İadesiz Taahhütsüz

Bil diye demiyorum ama içimde bir sıkıntı var
adını koymasan da yüzün yüzüme baksa
burada dursan şimdi, içimden rüzgar geçse
eteklerimden dökülen çiçeklerle kaç bahar,
bir çocuk koşsa böyle, gölgesi yorgun düşse
kemikte başlayan sızı büyümenin cezası
gün gelip yerleşmese göğüs üstü boşluğa
neyin var dediğinde cevap bulsam şıp diye
“karnım aç, uykum geldi, öğretmen ödev verdi
üstelik annem kızdı kırdım diye vazoyu”
gözüme baksan sonra, umudum geri gelse
Havaya kalkmasa da yürek kadar yumruğum
nereye vursam şimdi avucumda kan izi
sımsıkı tutuyorum, etimde dört tırnağım
içimde bir sıkıntı var demiyorum bil diye
bulduğum her adrese mektuplar yolluyorum
kime yazsam mühim değil, adınla başlıyorum
ucunda bir taahhüt yok iade beklemeden
bir üzüntü kolluyorum buradan bir mutsuzluk
gelip yerleşse şimdi, adına ne dersen de
bahanesi o olsa şu çatlayan göğsümün

demiyorum bil diye ama senin adın çok güzel.

Tuğba Çelik

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.