Niçin akıl sahiplerine öğüt verelim?
Gelin aşktan söz edelim.
Bütün ibadetlerimiz alışkanlıktır
Ah, alışkansızlığa alışabilesem
Ne olur her namazdan sonra
Bir çiçek için iki rekât kılalım
Niyet ederken namaza
Gelincik çiçeğine yakınlık dileyelim
Ne olur her kunut duasında
Biraz da “dinle neyden” söz edelim
Ne olur aynalarda
Allah’ın güzelliğini ziyaret edelim
Ayrı mı yoksa dalga denizden
Niçin “tek”e “çok” hükmü verelim?
Çokluğun sonucudur dağınıklık
Gelin birlik alıştırması yapalım
Tıpkı “mahiyet” gibidir senin “varlık”ın
Niçin yeniden “asalet”ten söz edelim?
Eğer bizzat aşksa asıl sebep
Niçin “sebep olan” ile “sebep”i tartışalım?
Gel, duygu ve düşüncenin cebini
Sevgi ve şefkat çereziyle dolduralım
Gülşen-i Raz’la, Akl-i Sorh’le
Kimya-yı Saadet’le dolduralım
Geliniz, tıpkı Aynu’l-Kuzat gibi
Akıl ile din arasında hakemlik edelim
Onun geleneği ise yenilikçilik
Geleneğe yeniden göz atalım
Eskidi deme, “elest” ahdi
Geliniz, biatimizi yenileyelim
Kardeş, ne oldu kardeşlik geleneğine
Gel, kardeşlik ahdini yâd edelim
Kafiye zayıftır ya da hatalıdır de
Yeter bize, gel sade sohbet edelim
Allah’ım aydınlık bir gönül ver ki
Çiçek bahçelerini muhafaza edelim
Riayet et şöyle diyen aşığa:
“Gel, âşıklığa riayet edelim”
Kayser Eminpur
Çeviri: Prof. Dr. Ali Güzelyüz
Demavend Yayınları
İstanbul / 2013