(Yedi yıl sonra, bir şiirin negatifi)
Bir adam örgüsünden çıkıyor kadının: Gökyüzü bulutsuz ve yürüyüşsüz.
Bir taşı büyütüyor adamın yalanlı kalbi: Ağaç sallantısız ve meyvesiz.
Bir biletçi para basıyor: Örgücü kadın dimdik ileriye bakıyor.
1.
bir dağdan geri dönüyor rüzgâr
güneş sönüyor muhasebeci gibi beceriksiz
kadın adamı doğru anlıyor, yanlış
adam kadının yanlış anladığını biliyor, doğru
bir nokta yerini başka bir noktaya bırakıyor
“gündüz” diye bağırıyor kadın aşağıdan yukarı beyaz bir yelken
kadın ile adamın arasındaki ışıksızlık büyük söngü ustası
deniz, bir arabalı vapura teklifliyor, “hadi evlenelim!”
bir kadın “anlıyorum” diye sayıklıyor yatağında düz!
ismim söyleniyor bu ben miyim diye düşünüyorum
bir çakarın yanında evet bu benim ne hastalık !
iskelenin ucunda oturuyordu tanıdık bir yalnızlık
2.
“zamanın yanındayım bunu bilesin” dedi öküz ki büyük öküzdür
nerden baksak akıllıdır öküz
toprak şahittir buna
belli ki olaylar olmamak için sıraya girmiş,
“dolandırı” diyelim buna
veya nedensizlik
3.
ve batmakta olan bir teknenin suyunu alıyor bir sabırcı
geceleri büyük bir cümle devrilir karşımda
“seni özlüyorum”
ya da bir içkisizlik dönüp durur buzlu aklımda
belli ki hiçbir şey birleştirmez bizi öyle bilelim
ve bortaçina şişesini doldurup şöyle dedim:
“aşk bir tarladır”
“köy lehçesiyle seni sevmiyor” dedi otogar büyük düşünür
karşı köyden cevapladı bir arabalı kadın:
“aşk bir süngüdür”
4.
ve sonunda
“mutluluklardan mutluluk beğen!” diyor bir yalnızlık eşek yükü
ama dağdaki sular gibi uyudum rüyamda hep seni gördüm
ve “kendini git” dedim
benim için
ben
im
iç
in.
diyelim ki
batmakta olan bir teknenin suyunu alıyor bir sabırcı
Zafer Yalçınpınar
15 Haziran 2012