; doğal duygulara ve tutkulara dayanmadıklarından, onları her an kırıp atmak elimizde olacak.
Her an, ”artık istememeye karar veriyorum”, ”artık inanmayacağım” deyip, çekip gidebiliriz ikimiz de .
Bana kararsızlıkla gelmemelisin. Geleceksen, özgürce ve bilinçli bir isteklilikle gelmelisin.
Bunların eksikliğinden dolayı yitirmedik mi yitirdiklerimizi?
Dünyanın en zor işini yapıyoruz. O da şu; şu boktan yeryüzündeki bütün düzenlemelerin engellemeye çalıştığı, yasakladığı, cezalandıracağı bir ilişkiyi kurmak ve sürdürmek…
Bunu bilinçle ve özgürce isteme kararlılığına, hiçbir kuşkuya yer tanımadan sahip olmazsak, nasıl kalkarız ki bu işin altından?…
En büyük erdemsizlik sığlıktır.
Ne ki bilinçlendirir, gerçekleştirir
Doğrudur, haklıdır.
Güzeldi ve değerliydi yaşadıklarımız; kendilerine layık birer yer bulacaklar ikimizin de yaşamlarında: hüzünleri eksik olmayacak ama olsun: olacaklar ya!…
Oruç Aruoba